Başlangıç / Anne & Çocuk / B9 Vitamini (Folik Asit-Folat-Pteroglutamik Asit) Nedir?

B9 Vitamini (Folik Asit-Folat-Pteroglutamik Asit) Nedir?

B9 Vitamini (Folik Asit-Folat-Pteroglutamik Asit) Nedir?

         

Folat, suda çözünebilen B9 vitaminlerinin toplu bir terimidir. B9 vitamini doğal olarak besinlerde folat formunda bulunur. Temel folat formu da pteropoliglumatdır. Metabolizmada etkinlik gösterebilmesi için askorbik asit ve NADPH yardımıyla Tetrahidrofolat’a (THF) indirgenmesi gerekir.

            Folik asit ise folatın sentetik formudur. Gıdalarda doğal olarak bulunmaz. Folik asit molekülü birkaç parçadan oluşur. Isının etkisiyle kolayca parçalanır ama ısı derecesinin artması ve bu sürenin uzamasıyla vitamin kaybını arttırır. Folik asit ışık ve oksidasyona duyarlıdır. Folik asit suda eriyen bir vitamindir. Bu yüzden pişirme aşamasında folik asit suya geçer, bu suyun atılması vitamin kaybına yol açar.

 

B9 Vitamini Kaynakları  Nelerdir?

           B9 vitaminin en yoğun bulunduğu besinler karaciğer, diğer organ etleri, kuru bakliyatlar ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

BESİN

FOLİK ASİT (mcg)

BESİN

FOLİK ASİT (mcg)

Karaciğer

276

Beyaz Ekmek

15

Kuru Fasulye

125

Tam Buğday Ekmek

30

Mercimek

107

Taze Fasulye

12

Ispanak

75

Kuru Soğan

10

Ceviz

77

Domates

8

Badem

45

Patates

7

Lahana

32

Havuç

8

Buğday Tanesi

49

Üzüm

5

Karnabahar

22

Şeftali

4

Marul

21

Elma

2

 

B9 Vitamini Görevleri:

  • Kan hücrelerinin yapımı
  • Hücre çoğalmasında
  • Tek karbon metabolizmasında
  • Nükleik asit yapımı
  • Bazı amino asitlerin birbirine dönüşümünde Bağışıklık sisteminde (lenfosit ve antikor oluşumu)
  • B12 vitamininin aktif şekle dönüşmesinde rol oynar.

            Çeşitli hücresel reaksiyonlar için tek karbon metabolizması folik asit yardımcı enzimleri aracılığıyla belirli moleküllerinin taşınmasında önemli tol oynar. Böylece, normal hücre fonksiyonu için önemli olan DNA biyosentez döngüsüne ve metilasyon döngüsüne dahil olurlar. DNA, RNA ve proteinlerin sentezi gibi insan vücudundaki bazı temel biyolojik süreçlere katılmaktadır.

 

B9 Vitaminin Gereksinimi

            Folik asit sağlıklı yetişkinler için günlük 400 mcg almalıdır. Bazı durumlarda (hipertiroidizm, karaciğer hastalıklarında, hemolitik anemi, emilim bozukluklarında, gebelik, alkolik bireylerde vb.) folik asit gereksinimi artabilir.

YAŞ-CİNSİYET-DURUM

GÜNLÜK FOLİK ASİT MİKTARI (mcg)

0-6 ay

65

7-12 ay

80

1-12 ay

150-300

13 yaş ve yukarı

400

Gebeler için ek

+200

Emzikliler için ek

+100

 

B9 Vitamini Yetersiz Alındığında Ne Olur?

            Folik asit yetersiz alındığında büyüme geriliği, üreme güçlüğü, megaloblastik anemi, kronik bozuklukların gelişimine, homosisteinin yükselmesine neden olur. Trombozis riskini arttırır. Folik asit yetersizliğinde kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin sayısı azalır.

            Gebelik sürecinde folik asit yetersiz alındığında bebeklerde Nöral Tüp Defekti (NDT) oluşabilir. Bu yüzden hamilelik öncesinde B9 vitamini takviyesi başlanması NDT riskini azaltır.

 

Kaynakça

  • Prof. Dr. Ayşe Baysal, Beslenme Kitabı, (2018), 217-223.
  • Seray Kabaran, Aylin Ayaz. Effects of vitamins B12, folic asid, A, D, E and C on maternal and fetal health. Turk Hij Den Biyol Derg. 2013; 70(2): 103-112.
  • Ömer Faruk Mızrak, Ülkemizde Bebek ve Küçük Çocuk Gıdalarına Takviye Edilmiş Folik Asitin Biyoerişilebilirliğinin İn Vitro Gastrointestinal Sistem ile İncelenmesi (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, 2019,3-5,9-11.

 

 

Buna da bakın

PROPOLİS

Gıdanın duyusal özelliklerinin iyileştirilmesi, faydalılığının arttırılması amacıyla katkılandırılması ya da yararlı özelliklerinin arttırılması, fizyolojik özelliklerinin iyileştirilmesi gibi amaçlarla üretilen ürünlere ilk kez 1984 yılında Japonya’da “fonksiyonel gıda” adı verilmiştir. Bal, arı sütü, polen, propolis gibi arı ürünleri, insanlığın ilk çağlarından beri beslenme, sağlığın korunması ve hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle birçok arı ürünü hem fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmekte hem de son yıllarda ön plana çıkan apiterapinin temelini oluşturmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında yayınlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları” yönetmeliğinde apiterapi alanında sekonder immün yetmezliklerinde immün destekleyici olarak değerlendirilen propolisin yapılan çalışmalarda antibakteriyel, antifungal, antiviral, antitümoral ve antioksidan aktivite gibi biyolojik özellikleri belirlenmiştir. Propolis bal arıları tarafından bitkilerin yaprak, gövde, tomurcuk gibi farklı kısımlarından toplanan salgıların enzimler ve bal mumu gibi maddeler ile birleştirilmesi sonucunda ürettikleri reçinemsi maddedir. Propolisin kimyasal bileşimi oldukça karmaşıktır. Dünyadaki farklı propolis örneklerinde polifenoller (flavonoidler, fenolik asitler ve bunların esterleri), terpenoidler, steroidler ve amino asitler gibi 600'den fazla bileşen tanımlanmıştır. Bununla birlikte, çalışmalar propolisin biyolojik ve farmakolojik özelliklerini yüksek flavonoid içeriğine bağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir