Pazartesi , Aralık 10 2018
Başlangıç / Hastalıklar / Nar’ın Kanser Türlerine Etkileri Nelerdir?

Nar’ın Kanser Türlerine Etkileri Nelerdir?

Nar'ın Kanser Türlerine Etkileri Nelerdir?

    Nar mevsiminin tam zamanıyken, fonksiyonel gıda(ilaç besin) sınıfına giren bu meyveyi gelin birlikte inceleyelim.

    Bilimsel adı ‘Punica granatum’ olan nar, içinde küçük çekirdekleri ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi ve bazen tatlı tadı olan bir meyvedir. İçerdiği biyoaktif bileşenler sayesinde, yüzyıllardan beri halk arasında uygulanır, geleneksel tedavi yöntemlerinde kullanılır. Nar, tarih boyunca birçok dinlerde kutsal bir meyve olarak kabul edilmiş ve bolluk, bereket, zenginlik, doğurganlık simgesi olmuştur.

    Nar bitkisi; meyvesi, çekirdeği, meyve kabuğu, yaprağı, çiçeği, ağaç kabuğu ve ağaç kökü olmak üzere birçok anatomik kısımdan oluşur. Bu çalı meyvesinin çekirdeğinin, etrafındaki sıvıdan oluşan taneciklerinin, kabuğundaki iç zarların ayrı ayrı kimyasal kompozisyonları vardır. Narın kısımlarının her biri farklı farmakolojik aktivite göstermektedir. Örneğin, suyu ve meyve kabuğu potansiyel antioksidan özelliğe sahiptir. Bunlara ek olarak, çekirdek yağı da zayıf östrojenik aktivite göstererek menapozal semptomların tedavisinde etkilidir. Ayrıca narın, tümör hücrelerinin çoğalmasını ve invazyonunu baskılayarak anti-kanserojen aktiviteye sahip olduğu gösterilmiştir.

    Narı ilaç besin yapan aktif bileşikleri elajik asit, ellagitanninler, punisik asit, flavanoidler, antosiyanidinler, ve flavonlardır. Nar, C vitamini, folik asit, potasyum, lif açısından iyi bir kaynaktır. Analizlerde nar suyundan fenolik asitler, tanenlerin de içinde bulunduğu 70’den fazla aktif bileşik ayrıştırılmıştır. İyi sıkılmış nar suyunda meyvelerde çok bulunmayan E vitamini de vardır. Antioksidan bakımından zengin nar suyunun kan basıncını düşürücü ve kalp sağlığını koruyucu etkileri de bulunmaktadır. Laboratuvar çalışmalarında bu bileşiklerin ayrı ayrı antioksidan, yangı giderici, antikanser özellikleri saptanmıştır. Yapılan ölçümlerde nar suyunun antioksidan gücü, yeşil çaydan ve kırmızı şaraptan 3 kat daha güçlü çıkmıştır.

Besin Değerleri

Nar 1 Adet (Orta) : 98 kcal(160 g)

Karbonhidrat =14.86 g

Protein =0.42 g

Yağ =0.34 g

Lif =16.34 g

Sodyum =9.6 mg

Potasyum =424 mg

Kalsiyum =19.2 mg

Vitamin A =11.2 iu

Vitamin C =11.2 mg

 

Nar Nasıl Tüketilir?

    Taze olarak tüketilebildiği gibi, meyve suyuna, meyve suyu konsantresine, reçele, şaraba ve liköre işlenebilir. Çeşitli gıdalara renk verici ve tatlandırıcı olarak katılabilir. Yoğurt, salatalara ilave edilebilir. Nar ekşisi, nar sirkesi, kurutulmuş nar kabuğu çayı olarak da tercih edilebilir.

Nar ve Hipertansiyon

    Araştırmacılar, nar suyunun kan damarları hasarını azaltarak damarların sertleşmesini engellemekle kalmayıp, antioksidanca zengin bu meyve suyunun, hastalığın ilerlemesini engelleyebildiğini bildirmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, nar suyunun yüksek kolesterol seviyesine bağlı damar sertliği gelişimini yavaşlattığı görülmüştür. Nar suyunun bu etkiyi, damarları açık tutan ve sağlıklı kan akışını sağlayan bir kimyasal olan nitrik oksit üretimini uyarmasından kaynaklandığı gösterilmiştir.

Nar ve Deri Kanseri

    Yapılan bir araştırmada, deriye nar ekstraktı sürülmesinin, deri tümörlerine karşı koruyucu olabileceği rapor edilmiştir. Narın içerdiği polifenol ve antosiyanidinler güçlü serbest radikal yakalayıcılarıdır. Karsinojenik ajanlara maruz kalmadan önce, deriye 2 mg nar ekstraktı uygulandığında, nar ile tedavi edilen farelere göre kontrol grubu farelerde 16 haftada tümör insidansı 3 kat daha yüksek bulunmuştur.

Nar ve Prostat Kanseri

    Güçlü antioksidan ve antienflamatuvar etkiye sahip olan nar suyunun kanser aktivitesini baskıladığı yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Nar suyunun sahip olduğu antioksidanların antikanserojen özellik gösterdiğine, fitoöstrojenlerin de bu etkiye katkı sağlayabileceğine inanılmaktadır. Nar çekirdeklerinin de fitoöstrojen aktivitesi gösterdiği bilinmektedir. Narda bulunan ’estrone’ adlı fitoöstrojen, östrojenin istenen etkilerine benzer etki göstermekte ve menopozla ilgili olumsuz sağlık semptomlarını azaltmaktadır. Ayrıca 2010 yılında yapılan bir çalışmada, nar çekirdeğinde %70-80 oranında bulunan, temel bileşenlerinden punisik asitin, hücre deneylerinde, hormona bağımlı prostat kanseri hücreleri üzerinde kuvvetli derecede üremeyi engelleyici etki gösterdiği saptanmıştır.

Nar ve Meme Kanseri

    Fermente nar suyundaki polifenollerin, insanda meme kanseri üzerinde antikanser etkileri görülmüştür. Ayrıca meme kanserine karşı nar çekirdek yağı polifenollere göre daha koruyucu bulunmuştur. 2012 yılında Breast Cancer Research and Treatment(Meme Kanseri Araştırması ve Tedavisi) adlı yayında, nar suyu ve içerdiği belirli bileşiklerin, meme kanseri hücrelerinin metastaz yapma(bulundukları yerden uzak organlara sıçrama) işlevini gerçekleştirebilmeleri için gerekli olan kritik bazı prosesleri engellediği gösterilmiştir.

Narın Antimikrobiyal Etkisi

    Nar suyunun Staphylococcus epidermidis ve Klebsiella pneumoniae bakterilerini inhibe edici etkisi gösterilerek, narın antibakteriyel aktivitesi olduğu ortaya konmuştur. Bir çalışmaya göre nar suyunun antibakteriyel aktivitesi, fenolik bileşiklere, pigmentlere ve sitrik asite dayandırılmıştır. Narın antiviral aktivitesi ise önemli derecede içerdiği tanninlere dayandırılmıştır. Yapılan bir çalışmada nar suyunun hücrelere HIV-1 girişini önleyebildiği gösterilmiştir.

Narın Lösemi Hücrelerine Etkisi

    Nutrition and Cancer dergisinde yayınlanan bir çalışmada, nar özütündeki aktif maddelerin, lösemi hücreleri üzerindeki etkileri gözlemlenmiştir. Bu biyoaktif maddelerin, lösemik hücreleri, sağlıklı kemik iliği hücrelerine oranla çok daha yüksek oranda hücre ölümüne sürüklediği saptanmıştır.

YORUM

   Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, antioksidan ve antitümör özellik gösteren birçok fenolik madde bakımından zengin bir meyve olan narın, insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekmektedir.

 

 

Kaynakça:
Lansky EP., Newman RA., Punica granatum and its potential for prevention and treatment of inflammation and cancer. Journal of Ethnopharmacology, 109(2):177-206,2007.
Johanningsmeier SD., Harris GK., Pomegranate as a functional food and nutraceutical source. Annual Review of Food Science and Teknology, 2:181-201,2011
Poyrazo lu E, Gökmen V, Artk N 2002. Organic acids and phenolic compounds in pomegranates grown in Turkey. Journal of Food Composition and Analysis, 567-575,2015
Elif Güveloğlu, ‘Kanser İyileşir’ Hayygrup Yayıncılık, İstanbul 2014. s.245-250

Hakkında: Merve Demirel

Buna da bakın

Wilson Hastalığı Nedir ?

Wilson Hastalığı Nedir ?

    Wilson hastalığı bakır metabolizmasının nadir rastlanan otozomal resesif bir hastalığıdır.Hastalığın karaciğer,serebral korteks, serebellum, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir