Çarşamba , Temmuz 18 2018
Başlangıç / Hastalıklar / Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisinde Yağların Önemi

Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisinde Yağların Önemi

Diyabetli kişiler için diyetteki temel belirleyici besin grubu karbonhidrat olmasına rağmen diyetle alınan yağ ve proteinler de postprandiyal kan glukoz değerleri üzerinde önemli etkiye sahiptir. Institute of Medicine 2005 raporlarına göre Enerjinin %20-25 ini yağlar oluşturmalıyken kardiyovasküler hastalıklar ve metabolik hedefler göz önünde tutulduğunda yağın miktarından çok türü de önemlidir. ADA (Amerikan Diyabet Derneği) 2014 verilerine göre diyabetli kişiler için geçerli ideal karbonhidrat, protein ve yağ dağılımı olmadığı için makronutrient dağılımı kişisel tercihler, yeme modelleri ve metabolik hedeflere göre bireye özgü yapılandırılmalıdır.

ADA’nın 2017 verilerinde düşük yağlı ve yüksek karbonhidratlı yeme paternlerine alternatif olarak, yüksek miktarda MUFA(tekli doymamış yağ asiti) içeren Akdeniz diyeti glukoz metabolizmasını iyileştirir ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltır. Omega-3 yağ asitlerinden zengin yağlı balıklar, sert kabuklu meyveler ve yağlı tohumlar kardiyovasküler hastalıkların korunması ve tedavisinde önemli rol oynamaktadır. Ek olarak omega-3 takviyesinin etkisine dair kanıtlar yetersizdir. ISPAD klinik uygulama konsensüs ilkeleri 2014 özetine bakıldığında diyabetli çocuk ve adolesanlarda beslenme yönetiminde enerjinin %30-35 i yağlardan sağlanmalıyken SFA (doymuş yağ asiti) %10 a eşit ya da altında, MUFA (tekli doymamış yağ asiti) %10-20, PUFA (çoklu doymamış yağ asiti) %10 a eşit ya da altında olmalıdır. Haftada 1-2 defa 120-150 gr yağlı balık tüketilmelidir.

Plazma serbest yağ asitlerinin artması insülin direncine neden olur. Diyetle alınan yağ ve serbest yağ asitleri insülin duyarlılığını azaltırken hepatik glukoz üretimini arttırır. Yüksek yağ içeren besinler, gastrik boşalmayı geciktirir. 2008 de yetişkin Tip1 diyabetli bireyler üzerinde yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre Tip1 diyabetli bireylerde diyetle alınan yağ postprandiyal hiperglisemiye neden olabilir.

Yüksek yağ-protein içeren besinler insülin ihtiyacını arttırır. Yağ ve proteinden zengin yemekler sonrasında oluşan geç hiperglisemiyi kontrol etmek gereklidir. Yüksek yağ ve proteinli besin tüketimi sonrasında postprandiyal normoglisemi sağlamak için preprandiyal insülin dozunun karbonhidrat ile birlikte yağ ve protein miktarına göre de düzenlenmesi gerekir.

 

Sağlıkla kalın…

Hakkında: Esma Kılıç

Esma Kılıç

Buna da bakın

Geçmek bilmeyen ağrıların kaynağı fibromiyalji olabilir mi?

Fibromiyalji sendromu, kronik kas iskelet sistemi ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu, psikolojik problemler ve diyetetik sorunlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir