Pazartesi , Haziran 25 2018
Başlangıç / Akademik / A-Beslenme / Ketojenik Diyetin Sağlık Üzerine Etkileri

Ketojenik Diyetin Sağlık Üzerine Etkileri

 

 Ketojenik diyet, vücudun kullandığı enerji kaynağının değiştirildiği, bazı hastalıklarda uygulanan ancak günümüzde tok tuttuğu ve yağ yakımını sağladığı için birçok kişi tarafından zayıflama amacıyla da kullanılanılan bir beslenme çeşididir. Ketojenik diyetler, düşük ya da çok düşük miktarda karbonhidrat, yüksek miktarda yağ tüketilen diyetlerdir.Karbonhidratlar, vücudumuzun temel enerji kaynağıdır ve enerji sağlamak için ilk kullanılan makrobesin öğesidir. Herhangi bir hastalığı olmayan ortalama yetişkin bir bireyde genel olarak günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı alınan günlük enerjinin %55- 60’ını, yağ ise % 25-30’ unu oluşturmalıdır. Ketojenik diyetlerde ise yağ oranı %60-70 lere çıkarken karbonhidrat oranının %20’den düşük olması istenmektedir. Protein alımı ise yeteri kadar olmalıdır. Dengeleri bu şekilde değiştirmenin sonucunda vücudumuz ana enerji kaynağı olarak karbonhidratları kullanmak yerine yağları yakmaya başlayacak ve ortaya keton cisimleri çıkacaktır. Vücudumuz bu keton cisimlerini enerji kaynağı olarak kullanmaya başladığında ketozise girmiş olur.

     KETOZİS NEDİR?

   Genel bir ifadeyle ketozis, kısıtlı karbonhidrat varlığında enerji kaynağı olarak yağların karaciğerde yıkımlanması sonucu keton cisimlerinin üretilmesi ve enerji olarak kullanılmasıdır diyebiliriz.Vücut, yeteri kadar karbonhidrat alamaması sonucunda enerji olarak kullanmak üzere yağlara ve sonra proteinlere yönelir. Yağların enerji olarak kullanılmak üzere okside olması sonucu ortaya aseton, asetoasetik asit ve beta hidroksibitürat gibi keton cisimleri çıkar. Keton cisimleri vücudumuzda kullanılabilecek alternatif  enerji kaynaklarıdır. Aynı zamanda zannedilenin aksine beynin tek enerji kaynağı karbonhidratlar değildir. Keton cisimleri de kan beyin bariyerini geçerek beyin tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilirler.

   Ketozis sonucu kanda ve idrarda keton cisimleri normalden fazla görülür. Ketozis aynı zamanda uzun süreli açlık durumunda da olur.

      KULLANIM ALANLARI

    Epilepsi: Ketojenik diyet denince akla ilk olarak çocukluk çağı epilepsisi gelmektedir. Ketozisin beyin pH’ı, beyin su içeriği,hücre membranlarının yağ içeriğinde değişikliklere neden olarak epileptik nöbetleri azalttığı düşünülmektedir.  

    Kanser: Birçok çalışma ve deney kanserde ketojenik diyet yapmanın, kanser hücrelerinin büyüme ve yayılmasını azalttığını ortaya koymuştur. Bunun, kanser hücrelerinin ana besin kaynakları olan glikozu tüketememeleri sayesinde gerçekleştiği düşünülmektedir.

   Kilo verme: Karbonhidratlar çabuk sindirildikleri için çabuk acıkmaya sebep olurlar. Yağ ve proteinlerse daha geç sindirilir ve daha uzun süreli tokluk hissi verirler. Aynı zamanda ketojenik diyet, vücutta karbonhidrat eksikliği olduğu için yağları yakarak kilo vermeye yardımcı olur.

   İnsülin direnci: Kandaki glikoz seviyelerini azaltmak için vücudumuz insülin hormonu salgılar. Düşük karbonhidrat alımıyla kan glikoz seviyeleri düşer, böylece insülin salınımı da sınırlanmış olur. Ketojenik diyet bu mekanizmayla insülin direncini baskılamaktadır.

      ZARARLARI VE YAN ETKİLERİ

   Ketojenik diyetle ilgili yapılan olumlu yorumların yanı sıra çoğu kaynaktan çıkan ortak sonuç, ketojenik diyetin bazı kanser türleri ve epilepsi gibi birtakım hastalıkların tedavisinde gayet etkili bir yöntem olduğu, ancak kısa süreli olması ve mutlaka gözlem altında yürütülmesi gerektiğidir. Bu diyet vücudun enerji metabolizmasını tamamen değiştirmekte ve bazı komplikasyonlara neden olabilmektedir. Aynı zamanda yağ seçimi bu noktada büyük önem arz etmektedir. Bu yüzden bir profesyonelden yardım almadan bu diyeti uygulamak bazı rahatsızlıklara yol açabilir. Bunlardan bazıları:

  • Vücutta üretilen aseton sonucu ağız kokusu,
  • Su ve elektrolit dengesinde bozulma,
  • Posadan fakir olması nedeniyle konstipasyon,
  • Ketojenik diyet kalsiyum atımını arttırır. Dikkat edilmezse bunun sonucunda kemik erimesi (osteoporoz) görülebilir.
  • Yetersiz vitamin-mineral alımı,
  • Olası mide bulantısı ve kusma,
  • Tüketilen yağın türüne dikkat edilmezse kalp damar hastalıklarına yol açar,

   

      YORUM

   Karbonhidratlar her ne kadar kötü gösterilse de vücudun bu makrobesin öğesine kesinlikle ihtiyacı vardır. Önemli olan doğru karbonhidratı tüketebilmektir. Karbonhidrattan bu kadar kısıtlı bir diyet yetersiz posa, vitamin ve mineral alımına yol açacaktır. Her ne kadar keton cisimleri de beyin tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor olsa da beynin temel enerji kaynağı karbonhidrattır ve eksikliği sonucunda birtakım bilişsel sorunlara yol açabilir. Bunun dışında diyeti uygulayanların yorumlarını incelediğimizde birçok olumlu yorumla karşılaşıyoruz. Önemli bir yan etkisinin olmadığına dair de birçok görüş bulunmakta. Bunca karşıt görüşün yanında uzun vadeli etkilerine karşı araştırmalar devam etmektedir. Bu noktada karar kişiye bağlıdır ancak dengeli bir diyetin en sağlıklı yol olduğu ve onunla da kilo verilebileceği unutulmamalıdır.

Hakkında: Asu Şevval Dural

Asu Şevval Dural

Buna da bakın

Depresyonu önleyen besinler!

Depresyon artık günümüzün en büyük problemlerinden biri olarak görülüyor. Belki hayat şartları, belki yaşanan ani …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir