Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Sağlıklı Bir Cilt İçin Nasıl Beslenmeliyiz?

Sağlıklı Bir Cilt İçin Nasıl Beslenmeliyiz?

Cildimiz ya da diğer adıyla derimiz vücudumuzun dışını ve içini sararak çevre ile aramızdaki bariyeri oluşturur. Böylece bizi çeşitli mekanik etkilerden, zararlı maddelerden ve radyasyon riskinden korur. Bunun yanı sıra vücut ısımızı düzenleyerek su kaybını kontrol eder. Acı ağrı gibi duyulara karşı duyarlılığı sağlar, zararlı maddelerinden atımında görev alır ve solunumu yapar, zararlı mikroorganizmalara karşı seçici davranarak immün sistemi oluşturur. Kişiye has parmak izinin bulunduğu cildimizin vücudumuzda birçok görevi vardır.

Sağlıklı bir cildin görünümü; yüzeysel yapısı düzgün, rengi normal, hafif nemli esnek kendine özgü kokuludur. (ter ve sebum üretiminden dolayı). Cildin doğal yapısını; beslenme bozuklukları (yetersiz ve dengesiz), ultraviole ışınları, serbest radikaller, zehirli bazı maddeler, mekanik etkenler bozar. Cilt sağlığında genetik yatkınlık, hormonal denge, immün sistem işlevleri, alerjik tepkimelerle stres de önemli yer tutar. Peki sağlıklı bir cilt için nasıl beslenmeliyiz? Sorusuna verilecek cevaplar cildin sağlıklı olması için gerekli olan beslenme şeklini oluşturacaktır. Cilt sağlığıyla doğrudan ilişkili olan besinleri size açıklamak isityorum;

Protein

Plazma proteinlerinden olan albümin osmotik denge için önemlidir ve düzeyi normal sınırların altına düştüğünde ödem riskini oluşturur. Yetersiz protein alımında kuru, çatlak, elastikiyetini kaybetmiş deri oluşur. Bitkisel ve hayvansal kaynaklı proteinden yeterli beslenme ile bu durumların yaşanması önlenir.

Yağlar

Cilt sağlığımız yağ alımıyla doğrudan ilişkilidir. Bebek egzamalarında elzem yağ asitleri ( omega-3, omega-6, DHA, EPA) düşüktür, bu nedenle hem tedavide hem de yüzeysel olarak bu yağ asitlerinin kullanılması önerilmektedir. A vitaminin de etkin olduğu bu egzama durumunda linoleik asit ve linolenik asit açısından zengin keten tohumu yağı önerilmektedir. Esansiyel yağ asitlerinin yetersiz düzeyde olması cildin yetersiz sebum üretmesine neden olduğu bilinmektedir. EPA ve DHA yağ asitleri immün sistemde yer alırlar ve çeşitli cilt inflamasyonuna karşı kullanılırlar, Sedef hastalığı olan bireylere EPA verilmesi kaşıntı ve kızarıklık şikayetlerinin azalmasında neden olmuştur.

Vitaminler

A, D, E, K vitaminleri yağda eriyen vitaminlerdir ve cilt sağlığının korunmasında önemli etkilere sahiptir. Dıştan gelen çeşitli zararlara ultraviole ışınlarına fazla maruz kalınmada ortaya çıkan foto zararlardan korunmada A vitaminden yararlanılır. Sedef hastalığında D vitamini ve analoglarından yararlanılır. En iyi D vitamini kaynağı güneştir. Deriye ait bağışıklık sisteminin işlenmesinde de D vitamini önemlidir. K vitamini kanın pıhtılaşmasını sağlayan bir vitamindir ve mekanik dış etkenlerle ortaya çıkan cilt yaralanmalarında kanamanın durmasını sağladığı gibi yaranın iyileşmesini de hızlandırır. E vitamini ise antioksidan özelliğinden dolayı bütün epitel dokuyu korur.

C vitamini ve B grubu vitaminleri ise suda çözünme özelliklerinin yanında epitel dokuda (ciltte) etkinlik gösterirler. C vitamini kollajen ve çapraz bağların oluşmasını sağlar, kanamaları, çarpma ve vurmalardan ileri gelen yara ve bereleri önler ve cilt yüzeyinin düzgünlüğünü sağlar. B grubu vitaminleri cildin sağlıklı yenilenmesini ve dönüşmesini sağlar. Tiamin (B1) eksikliğinde beri-beri hastalığı, Niasin (B3) yetersizliğinde pellegra ve yine diğer B grubu vitaminleri yetersizliklerinde ağız ve burun kenarlarında oluşan egzama, cildin pul pul dökülmesi gibi cilt sorunları görülmektedir. B grubu vitamini olan biyotin cilt, tırnak, saç hücrelerinin oluşmasında görev alır, cilt için oldukça önemli bir ‘güzellik vitaminidir’.

Mineraller

 Bakır minerali vücuttaki birçok enzimin yapısına girer, kollajen ve elastin sentezinde görev alır, çinko ve C vitamini ile birlikte cildi alttan destekleyen liflerin ve elastin gelişimine yardımcı olur, bakır cildi sıkılaştırmada ve esnekliğin sağlanmasında kullanılmaktadır. Çinko immün sistemdeki etkinliklerinden dolayı önemli bir mineraldir, yıllardan beri cilt yaralarının iyileştirilmesinde kullanıldığı bilinmektedir. Mineral aknelerde yağ üretimini kontrol altına alıp akne lezyonlarının ilerlemesini durdurmaktadır. Çinko eksikliğinde akrodermatitis enteropati hastalığı görülmektedir. Selenyum,  hücreleri oksidatif strese karşı korur ve E vitamini ile birlikte sinerjetik olarak görev alır. Mineralin cilt kanserini önlemede anahtar rol oynadığı ileri sürülmektedir.

Diğer Maddeler

a- lipoik asit, dimetil aminoetanol, hiyaluronik asit, koenzim Q cilt sağlığı üzerinde önemli etkileri olan diğer maddelerdir.  

KAYNAKÇA

BAYSAL,A.,AKSOY,M.,BESLER,H.,BOZKURT,N.,KEÇECİOĞLU,S.,MERCANLIGİL,S.,MERDOL,T.,PEKCAN,G.,YILDIZ,E.(2018),Cilt Sağlığı ve Hastalıklarında Beslenme, Dr.M.HATİPOĞLU, Diyet El Kitabı(477-485) Ankara: Hatipoğlu yayınevi.

Hakkında: Rabia Nur Yüncü

Rabia Nur Yüncü
Merhabalar ben diyetisyen Rabia Nur Yüncü, Konya Selçuk Üniversitesi beslenme ve diyetetik bölümünden 2020 yılında mezun oldum. Burdur/Bucak'taki beslenme ve diyet danışmanlık merkezimde danışanlarıma hizmet veriyorum. Güzel mesleğimiz; sürekli kendini yenilememizi, güncel olmamızı ve beslenme ve diyet alanında bütün bilgileri bilmemizi istiyor. Sizlere öğrendiğim bütün bilgileri aktarmaktan ve diğer yazarlarımızdan bilgiler öğrenmekten mutluluk duyacağım.

Buna da bakın

Vejetaryenler Mi Daha Uzun Yaşar, Et Yiyenler Mi?

Vejetaryen beslenme genelde hayvanları ve çevreyi korumak, kronik hastalık risklerini azaltmak için tercih edilen bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir