Başlangıç / Genel / Tiroid Hastalıklarında Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Tiroid Hastalıklarında Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Tiroid Bezi Nedir? Tiroid Hormonlarının Metabolizma Üzerine Etkisi Nasıldır?

Tiroid bezi, T3, T4 dediğimiz tiroid hormonlarını üreten, salgılayan ve depolayan nefes borusu üzerinde bulunan bir bezdir. Vücutta bulunan tiroid hormanlarının düzenleyip hipofiz bezinden salgılanan TSH tarafından kontrol edilir. Tiroid bezinden salgılanan hormonların eksikliği ya da fazlalığı sonucu tiroid bezi hastalıkları oluşur. Tiroid hormonlarının gerekliliği normal fetal büyüme ve merkezi sinir sisteminin olgunlaşması içindir.

Tiroid hormonlarının yapısına giren iyot, tiroid hormon sentezi için gerekli esansiyel bir eser elementtir. İyot yetersizliği ile birlikte bireyde tiroid hormon sentez bozukluğuna bağlı olarak endemik guatr, kretenizm, mental retardasyon, infertilite, doğumsal anomaliler, perinatal ve bebek ölümleri görülmektedir.

Günlük alınması gereken iyot miktarı erişkinler için 150 mcg/gün, çocuklar için 90-120 mcg/gün ve gebeler için 200 mcg/gün olarak belirlenmiştir. Vücuda doğru miktarda iyot alımı tiroid bezinin çalışması ile doğrudan ilişkilidir.

TSH ve sT4 değerleri tiroid fonksiyonlarının etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılacak olan ilk testtir. TSH üst sınırı yaşa göre değişebilmektedir. Örneğin; sağlıklı genç popülasyonda 4mlU/ L, 70-79 yaş arası popülasyonda 6mlU/ L olan üst sınır 80 yaş üzeri olan kişilerde 7.5 mlU/L değerleri görülebilmektedir.

Tiroid Hastalıklarında Tanı Kriterleri Nelerdir?

TSH

İlk basamak olarak TSH değerlendirmesi en kolay ve en maliyetsiz yaklaşımdır. Sağlıklı bir bireyin serum TSH değeri 0,4 ile 2,5 aralığındadır. Fakat tek başına TSH’ın yetmeğeceği durumlar olabileceği için TSH ile birlikte Ts4 değerleri de bakılması gerekmektedir.

  • Primer hipotroidi varsa sT4 düşük, buna karşılık TSH yüksektir.
  • Sekonder hipotroidide sT4 düşük, TSH normal veya düşüktür.
  • Subklinik hipotroidide serbest troid hormonları normal olmasına rağmen TSH normal limitlerin üzerindedir.
Hipotroidi tanısında T3 hormonu ölçümü yararlı değildir. Hipotroidide T3 en son döneme kadar normal sınırlarda kalabilir. Buna karşılık ÖHS’de izole T3 düşüklüğü olabileceği hazırlanmalıdır.

Muayane

Tiroid bezindeki büyüme, nodül/nodüllerin varlığı, tiroid bezinin kanlanmasındaki artış dikkatli bir muayene sırasında tespit edilebilir.

Tiroid Fonksiyon Bozukluklarının Çeşitleri Nelerdir?

Hipotiroidi

Tiroid hormonlarının yetersiz salgılanması sonucu görülen, metabolik olaylarda genel yavaşlamaya sebebiyet veren rahatsızlıktır. İyot eksikliği, otoimmün tiroid hastalığı, atrofik tiroidit, tiroidektomi, ilaçlar, boyun bölgesine radyoterapi uygulanması, radyoaktif iyot tedavisi, tiroid bezi gelişiminde veya tiroid hormon sentezinde konjenital bozukluklar hastalığın gelişmesinde etkendir.

Laboratuar testlerinde yükselmiş TSH değeri ile birlikte normal sınırlarda veya düşük sT4 değerlerinin görülmesi primer hipotiroidi tanısı için yeterli bulgulardır.

İyot eksikliğinin fetus ve bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkilediği, yenidoğan bebeğin iyot eksikliğinin olumsuz etkilerine erişkinlerden daha duyarlı olduğu, gebelik boyunca iyottan eksik beslenen annelerinin hipotiroidik doğma olasılığının yüksek olduğu bilinmektedir.

Ayrıca tiroid hormonlarının yetersiz olması kan basıncı, homosistein, Creaktif protein (CRP) düzeylerinin yükselmesine ve lipit profilinde değişikliklere neden olarak kardiyovasküler hastalık açısından risk oluşturmaktadır.

Belirtileri; Halsizlik, Yorgunluk, Kilo alma, Unutkanlık, Konsantrasyon Zorluğu,Cilt Kuruluğu, Saçlarda Dökülme, Üşüme, Kabızlık, Yoğun adet kanamaları , İnfertilite, Kas sertliği, Kas ağrıları, Depresyon

Hipertiroidi/Tirotoksikoz

Tirotoksikoz kanda tiroid hormonlarının artmasına, Hipertiroidi ise tiroid bezinin çok çalışmasına bağlı olarak aşırı miktarda tiroid hormonu üretmesine verilen isimdir.

Klinik hipertiroidi TSH (< 0,4 mU/ml) değerinin yanında sT4 veya sT3 değerlerinin yüksek olması durumudur.

Belirtileri; Halsizlik, Sinirlilik, Çarpıntı, Kilo Kaybı, Nefes Darlığı, Sıcağa Tahammülsüzlük, İştah Artışı, Terleme, Diyare/İshal, Kuvvetsizlik

Hashimoto Hastalığı

Hashimoto hastalığı, tiroid antijenlerine yanıt olarak antikor üretimi ve normal tiroid yapılarının lenfositler ve lenfoid geminal merkezlerle yer değiştirmesi ile karakterize bir otoimmün tiroid bezi hastalığıdır. Teşhis genel olarak 40 yaşından sonra, hastaların genellikle hipotiroidik hale geldiği zaman konur.

Vücudun normal şartlar altında vücuda yabancı maddelere karşı ürettiği antikorların, bağışıklık sistemi ile beraber tiroid hücrelerine saldırarak tiroid bezinin iltihaplanmasına yani zarar görmesine yol açması durumudur. Böylece tiroid bezi işlevini yerine getiremez hale gelir ve zamanla salgıladığı hormon düzeyi düşer.

Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Konular Nelerdir?

Hipotiroidi Hastalığında Beslenme

Enerji harcamasında azalma ile meydana gelen ağırlık artışı ve obezite, kan basıncında yükselme, lipit profilinde olumsuz değişiklikler, insülin direnci, konstipasyon ve çölyak hastalığı hipotiroidi ile birlikte görülebilen metabolik bozukluklar arasındadır. Diyetle birlikte yeterli iyot, selenyum ve demir alımına ek olarak, bu metabolik etkilere yönelik beslenme tedavisi de hastalığın yönetiminde önem arz etmektedir.

Hipotiroidinin tedavisi genellikle sentetik levotiroksinin (1.6-1.8 mcg/kg/gün) oral olarak alınmasına ek olarak beslenme tedavisinde iyot ve selenyum mineralleri, konstipasyon ve metabolik sendrom bulgularına yönelik yaklaşımlar ve glutensiz diyet uygulanmaktadır.

İyot, tiroid hormonlarının esansiyel bileşenidir ve diyete iyot eklenmesi ile hipotroidi ortadan kaldırılabilir. Buna ek olarak aşırı iyot alımı Hashimoto tiroiditi riskini de artırdığı için günlük belirlenen miktar kadar iyot alımı önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü diyette iyot miktarının 0-5 yaş aralığında 90 µg/gün, 6-12 yaş aralığında 120 µg/gün, 12 yaş üzeri ve yetişkinler için 150 µg/gün, gebe ve emziren kadınlar için 250 µg/gün olarak önermektedir.

Tiroid bezi vücutta en çok selenyum içeriğine sahip organ (0.2-2 µg/kg) olması nedeniyle selenyum tiroid hastalıkları ile ilişkilendirilmektedir. Selenyum fazla alındığında toksik etki gösteren bir mineraldir. Toksik düzeye erişmeden yeterli alımının hedeflenmesi ve hastanın diyetinde selenyum kaynağı besinler yetersizse veya hiç yoksa 50-100 µg/gün selenyum ile desteklenmesi önerilebilebilmektedir.  Selenyumdan içeren besinlere deniz ürünleri, hayvan etleri, tam tahıllar ve bazı yağlı tohumlar örnek verilebilir. Zengin iyot içerikleri nedeniyle deniz ürünleri tüketimi konusunda dikkatli olunmalıdır.

Tiroid fonksiyonlarındaki azalmanın daha yüksek BKİ ve obezite prevalansındaki artış ile doğrudan ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmalar gösteriyorki bariatrik cerrahi sonrası vücut ağırlığındaki azalma ile TSH düzeyi normale dönmekte ve tiroid fonksiyonları iyileşmektedir.

Hipertiroidi Hastalığında Beslenme 

Hipertiroidi beslenme tedavisinde mutlaka deiyodinize tuz kullanılmalı ve deniz tuzundan uzak durulması uyarısı yapılmalıdır. İyot içeren maddelerden(deniz ürünleri, iyotlu tuz, iyottan zengin multivitamin ve ekspektoranlar, süt ve süt ürünleri, yumurta sarısı) uzak durulması gerekmektedir.

Alkol ve kafein tiroid fonksiyonlarını etkileyebileceğinden tüketimin sınırlama getirilmelidir.

Selenyumdan zengin besinlerin tüketimi( Tavuk ,balık, yağlı tohumlar, tam tahıllar, deniz ürünleri, yumurta) tiroid hormonlarını dengelediği için diyet tedavisine ilave edilmelidir.

Hipertiroidi ile kemiklerde zayıflama görülebileceği için tedavi sırasında ve sonrasında D vitamini ve kalsiyum takviyesi alınmalıdır.

Yine hipertiroidiye bağlı insülin direncini dengelemek adına glisemik indeksi düşük beslnler tüketilmelidir.

Haşimato Tiroidi Hastalığında Beslenme

Haşimato hastalığıyla gluten duyarlılığı görülmesi arasında bir ilişki olabileceği düşünüldüğü için glüten içeren yiyecekler Haşimato hastalığının nedeni olmasa da, bazı insanlar için otoimmün tepkiye yol açabiliyor. Gluten içeren yiyecekler(buğday, arpa, çavdar) hassasiyet yaratıyorsa diyetisyen ve doktor kontrolünde diyette kısıtlanmalıdır.

Yine selenyum(deniz ürünleri, yağlı tohumlar, yumurta, tavuk, balık) tüketimi tiroid fonksiyonlarını dengelediği için beslenme programına eklenmeli.

Zerdeçal, zencefil gibi besinler vücutta itihaplanmayı azalttığı için içecek ve yiyeceklere eklenmelidir.

 

Bütün bunlara ek olarak;

Guatrojenler , tiroid bezinin normal işlevine müdahale edebilen bileşiklerdir. Bu yüzden beslenmede ölçülü bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir.

Guatrojenik besinlere örnek olarak verilebilecek besinler;

  •  soya yemekleri: tofu, tempeh, edamame vb.
  • bazı sebzeler: lahana, brokoli, lahana, karnabahar, ıspanak vb.
  • meyveler ve nişastalı bitkiler: tatlı patates, manyok, şeftali, çilek vb.
  • fındık ve tohumlar: darı, çam fıstığı, yer fıstığı vb.

Gluten intoleransı göz önünde bulundurularak arpa, buğday, un, makarna, çavdar gibi besinlerin yerine kinoa, siyah pirinç, karabuğday tercih edilmelidir.

Tiroid ile ilgili otoimmun rahatsızlığı olan bireylerin gün içerisinde 2-3 litre su tüketmeleri gerekmektedir.

Egzersiz tiroid hastalığının tedavisinin bir parçasıdır. Bireyleri spor yapmaya teşvik edilmesi gerekmektedir. Hipotiroid hastalarında egzersiz kesinlikle kilo alma, yorgunluk ve depresyona yardımcı olabilir. Hipertiroidizmde anksiyete ve uyku bozuklukları çok yaygındır ve egzersiz her ikisini de düzenlemeye yardımcı olabilir.

KAYNAKÇA

Tiroid Hastalıklarında Tanı ve Tedvi Klavuzu, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, 978-605-4011-37-7, 2019

Bardak N., Hipertiroidili ve Hipotiroidili Kadınlarda Metabolik Sendrom Belirteçleri Üzerine Tıbbi Beslenme Tedvisinin Etkilerinin Değerlendirilmesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Başkent Üniversitesi, Doktora Tezi, 2015

Bakır B., Şahin H., Hipotiroidi ve Beslenme, Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi Cilt 6 Sayı 1 (2019)

Yıldız H., Hipertiroidi Pertiroidi ve Hipotiroidi Hastalarında Vestibüler Sistemin Video Head Impulse Test(Vhıt) ile Değerlendirilmesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara-2018

Velibey V., Çalık A.N., Satılmış S., Ilıksu H., Hashimato Hastalığının İlk ve Tek Bulgusu: Perikart Tamponadı, First and Only Menifestation of Hashimoto’s Disease: Pericardial Tamponade

Sağlam F., Çakır B., Birinci Basamakta Tiroid Hastalıklarına Klinik Yaklaşım, Ankara Medical Journal, 2012; 12(3):136-139

Hakkında: Hilal Yanık

Hilal Yanık
İstanbul Medipol Üniversitesi 2019 mezunuyum. Kdz. Ereğli'de özel bir hastane de çalışmaktayım.

Buna da bakın

Mutfak Uygulamalarının Vitaminler Üzerine Olumlu veya Olumsuz Etkileri Nelerdir?

Bazı vitaminler vücudumuzda sentezlenebilse de bu miktar vücudun gereksinimlerini karşılamaya yetmemektedir. Gıdalar vitamin ve mineral …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir