Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Niasin ve Sağlık İlişkisi

Niasin ve Sağlık İlişkisi

Niasin ve Sağlık İlişkisi Nedir ?

    Niasin, Nikotinik asit veya B₃ vitamini suda çözünür bir vitamindir. Türevleri olan NADH, NADPH, NAD ve NAD+ hücrelerde enerji metabolizması, nükleik asit, protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasında gereksinim duyulan zorunlu bir vitamindir.

    Niasin, kırmızı et, karaciğer ve balık gibi hayvan gıdalarında bulunan önemli bir B vitamini türüdür. İnsan vücudunda niasini bir amino asit olan triptofandan sentezlensede , bu sentez verimsizdir; bu yüzden niasin bir vitamin (yutulması gereken bir organik madde) olarak kabul edilir. B grubunun keşfedilen vitaminlerinin üçüncüsü olduğu için genellikle B₃ vitamini denir.

PEKİ NASIL KEŞFEDİLDİ ?

     Nikotinik asit olarak da bilinen niasin 1873 yılında Avusturyalı kimyacı Hugo Weidel’in nikotin üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda tarif edilmiştir.1915 yılında Goldberger, Mississippi hapishanesindeki 11 sağlıklı gönüllü tutsak üzerinde bir dizi deney gerçekleştirdi ve diyetlerini değiştirerek pellegrayı önleyebileceğini keşfetti. Hastalığın et ve sütte bulunan ancak, mısırda bulunmayan bazı faktörlerin yokluğundan kaynaklandığına karar verdi. Bu gizemli faktöre “pellagra önleyici” olarak PP adı verildi.

     Bu faktörün kimyasal yapısı daha sonra 1937’de Amerikalı biyokimyacı Conrad Arnold Elvehjem tarafından keşfedildi. Köpeklerde yaptığı çalışmada Goldberger diyetini uyguladığında köpeklerde siyah görünümlü dil oluştuğunu gözlemledi. Daha sonra diyetlerine nikotinik asit takviye ederek hastalığı iyileştirdi. Aktif karaciğer özütlerinden PP faktörünü de ayırt edebildi ve faktörün aslında nikotinik asit olduğu kanıtlandı; nikotini çağrıştırmaması amaçlandığı için nikotinik asit + vitamin ‘den türetilerek niasin olarak adlandırılmıştır.

NASIL BİR METABOLİZMASI VAR ?

    Niasin; canlı hücrelerde önemli metabolik roller üstlenen NAD+ /NADH ve NADP + /NADPH öncüsüdür. Böylece koenzim yapısına katılır. Bu koenzimler indirgenme yükseltgenme reaksiyonlarında görev alırlar. Hidrojen ve elektron alışverişi sayesinde bu görevlerini yerine getirirler. İndirgenmiş formlar NADH ve NADPH, oksitlenmiş formlar ise NAD+ , NADP+ olmaktadır.

    Koenzim olarak esas rolü oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında ortaya çıkar. Karbohidrat, yağ, protein katabolizması süresince elektron transferinden enerji üretir. Non-redoks yolakları; transferaz ya da polimeraz yoluyla akseptör proteinleri için riboz mekiği üniteleri olmasıdır ki G proteinleri aktivitesi ile gerçekleşir. Vücutta iki şekilde sentezi yapılır. 1- Bağırsak florasındaki bakteriler niasin sentez eder ve buradan absorbe edilerek yararlanılır, 2- Karaciğerde L-triptofandan sentezlenir. Vücuttaki miktarı mg olarak nikotinik asit(mg) + nikotinamid(mg) + 1/60 triptofan(mg) şeklinde belirtilir. Triptofanı diyetle günlük en az 600 mg aldığımızda 10 mg civarında niasin elde ederiz. Bu yüzden, besinsel açıdan triptofandan niasin sentezi çok önemlidir. Quanilik asit, triptofan-niasin yolağının önemli bir ara ürünüdür.

EN İYİ NİASİN KAYNAKLARI

    Niasin içeren gıdaların geniş bir yelpazesi vardır. Hayvansal kaynaklar niasin bakımından çok zengindir ayrıca bitkisel kaynaklarda da bulunur. Niasin tüm yağsız kırmızı et, balık, sakatat, karides, domuz etinin yanı sıra süt ve süt ürünlerinde de bulunur. Niasin bakımından zengin bitkisel besinler buğday ürünleri, fasulye, pirinç kepeği, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, şalgam, kereviz, badem ve tohumlardır. Ayrıca çay ve kahvede de bulunmaktadır.Bira mayası ve yaş maya da yüksek oranda niasin içerir. Mayalı ekmekteki niasin miktarı mayasız ekmekten daha fazladır. Buğdayın işlem görmesi içeriğindeki B₃ vitamini miktarını etkilemektedir. Bu yüzden öğütme işlemlerinden sonra zenginleştirme yapılmalıdır. B₃ vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için besinlerin pişirilme suyu döküldüğünde niasin kaybına neden olmaktadır. Bu yüzden pişirme suyu dökülmemelidir.

Tablo 1. Bazı Besinlerin Niasin İçeriği (100 g / mg )

BESİN(100g) NİASİN(mg) BESİN(100g) NİASİN(mg)
Kuru ekmek mayası 36.7 Tavuk-Hindi 13.7
Bira mayası 44.4 Susam Tohumu 5.4
Pirinç 29.8 Ayçiçeği Tohumu 5.4
Balık 22 Fındık 4.5
Yerfıstığı 13.8 Kırmızı Et 4.3
Buğday 21 Bezelye 2.1
Böbrek 7 Patates 1.4
Mantar 6.3 Kuşkonmaz 1
Karaciğer 13 Avakado 1.7

NİASİN GEREKSİNİMİ

    Niasin ihtiyacı Beslenme Referans Alımına dayanır, yaşa ve cinsiyete göre değişiklikler gösterir. Tedavi amaçlı niasin dozları tavsiye edilen miktarlardan daha yüksektir ve sadece gözetim altında alınmalıdır. Triptofanı diyetle günlük en az 600 mg aldığımızda 10 mg civarında niasin elde ederiz. Bu yüzden, besinsel açıdan triptofandan niasin sentezi çok önemlidir.

Tablo 2. Niasinin biyolojik fonksiyonlarının aksamaması için gerekli olan miktarlar;

Yaş Erkekler(mg/gün) Kadınlar(mg/gün)
Bebek 0-6aylık 2* 2*
Bebek 7-12aylık 4* 4*
Çocuk 1-3yaş 6 6
Çocuk 4-8yaş 8 8
Çocuk 9-13yaş 12 12
Ergenlik Çağı 14-18yaş 16 14
Yetişkin 19yaş ve üstü 16 14
Hamile Bayan Her yaş 18
Emziren Bayan Her yaş 17

 

EKSİKLİĞİ VE GÖRÜLEN BELİRTİLER

    Yetersiz beslenmenin yaygın görülmediği gelişmiş ülkelerde niasin eksikliği nadirdir.Vücut triptofanı niasine dönüştürebildiğinden çoğu beslenme uzmanı yeterli triptofan alındığı sürece niasini esansiyel bir besin olarak değerlendirmiyorlar. Klinik semptomları genellikle “3 D” olarak sınıflandırılır: dermatit,diyare veya bunaklık. Teşhis genellikle kliniktir ve yüksek dozda niasin ile diyet takviyesi semptomları gidermekte başarılıdır.
    B₃ vitamini (niasin) enerji üretiminde görev aldığı için eksikliğinde yorgunluk ve kaslarda güçsüzlüğe neden olabilir. Aft, hazımsızlık, iştah azalması, kusma ve depresyon gibi belirtiler B₃ eksikliği sırasında oluşabilir. İleri düzeyde niasin eksikliğinde pellegra adı verilen hastalık oluşur. Bu hastalık cildin çatlaması ve pul pul olması, ishal ve bunama gibi belirtilerle tanımlanır. Niasin eksikliğinde ağız içinde yanma hissi, dilin şişmesi ve açık kırmızı renk alması oluşabilir.

HANGİ HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILABİLİR ?

    Nikotinik asit, dislipidemia tedavisinde kullanılan en eski ilaçtır. Yüksek dozda verildiğinde lipid düşürücü etkisi ortaya çıkar. Nikotinik asitin lipidler üzerine olan etkilerinin mekanizması çok iyi anlaşılamamıştır. Ancak hipotezlerden biri yağ dokusunda lipolizin önlenmesi, karaciğere gelen serbest yağ asitlerindeki azalmanın çok düşük dansiteli lipoprotein (VLDL) üretimini azaltmasıdır. Diğer bir hipotez de karaciğerde Apo B içeren lipoproteinlerin yapımının veya sekresyonunun önlenmesidir. Nikotinik asit bilinen değişik kardiyovasküler risk faktörlerine karşı koruma sağlamada önemli bir yardımcıdır. Klinik araştırmalar nikotinik asit tedavisinin kardiyak olayları ve ölümlü kalp hastalıklarının sayısını azalttığını göstermiştir.

     Hatta koroner olayları azalttığı gösterilen Coronary Drug Project çalışmasında sonlandırıldıktan sonraki 9 yıllık takipte toplam mortalitede %10 luk bir azalma bildirilmiş, regresyon çalışmalarında diğer ilaçlarla kombine tedavinin lezyon ilerlemesini önlediği gösterilmiştir. Bu etkileri; VLDL-kolesterol, düşük dansiteli lipoprotein-kolesterol (LDL-kolesterol) ve lipoprotein a düzeyini düşük, yüksek dansiteli lipoprotein-kolesterol (HDL-kolesterol) düzeyini yüksek tutarak yapmaktadır. Nikotinik asit hiperkolesterolemide, kombine hiperlipidemide ve düşük HDL-kolesterol düzeyini yükseltmek amacıyla kullanılabilir.

İLİŞKİLİ HASTALIKLAR VE NİASİN

    B₃ vitamini yani niasin, kapsamlı olarak incelenmiş ve birçok yaygın olarak görülen sağlık sorunlarında geniş bir yelpazede olumlu tedavi sonuçları göstermiştir. Niasin, sağlıklı bir kardiyovasküler sistemin ve metabolizmanın, özellikle de kolesterol düzeylerinin dengelenmesi için önemli bir vitamindir. Buna ek olarak niasin beyin fonksiyonu, sağlıklı cilt oluşumu bakımı ve hatta diyabetin önlenmesi hatta tedavisinde yardımcı olur.
    Ayrıca son araştırmalara göre, yüksek dozlarda niasin içeren ilaçlar veya takviyeler alırken oluşabilecek bazı yan etkiler de bilinmektedir. Niasin yan etkileri baş ağrısı, baş dönmesi, düşük tansiyon olabilir. Potansiyel olarak tehlikeli olabilecek bazı niasin yan etkileri olsa da, niasin almada ve niasin bakımından zengin gıdaları tüketmenin birçok yararı vardır.

a)PELLEGRA

    Pellegra (pelle:deri, agra:kaba), 12. yy’da tanımlanmış bir hastalık olmasına rağmen ilk defa İspanyol Don Gasper Casal tarafından 1735 yılında tarif edilmiştir. Bundan sonra 1771 yılında İtalyan Frapolli,  B₃ vitamininin noksanlığından kaynaklanan cilt bozukluklarına İtalyanca pelle agra, kaba cilt anlamına gelen pellegra ismini koymuştur.

     Pellegra niasin eksikliğinden oluşan bir hastalıktır. Niasinin veya triptofanın diyetle az alımından veya fazla lösin alımından kaynaklanabilir. Diyette niasin ve/veya triptofan eksikliği kadar bunları içeren besinlerin emilim bozukluğu sonucu da oluşabilir. Dermatit, sinir sistemi ve mide-bağırsak yolundaki bozukluklar en temel klinik bulgularıdır. Dermatit (cilt inflamasyonu), diyare (ishal), demans (hafıza bozukluğu) ve death (ölüm) hastalığın klasik belirtileri olarak bilinir ve 4 D kuralı olarak anılır. Risk faktörleri; alkolizm, anoreksiya nervosa, yüksek mısır diyetleri, sindirim sistemi hastalıkları, triptofan alımı düşük beslenme (vücutta niyasin üretimi için gerekli) olarak sıralanabilir. Ciltte güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde simetrik olarak koyu renkli, kalın döküntüler ortaya çıkar. Öte yandan sindirim sisteminde parlak kırmızı bir dil, bulantı, kusma ve ishal sıkça rastlanılan belirtilerdir. Sinir sistemini ilgilendiren belirtiler ise baş ağrısı, dikkat bozukluğu, yorgunluk, depresyon ve hafıza kaybıdır. Tedavi edilmediği taktirde pellegra ölümcül bir hastalıktır. Pellegra bayanlarda erkeklerden çok daha sık rastlanan bir hastalıktır. Bu bize triptofanın niasine dönüşümünde östrojenin inhibitör etkisi olduğunu düşündürür.

b)KAN LİPİDLERİNE ETKİSİ

    Niasin koroner arter hastalığı riskini azaltmada diğer antilipidemiklerden daha etkili olsa da doktorlar tarafından çok tercih edilmezler. Bunun sebebi niasinin zor ve biraz da tehlikeli bir ilaç olmasıdır. Niasinin fayda zarar oranı konusunda kafa karışıklığı vardır. Buna karşın birçok doktor sık kullanılan lipid düşürücü ajanların yan etkilerinden habersizdir. İlaç firmaları tarafından da kar getirici bir ürün olarak görülmemektedir. Dolayısıyla niasin, HMG KoA redüktaz inhibitörleri ve gemfibrozil kadar sevilmemektedir ve reçete edilmemektedir. Niasinin lipid düşürücü etkisi ilk olarak 1950’de fark edildi. Bugün niasinin kolesterol düşürmekten daha fazlasını yaptığını biliyoruz. LDL, Lp (a), trigliserit ve fibrinojeni azaltırken aynı zamanda HDL’yi arttırır.

c)DİYABETLİ HASTALARDA KULLANIMI

    Nikotinaminin (Niasinamid) ilk olarak 1950 yılında hayvan çalışmalarında diyabet gelişimini önlediği gösterilmiştir. 1980 lerde yapılan ek hayvan çalışmaları da bunu desteklemiştir ve pilot klinik çalışmaların başlamasına yol açmıştır. Bunun mekanizmasının nikotinamidin antioksidan görevine bağlı olarak beta hücre hasarına yol açan IL-1 salınımını ve nitrik oksit üretimini inhibe etmesi olduğu düşünülmektedir. Nikotinamid ayrıca insülin salınımını ve insülin duyarlılığını arttırmaktadır.

d)BEYİN FONKSİYONLARI VE NİASİN FAKTÖRÜ

    Çalışmalar, B₃ vitamininin Alzheimer Hastalığına ve bilişsel gerileme ile sonuçlanan diğer yaşa bağlı beyin bozukluklarına karşı korunmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir.
Ayrıca B₃ vitamini; hafıza kaybı, migren baş ağrısı, kronik beyin sendromu, depresyon, bulantı hastalığı, uykusuzluk ve hatta alkol bağımlılığı da dahil olmak üzere, zayıf beyin fonksiyonu veya yaşla ilgili düşünme becerileri kaybı ile ilgili pek çok problem için risk azaltmaya fayda sağlamaktadır.
Niasin veya niasinamid, şizofreni ve halüsinasyonların tedavisinde ve önlenmesinde de kullanılır. Çalışmalar aynı zamanda artmış niasin alımı ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu için daha düşük riskler arasındaki korelasyonları göstermektedir.

e)EKLEM HAREKETLERİ İLE İLİŞKİSİ

    Bazı araştırmalar, niasinamid formundaki B₃ vitamininin eklem hareketliliğini arttırmada etkili olduğunu gösteriyor. Çalışmalar niasin alımını, daha düşük seviyelerde eklem ağrısı, artmış kas kuvveti ve kas veya eklem yorgunluğuyla ilişkili daha az semptom ile korelasyona sokar.
Osteoartrit veya kemik ve eklem ağrısı için bir tedavi olarak niasin, normalde anti-inflamatuar etkileri için yüksek dozlarda reçete edilir. Enflamasyonu azaltmak, artrit semptomlarının oluşumunu azaltmaya ve hareketlilik ve kuvvet için çok önemli olan eklem kıkırdağını yeniden yapılandırmaya yardımcı olur.

f)CİLT SAĞLIĞI

    Bazı insanlar sivilceleri tedavi etmek için niasin veya niasinamid kullanmaktadır; özellikle şiddetli sivilce vakaları çok iltihaplı ve ağrılı olabilir.Niasinamid formundaki B₃ vitamini, topikal olarak cilde uygulandığında sağlıklı ciltler ve temizleme için doğal bir tedavi olarak öngörülür ve diğer semptomlarına yardımcı olması için niasin veya B vitamini kompleks takviyeleri önerilebilir.
Niasin ciltte oluşan iltihaplanmayı azaltmak, kızarıklıklar, tahriş ve daha fazlasını azaltmaya yardımcı olduğu için büllöz pemfigoid ve granüloma annulare olarak adlandırılan cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılır. Bunlar, cildin kabarcıklanmasını içeren, çok ağrılı ve enfeksiyona neden olabilen, enflamasyon kaynaklı deri hastalıklarıdır.

SONUÇ OLARAK ;

    Her bireyin niasine ihtiyacı vardır ancak çoğu insan diyetiyle ihtiyacını karşılayabilir. Eğer vitamininiz yetersizse veya yüksek doz gerektiren başka hastalığınız var ise doktorunuz takviye önerebilir.

    Özellikle niasin takviyesi yüksek kolesterol veya kalp hastalığı risk faktörleri olan kişilere önerilir. Büyük dozların olası yan etkilerini göz ardı etmeyerek mutlaka uzmanınıza danışmalısınız.

 

 

Kaynakça:

Vitamin B3 University of Maryland Medical Center.
Weidel H. Zur Kenntniss des Nicotins. Justus Liebig’s Annalen der Chemie und Pharmacie, 1873; 165 (2): 330–349.
Laguna J, Carpenter KJ. Raw versus processed corn in niacin-deficient diets. J Nutr. 1951; 45 (1): 21–8
Higdon J. Linus Pauling Institute Micronutrient Information Center. Niacin; 2002
Tato F, Vega GL, Grundy SM. Effects of crystalline nicotinic acid-induced hepatic dysfunction on serum low-density lipoprotein cholesterol and lecithin cholesteryl acyl transferase. Am J Cardiol. 1998; 81(6): 805-7.
Altschul R, Hoffer A, Stephen JD. Influence of nicotinic acid on serum cholesterol in man. Arch Biochem Biophys. 1955; 54(2): 558–9.
Carlson LA. Nicotinic acid: the broad-spectrum lipid drug. A 50th anniversary review. J Intern Med. 2005; 258(2): 94–114.
Robert K. Murray, Darly K. Granner,Peter A. Mayes, Victor W. Radwell . Harper’ın Biyokimyası. Barış Kitabevi.
Pitche PT. Pellagra. Sante. 2005; 15 (3): 205-8.
Hegyi J, Schwartz RA, Hegyi V. Pellagra: dermatitis, dementia, and diarrhea. Int J Dermatol. 2004; 43(1): 1-5.
Miller DF. Pellagra deaths in the United States. Am J Clin Nutr. 1978; 31 (4): 558-9
Brenton B. Pellagra, sex and gender: Biocultural perspectives on differential diets and healths. Nutritional Anthropology. 2000; 23 (1): 20-24.            Sacks FM Expert Group on HDL Cholesterol. The role of high-density lipoprotein (HDL) cholesterol in the prevention and treatment of coronary heart disease: expert group recommendations. Am J Cardiol. 2002;90:139–143. [PubMed]

Hakkında: Eda Kınık

Eda Kınık
ADANA

Buna da bakın

Yüksek Proteinli Diyetler

Yüksek Proteinli Diyetlerin Vücuttaki Etkileri Nelerdir?

    Diyette proteinlerin varlığı; vücut proteinlerinin sentezlenmesi, sinyallerin iletimi, glisemik düzen, doygunluk, hormon uyarımı; …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir