Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Diabetes Mellitus ve Tıbbi Beslenme Tedavisi

Diabetes Mellitus ve Tıbbi Beslenme Tedavisi

Diabetes Mallitus Nedir ?

 

Diabetes mallitus (DM), kan şekerinin kullanımını düzenleyen insülin hormonu salgısının tamamen veya kısmen yetersizliği sonucu meydana gelen hiperglisemi ile karakterize karbonhidrat, lipit ve protein metabolizmasının bozulduğu bir hastalıktır. Tıbbi beslenme tedavisinin amacı ise, kan glikoz seviyesinin ve lipid profilinin kontrolünü sağlayarak metabolik dengeyi kurmak, gerekli besin öğelerinin alınmasını sağlamak, akut ve kronik komplikasyon riskini azaltmaktır.

Diabetes Mellitus aşağıdaki kategorilere göre sınıflandırılabilir;
1) Tip 1 Diyabet ( β hücrelerinin otoimmün hasarı sonucunda oluşan insülin eksikliğidir)
2) Tip 2 Diyabet (insülin direnci ve insülin sekresyon bozukluğudur)
3) Gestasyonel Diyabet (gebelikte ortaya çıkan diyabet)
4) Farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan spesifik diyabet. 

Diyabet tanı kriterleri Nelerdir?

  • Açlık plazma glikozu (APG) ölçümü; En az 8 saatlik gece boyu açlıktan sonra APG düzeyi 126 mg/dL veya üzerinde
    olması.
  • Oral glikoz tolerans testi: 75 gram glikozlu sıvı içirildikten 2 saat sonra kan glikoz düzeyinin 200 mg/dL veya üzerinde olması.
  • Rastgele kan glikozu ölçümü: Klasik hiperglisemi semptomlarına sahip biri için rastgele bir zamanda ölçülen plazma glikoz düzeyinin 200 mg/dL veya üzerinde olması,
  • HbA1c: HbA1c ≥%6.5 olması.

bu kriterlerden sadece biri tanı için yeterlidir.

TBT’de Makro ve Mikro Besin Öğeleri Nasıl Olmalıdır?

Karbonhidrat Ve Posa 

diyabetin tbt’de karbonhidratın türü ve miktarının etkisi önemlidir. toplam karbonhidratı 130 g/gün altındaki diyetler önerilmemektedir. Diyabetli bireyin tedavi hedefleri de göz önünde bulundurulduğunda, iyi sağlık için, sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve az yağlı süt ürünlerinden gelen KH’ların tercih edilmesi, yağ, şeker ve sodyum ilave edilmiş KH tüketiminin azaltılması doğru bir yaklaşımdır. 

  • Diyabetlilerde, çözünebilir posa kullanımının doygunluğu arttırdığı, gastroinstestinal geçiş süresini uzattığı ve kan glukoz düzeylerinin regülasyonunu olumlu yönde etkilediği göz önüne alınarak diyet posasının arttırılması önerilmektedir.

 Yağ ve Kolesterol 

  Glisemik kontrol, insülin duyarlılığı, kolesterol ve LDL kolesterol seviyeleri ile peroksidasyonu engelleyici yararlı etkilerinden dolayı tekli doymamış yağ asit miktarı artırılmalıdır.

Protein 

Diyabetli bireylerin sağlıklı bireylerden farklı protein alımını destekleyen bir veri yoktur. Ancak diyabete bağlı böbrek problemleri gelişmiş ise diyetin protein içeriğinin sınırlandırılması gerekir. Böbrek fonksiyonu normal olan diyabet hastalalarında günlük enerjinin %10-20 ‘si ya da 1.0 g/kg/gün protein önerilir. 

Mikro Besin Öğeleri

Kan basıncını kontrol altında tutmak için ayrıca sodyum tüketiminin artmasına bağlı olarak glikoz emilimi de artacağından TBT’de sodyum alımı 2400 mg/gün olarak önerilmektedir. Hipertansiyonu olan DM hastalarında ise sodyum alımı 1500 mg/gün önerilmektedir. Deneysel D vitamini yetersizliğinin de insülin sekresyonunu azalttığı gösterilmiştir. 

Öğün Planlanması Nasıl Olmalı?

Tıbbi beslenme tedavisinde besinlerin miktarı ve cinsi kadar besinlerin önerilen zamanında alımı da büyük önem taşır. Öğünler 4-5 saatlik aralıklarla  dağıtılırsa, endojen insülin üretimi daha uygun olur, dolayısıyla insüline olan ihtiyacın azalması sağlanır. 

Diyabet Diyetinde Besin Seçimi Nasıl Olmalı ?

Diyet düzenlerken düşük glisemik indeksli besinler önerilmektedir. 

glisemik indeks:  yenildikten 2 saat sonra besinlerin gösterdikleri glikoz yanıtlarının standart olarak alınan ekmeğin yanıtına göre yüzde değeridir. 

 

Bazı Karbonhidratlı Besinlerin Glisemik İndeksi Ve Glisemik Yükü:

 

 glisemik indeksglisemik yük
mısır gevreği9224
pirinç-beyaz9822
bulgur4812
spagetti4818
baget(beyaz,yuvarlak ekmek) 7225
haşlanmış patates8816
kızartılmış patates75 22
kayısı – kuru319
muz5113

Sonuç Ve Öneriler 

  • Tip1 diyabette TBT önerileri

Tip 1 DM’ta, insülin tedavisiyle beslenme tarzı ve fiziksel aktivite entegre edilmelidir. Hızlı etkili insülin kullanan bireylerde, ana ve ara öğünlerdeki insülin dozu karbonhidrat sayımı yapılarak belirlenmelidir. Kullanılan insülinin türü ve dozuna göre karbonhidrat alımı zaman ve miktar bakı-
mından uyumlu olmalıdır.

  • Tip2 diyabette TBT önerileri

Tip 2 DM’ ta, kan şekeri kontrolü, kan yağında iyileşme sağlanması için TBT’de ki makro ve mikro besin öğeleri kontrolünün yapılması gerekir. Ana ve ara öğün içerikleri günden güne değişmemelidir. Gerekiyorsa diyabetli hasta, evde kan şekeri kontrolüyle TBT ile entegre edilmiş ilaç tedavisi kontrolünü izlemelidir. 

  • Gebe ve emziren diyabelilerde TBT önerileri

Gestasyonel DM’ta TBT nin ilk adımı glisemik hedeflere ulaşmaktır. Tıbbi beslenme tedavisi gebelik döneminde beslenme gereksinimleri hesaplanarak bireye özel olarak yapılır. Aynı zamanda TBT’ de ketozisin önlenmesi ve annenin uygun ağırlık kazanması hedeflenir.

  • Diyabetli bireyler için enerjinin makro besin ögelerinden karşılanma oranları ile ilgili tek bir ideal orandan veya tek tip bir beslenme modelinden bahsetmek mümkün değildir. Tedavi hedefleri bireye özgü değerlendirilmelidir. Hedefler, uygulanabilir ve ulaşılabilir olmalı, diyabetli birey ile işbirliği yapılarak belirlenmelidir.

Kaynakça 

Bozkurt, N., 2008. Diabetes mellitus ve beslenme ilkeleri. Diyet el kitabı. 257-287.

Yolaçan İşeri C. Diyabetli Bireyler için Makro Besin Ögeleri Dağılım Oranları Ne Olmalı? , Bes Diy Derg 2019;47(Özel Sayı):36-43

Tümer G. Çolak R. Tip 2 diabetes mellitusda tıbbi beslenme tedavisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Samsun, Türkiye, 2011

Özelgün D. Diabetes Mellitus’ta Tıbbi Beslenme Tedavisi İlkeleri, Klinik Tıp Bilimleri Dergisi Cilt: 5 Sayı: 4 Nisan 2017



Hakkında: Zehra Nasıroğlu

Zehra Nasıroğlu
Merhabalar, ben Zehra Nasıroğlu. İstanbul Okan üniversitesinde beslenme ve diyetetik bölümünü okuyorum. 3. Sınıf öğrencisiyim. Besin ve beslenme alanında araştırmalar yapmayı, yaptığım araştırmalarda öğrendiklerimi paylaşmayı seviyorum. Tüm okurlarımıza keyifli okumalar diliyorum.

Buna da bakın

Nedir bu Probiyotik, Prebiyotik, Postbiyotik Meselesi?

Bu günlerde çok konuşulan probiyotik, prebiyotik ve postbiyotik karmaşına biraz olsun açıklık getirmek için hem bir moleküler biyoloji ve genetik mezunu gözüyle hem de bir diyetisyen yorumuyla konuyu açıklağa kavuşturmak adına bu yazıyı kaleme aldım. Umarım aradığınız cevapları bulursunuz. Kafanıza takılan bir sorunuz olursa bana ulaşmaktan çekinmeyiz. Sorularınızı heyecanla bekliyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir