Pazartesi , Nisan 23 2018
Başlangıç / Popüler Beslenme / Popüler Diyetler

Popüler Diyetler

Her sene yaz tatili, düğün ve ya başka sebeplerle hızlı kilo vermek isteyen insanların başvurduğu  yeni bir diyet gündeme gelmekte ve popülariteliğinden, hızlı kilo verdirme vaatlerinden dolayı doğruluğu tartışılmadan bir çok insan tarafından uygulanmaktadır. Doğru beslenme değil de sadece ‘zayıflama’ odaklı olan bu diyetlerin hızlı kilo verdirme, ideal kiloya ulaşma gibi artı yönleri olsa da kiloyu sabitleyememe ve ya sağlık sorunları gibi bir çok eksi yönleri de bulunmaktadır.  İşte bu diyetlerden birkaçı;

 

Dukan Diyeti                                                             

35 yıllık bir deneme sürecinden sonra piyasaya arz edilmiş olan Dukan diyeti, protein ağırlıklı beslenme ve daha sonra yavaş yavaş diğer besinleri diyete ekleme şeklinde devam eder. İlk günlerde hiç sebze, meyve, ekmek gibi besinlerin tüketimi olmadan sadece proteinden zengin besinlerle hızlı kilo kaybına neden olup daha sonra çıkarılan besinleri diyete ekleyip vücudu şaşırtma temeline dayanır. Aç kalmadan zayıflamak isteyenler için uygun bir diyettir. Fakat düşük CHO tüketiminden dolayı baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk, güçsüzlük, bulantı görülebilir. Sıvı elektrolit dengesinde bozukluklarla birlikte bilinç bozukluğu, hiperürisemi yaşanabilir. Metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağladığı için hızlı kilo kaybına neden olsa da protein ve yağlar enerji için kullanıldığından bu kayıp, dokulardan olur.

Karatay Diyeti

Karatay diyetinde sık sık yeme önerilmez. Ekmek tamamen yasaktır bunun yerine ceviz önerilir. Yanında ‘ekmek olmaması koşuluyla’ kebap ve baklagil tüketimi serbesttir. Akşam 8’den sonra da yemek yenilmesi istenmez.

Yasaklarla dolu olan bu diyetin risklerinin en başında kısıtlanan CHO tüketiminden dolayı yağ yüzdelerindeki artış gelmekte ve bu artış koroner kalp hastalığı olasılığını arttırmaktadır. Ekmek, pirinç, makarna gibi besinlerin tamamen tüketimden kaldırılması kas ve karaciğerdeki glikojen depolarının kullanılmasını sağlayacaktır. Bu istenmeyen bir durumdur ve halk arasında ‘kasları yemek’ olarak tabir edilir. Bu diyette de belirli besinlere kesin yasak getirip (ekmek gibi) belirli besinlerin de tüketimini sınırsıza getirmek(tereyağ gibi) kaybedilen kilonun yağ ağırlığından değil kas ve su ağırlığından gitmesine sebep olmaktadır.

İsveç Diyeti

500 kkal/gün alımı olan düşük kalorili bir diyettir. Haftada yaklaşık 3 kg ağırlık kaybına yol açar. Tamamiyle protein tüketilmesi istenir. Az kalori ve yüksek protein alımıyla metabolizma hızlandırılmak istenmekte fakat diyet bitiminde vücudun verdiği kiloyu geri almaya müsait olacağı unutulmamalıdır.

İdeal olan haftada 0,5-1,0 kilo, ayda 2-4 kilo verimini sağlayacak bir programın uygulanmasıdır. Hızlı kilo kaybı merkezi sinir sistemi, kalp ve damar sistemi, genitoüriner sistem başta olmak üzere birçok sistemimizde bazı önemli sorunlara neden olmaktadır.

Beverly Hills – Hollywood Diyeti

 Tek besine dayalı bir diyettir. Sadece meyve tüketilmesi istenir. Enerjisi günde yaklaşık 900 kkal civarındadır. Enerjinin hemen hemen hepsi CHOdan sağlanmaktadır. Yağ tüketimi bulunmamaktadır.  Bu diyet protein, B grubu vitaminleri ve kalsiyum, çinko, demir, fosfor, magnezyum mineralleri açısından yetersiz bulunmaktadır.

Diyet, aç kalmak demek değildir. Diyet, ruhsal ve bedensel olarak aç bırakmayan,uygun bir plan ile kilolardan arınma anlamına gelmektedir. Aç kalmak, vücudun psikolojisini etkileyerek kötü koşullarda kullandığı depolama yöntemini uygulamasına sebep olur. Aslında vücudumuzdan gittiğini düşündüğümüz yağ kitlelerini depolayıp biriktirmiş oluyoruz. İlk başta kilo veren metabolizma daha sonra bu kilo verimini durdurur ve bu açlık da kişiye uzun zamanlı kilo kaybı olarak değil bulantı, kalp ritm bozukluğu, zihin bulanıklığı gibi ciddi sorunlarla geri döner.

Atkins Diyeti

 Karbonhidrat alımını kısıtlayıp protein ve yağ alımının yükseltilmesi önerilen diyettir. Et, balık, tavuk, deniz ürünleri gibi yüksek protein içeren besinlere yer verir. Çok az miktarlarda pirinç, mercimek, meyve önerilebilir.

Kaldı ki biz karbonhidrat ve proteini ayırmaya çalışsak bile et, süt, yoğurt, peynir gibi diyetimizde sıklıkla tükettiğimiz besinlerimizin içinde karbonhidrat ve protein hep bir arada bulunuyor. Yani siz bir bardak süt içtiğinizde elinizde olmadan karbonhidrat ve proteini bir arada alıyorsunuz. CHO alımı kısıtlanıp protein yükseltildiğinde ikisinin birlikte bulunduğu et, süt, peynir, yoğurt gibi sıklıkla tüketilen besinlerinde kısıtlandığı unutulmamalıdır.

Tek Tip Besine Dayalı Diyetler

Lahana çorbası diyeti, domates diyeti, soğan çorbası diyeti gibi sadece tek besinle uygulanan diyetlere denir. Bu diyetlerle enerji alımı günlük 600 kkal civarında ve diyet posası (lif) tüketimi fazladır.

Sonuç olarak bu diyetler gibi sayabileceğimiz daha onlarca diyet çeşitleri bulunmakta fakat hiçbiri için tam sizlik diyememekteyiz. Çünkü bilindiği gibi diyet kişiye özeldir. Diyetin en önemli özelliği sürekli olabilmesi ve motivasyonunuzu düşürmemesidir. Bu yüzden diyetisyeninize gidip kendi bedeninize, isteklerinize, sosyal yaşantınıza ve beslenmenize uygun diyet istemekten çekinmemeniz ve çareyi ‘ekmek yasak bu yasak’ diye direten diyetlerde aramamanız dileğiyle.

Hakkında: Gökçen Furuncuoğlu

Buna da bakın

Ketojenik Diyetin Sağlık Üzerine Etkileri

   Ketojenik diyet, vücudun kullandığı enerji kaynağının değiştirildiği, bazı hastalıklarda uygulanan ancak günümüzde tok tuttuğu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir