Başlangıç / Besinler / Bitkisel Sütler Diğer Sütlerin Yerini Tutabilir mi?

Bitkisel Sütler Diğer Sütlerin Yerini Tutabilir mi?

Bitkisel Bazlı Sütler Diğer Sütlerin Yerini Tutar mı?

Süt; yeni doğan bir bebeğin besin gereksinimleri nasıl ki anne sütünden karşılanırsa memeli hayvanlarda yavrularının büyümesi için süt salgılarlar. İnsanoğlu, çeşitli memeli hayvanların kendi yavrularının büyümesi için ürettikleri sütten yararlanmayı çok eski çağlarda öğrenmiştir. Süt için kullanılan hayvanların başında inek gelmektedir. Çeşitli toplumlarda koyun, manda, deve gibi hayvanların sütünden de yararlanılmaktadır.

Süt ve ürünleri yüksek kalitede protein,kalsiyum,fosfor,çinko,B1,B2,B6, B12 ve niasin olmak üzere birçok besin ögesi için önemli kaynaktır. A,D, E,K vitaminleri süt yağında bulunur.Zenginleştirilmemiş sütte D vitamini çok düşük düzeydedir.

Süt ve Süt Ürünleri Tüketiminin Önemi

Süt ve ürünleri grubunda yer alan yiyecekler, kalsiyumdan zengin olmaları nedeniyle özellikle çocuk ve adolesanlarda kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişmesi, yetişkinlerde ise kalp-damar hastalıkları, inme, yüksek tansiyon, Tip II diyabet, osteoporoz, kolon kanserinden korunmada ve vücut ağırlığının yönetiminde önemlidir. Süt ve süt ürünleri doymuş yağ asitleri ve kolesterol içerir. Yağ ve kolesterol alımının diyette sınırlandırılması gereken kişilerin; yağ miktarı azaltılmış veya yağsız süt, yoğurt ve peynirleri tercih etmeleri gerekir. Bazı bireyler, alerji, süt şekeri olan laktoza karşı duyarlılıkları vardır. Laktoz duyarlılığı olan bireyler için düşük laktoz içeren süt veya laktozsuz süt ürünleri bulunmaktadır. Alerji veya duyarlılık durumunda hekim ve diyetisyen ile görüşülmelidir.

Bitkisel Bazlı Süt Mü Normal Süt Mü?

Son zamanlarda tüketiciler, hayvan zulmüne karşı isteksizlik, sağlıklı bir yaşam tarzı arzusu ve çevresel farkındalık gibi çeşitli nedenlerden dolayı tahıl, baklagiller, tohumlar, kabuklu yemişler, meyveler ve sebzeleri içeren bitki bazlı bir diyete yönelmiş durumdalar. Özellikle veganlık, vejetaryenlik, lakto-vejetaryenlik ve ovo-vejetaryenlik gibi çeşitli eğilimlerin de gittikçe yayılmasıyla ister istemez tüketiciler farklı alternatif arayışına girmiş durumdalar. Aynı zamanda laktoz intoleransı olanlar ve süt alerjisi olanlar içinde bu alternatifler büyük önem arz ediyor.İşte alternatif olarak karşımıza tam da bu noktada bitkisel bazlı sütler çıkıyor.

Bitkisel Bazlı Sütler Nelerden ve Nasıl Elde Edilir? 

Badem, kaju, hindistancevizi, fındık, yer fıstığı, susam, soya, kaplan fıstığı, yulaf, pirinç, kenevir ve ceviz gibi birçok bitkiden süt elde edilmektedir.
Bu sütlerin hepsinin üretiminde ortak adımlar yaş öğütme, filtreleme, katkı maddelerinin eklenmesi, sterilizasyon, homojenizasyon, aseptik paketleme ve soğuk hava deposu. Stabiliteyi artırmak için sakızlar kullanılır ve duyusal özelliklerin geliştirilmesi için tuz ve tatlandırıcılar kullanılır.

Bitkisel Bazlı Süt Alternatifleri, İnek Sütünden Çeşitli Şekillerde Farklılık Gösterir

Bitki bazlı süt alternatifleri, inek sütünden çeşitli şekillerde farklılık gösterir. Birincisi, makro besinler açısından bakıldığında, bitki bazlı süt alternatiflerinin protein içeriği genellikle inek sütünden daha düşüktür, ancak bitki bazlı süt alternatifleri lif ve doymamış yağ asidi içeriği bakımından daha zengindir. Yüksek düzeyde doymamış yağ asitlerine ek olarak, bitki bazlı süt ikameleri kolesterolsüzdür. Bitki bazlı süt alternatiflerinde, özellikle soya sütü alternatiflerinde doğal olarak bulunan izoflavonlar kanser riskini azaltır; ancak inek sütünün izoflavonları yoktur.
Vitamin ve mineralin düşük biyoyararlanımı, bitki bazlı süt ikamelerinin bir başka dezavantajıdır. Kabuklu yemişler ve tohumlar mineral ve vitamin yönünden zengin olmasına rağmen antinutrientler biyoyararlanımın azalmasına neden olmaktadır.

Örnek olarak kalsiyumun (Ca) biyoyararlanımı, özellikle susam sütünde bulunan fitat ve oksalat tarafından emiliminin önlenmesi nedeniyle düşüktür.

Ca’ya ek olarak, demir, çinko ve magnezyumun biyoyararlanımı da minerallerin katyonları ile reaksiyon sonucu oluşan çözünmez kompleksler nedeniyle fitattan etkilenir; bu nedenle bu minerallerin emilimi azalır. Ayrıca yulaf, soya ve kaju sütü ikamelerinde bulunan fitik asit, çinko ve demirin emilimini engeller. Polifenoller ayrıca sindirim için enzimleri bağlayarak proteinin sindirilebilirliğinde bir azalmaya neden olur.

Çevre Açısından Karşılaştırılması

Çevre açısında bakıldığında bitkisel bazlı süt üretimi, su kullanım ayak izinin azaltılması ve iklim değişikliğini ve ekotoksisiteyi azaltma potansiyeli dahil olmak üzere çok sayıda çevresel etkiye sahiptir. İnek sütü yerine yulaf sütü ikamesi üretildiğinde geleneksel bir İsveç mandıra çiftliğinin iklim, ötrofikasyon, asitleşme riski ve ekotoksisite üzerindeki etkileri karşılaştırılmış ve ölçülmüştür. Bulgular, yulaf bazlı süt ikame üretiminin iklim üzerindeki etkide% 10-20’den fazla azalma sağladığını göstermiştir.

Sağlık Açısından Bitkisel Sütler

Bitki bazlı süt ikameleri, zengin antioksidan aktivite ve kardiyovasküler hastalıklar, kanser, ateroskleroz ve diyabet riskini azaltan yağ asidi nedeniyle olumlu etkilere sahiptir. Bununla birlikte, bitki bazlı süt ikame ürünleri ayrıca protein içeriği eksikliği, mineral ve vitaminlerin düşük biyoyararlanımı ve ağız sağlığı sorunları gibi çeşitli olumsuz sağlık etkilerine sahiptir. Ayrıca bitkilerin yapılarında barındırdıkları fitosteroller, yapı olarak kolesterol moleküllerine benzerler ve sindirim sisteminde çözülebilmek için kolesterol ile rekabet ederler. Böylece kolesterolün ince bağırsakta emilimini sınırlayarak kan kolesterolünde azalma sağlarlar.

Tüm iyi özellikleri dışında yukarıda da anlatıldığı üzere bitki bazlı sütler inek sütüne oranla özellikle protein biyoyararlanımı açısından çok geridedir. Bir başka olumsuzluk ise bitki bazlı sütlerde laktoz şekeri olmadığından ötürü süt kadar tatları iyi değildir bu sebeple bitki bazlı süt ikamelerini tatlandırmak ve piyasa kabulünü artırmak için kullanılan ilave şeker eklenmektedir. Buda ağız sağlığı üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir.

SONUÇ OLARAK…

 Tüm bu bilgiler ışığında bitki bazlı süt tüketiminin, veganlık gibi popüler eğilimlere, gıda bloglarına ve sosyal medyada çok fazla bilinçli ya da bilinçsiz birçok kişinin yanlış bilgi aktarımı sonucu oluşan yanlış akımlar ile popülerleştiğini düşünüyorum. Tabi ki bir kişinin laktoz intoleransı veya süt alerjisi varsa onların bitkisel sütleri tüketmesi çok mantıklı. Ama vegan değilse ve hiçbir hassasiyeti olmadığı halde inek sütü tüketilmiyorsa bence çok mantıklı değil. Bitkisel sütler belki ilerleyen zamanlarda çok tercih edeceğimiz bir çeşit olabilirler ama şu anlık için bence her zaman ilk tercihimiz ilk 6 ay anne sütü ve daha sonra hayvansal sütler olmalı. Ve mutlaka bu sütler tüketilmeden önce doktora danışılmalıdır.

Kaynakça

https://opennutritionjournal.com/VOLUME/12/PAGE/59/

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1756464620301997

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6867983/

https://doi.org/10.1016/j.agsy.2015.11.002

https://www.who.int/oral_health/action/risks/en/

TÜBER2019

 

Hakkında: Beril Su Arıca

Medipol üniversitesi 3.sınıf beslenme ve diyetetik öğrencisiyim.Okumayı araştırmayı yeni bilgilerimi başkalarına aktarmayı çok seviyorum.Çünkü bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum.

Buna da bakın

Gastroözofageal Reflü ve Obezite

Gastroözofageal Reflü Tanımı Gastroözofageal reflü hastalığı( GÖR) mide ve duedonum içeriğinin özofagusa geçerek rahatsız edici …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.