Başlangıç / Beslenme & Psikoloji / Depresyon Üzerine Akdeniz Diyetinin Etkisi

Depresyon Üzerine Akdeniz Diyetinin Etkisi

Depresyon Nedir?

Depresyon (majör depresif bozukluk), nasıl hissettiğinizi, düşünme şeklinizi ve nasıl davrandığınızı olumsuz yönde etkileyen yaygın ve ciddi bir tıbbi hastalıktır. Depresyon, üzüntü duygularına ve / veya bir zamanlar zevk aldığınız aktivitelere ilgi kaybına neden olur. Çeşitli duygusal ve fiziksel sorunlara yol açabilir. İş de veya evdeki çalışma yeteneğinizi azaltabilir.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

  • Üzgün ​​hissetmek veya depresif bir ruh hali yaşamak
  • Bir zamanlar zevk aldığınız aktivitelere ilgi veya zevk kaybı
  • İştahta değişiklikler 
  • Çok fazla uyumakta veya uyanmakta zorluk
  • Enerji kaybı veya artan yorgunluk
  • Amaçsız fiziksel aktivitede artış (örneğin, hareketsiz oturamama, ilerleme hızı, el sıkışma) veya yavaşlayan hareketler veya konuşma (bu eylemler başkaları tarafından gözlemlenebilecek kadar şiddetli olmalıdır)
  • Kendini değersiz veya suçlu hissetmek
  • Düşünme, konsantre olma veya karar verme zorluğu
  • Ölüm veya intihar düşünceleri
Semptomlar en az iki hafta sürmelidir. Ayrıca, tıbbi durumlar (örneğin, tiroid sorunları, beyin tümörü veya vitamin eksikliği) depresyon semptomlarını taklit edebilir, bu nedenle genel tıbbi nedenlerinden ayırt edilmesinde önemlidir.

Beslenmenin Depresyon Üzerine Etkisi

Kişinin yediği yiyecekler ile kişinin davranış veya hissetme şekli arasındaki ilişkiyi gösteren araştırmalar mevcuttur. Diyet sadece duygudurum dalgalanmalarıyla değil, aynı zamanda otizm, dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu, şizofreni, demans, antisosyal davranış veya depresyon gibi çeşitli zihinsel hastalıklar ve davranış problemleriyle de ilişkilendirilmiştir.

Ergenlerin ve toplumda yaşayan yaşlıların diyetleri üzerine yapılan araştırmalar da diyet kalitesi ile depresyon arasında bir ilişki olduğuna dair kanıtlar sağlamıştır.Yüksek miktarda fast food (hamburger, sosis, pizza) ve işlenmiş hamur işleri (çörekler, kruvasanlar) 6 yıl sonrasına kadar artan depresyon riski ile ilişkilendirilmiştir. 

Yapılan çalışmalarda yüksek düzeyde sebze, meyve, fındık, tahıl, baklagiller ve balık içeren bir Akdeniz diyetine bağlılık, düşük miktarda et veya et ürünleri ve tam yağlı süt ürünleri alımı, depresyon gelişimine karşı koruyu olduğu bulunmuştur.

Akdeniz Diyetinin Depresyona Etkisi

Akdeniz Diyeti ve B Vitaminleri

Akdeniz diyeti, yüksek meyve, kuruyemiş, sebze, baklagiller, tahıllar, zeytinyağı ve balık tüketimi, düşük et ve süt ürünleri tüketimi ile karakterize edilen bir beslenme şeklidir. Böylece, bu modele bağlılık yeterli miktarda vitamin, özellikle de B 1 , B 2 , B 12 ve B 6 vitaminleri ve folik asit gibi B vitaminleri alımını sağlar .

Bu besin maddelerinin, özellikle B 6 , B 12 ve folik asidin kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer veya depresif bozukluklar üzerinde koruyucu rolü olduğu düşünülmektedir.

Akdeniz Diyeti Ve Omega-3 Yağ Asitleri

Akdeniz diyeti,omega-3 yağ asitlerinin ana kaynağı olan ılımlı bir balık tüketimi ile karakterize edilir.

Omega-3 yağ asitleri, insan vücudunda sentezlenemeyen uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleridir (PUFA) ve bu nedenle diyetten alınmaları gerekir. En önemli omega-3 yağ asitleri, α-linolenik asit (ALA), eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asittir (DHA). Sebzeler zengin ALA kaynaklarıdır. Bu yağ asidi EPA ve DHA’ya metabolize edilebilir. Benzer şekilde EPA ve DHA, uskumru, ringa balığı, hamsi veya somon gibi balık kaynaklarından sağlanır.

Omega-3 yağ asitleri alımının depresyon üzerinde koruyucu rolünün olduğuna dair çalışmalar mevcuttur.Yapılan bir çalışmada da toplam deniz ürünleri tüketimi ile doğum sonrası depresyonun yaygınlığı arasında negatif korelasyon bulunmuştur.

Son Olarak ;

Kullanılan antidepresan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak da bireyin günlük beslenme programında bazı değişiklikler yapılabilir. Özellikle monoaminoksidaz inhibitörü (MAOI) türevi olan ilaçlar ile tedavi edilen depresif bireylerde özel beslenme programları uygulanır. MAOI türevi ilaçlar basit feniletil aminlerin (tiramin ve dopamin) etkisini arttırmakta ve hipertansiyon gibi birçok yan etki oluşumuna neden olmaktadır. Bu bireylerin beslenme programlarında tiraminden zengin olan besinler; eskimiş peynir çeşitleri, çikolata, maya ekstreleri, nitrit içeren besinler, yoğurt, bakla, alkol (fermente), tütsülenmiş veya salamura balık, kafein (kahve, kolalı içecekler, enerji içecekleri vb.) muz, soya ürünleri, tavuk karaciğeri, aspartam içeren gıdalar, lahana turşusu diyetten çıkarılır.

KAYNAKÇA

American Psychiatric Association(APA),What Is Depression?,https://www.psychiatry.org/,14 Ocak 2021

Sánchez-Villegas, A., Henríquez, P., Bes-Rastrollo, M., & Doreste, J. (2006). Mediterranean diet and depression. Public Health Nutrition, 9(8A), 1104-1109.

Adrian L. Lopresti, Sean D. Hood, Peter D. Drummond,
A review of lifestyle factors that contribute to important pathways associated with major depression: Diet, sleep and exercise,
Journal of Affective Disorders,Volume 148, Issue 1,
2013

Turkiye Klinikleri J Med Sci. 2008;28(3):369-77

Hakkında: Cansel Şenay

Buna da bakın

Galaktagog Nedir? Galaktagog Kullanımı Önerilmeli Midir?

Galaktagog nedir? Emzirme döneminde galaktagog kullanımı tavsiye edilmeli midir? gibi sorulara yazımda yanıt bulabilirsiniz.

2 yorumlar

  1. Bu faydalı bilgilendirmeniz için çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir