Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Tiroid Hastalıklarında Hasta Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Tiroid Hastalıklarında Hasta Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Tiroid hastalıklarında beslenme nasıl olmalıdır ?

    Çok yememenize rağmen kilo veremiyor hele bir de çevrenizde sizden çok yiyen ve daha pasif gördüğünüz insanlarla kendinizi kıyaslayarak morelinizi bozuyorsanız öncelikle herkesin metabolizmasıın aynı çalışmadığını hatırlatıyor ve hatta hemen tiroidlerinizi ölçtürmeyi tavsiye ediyorum.. Evet yanlış anlamadınız vücudumuzdan bir hormon olarak salınıp işlev gören tiroid kilo veremeyişinizin sebebi olabilir. Öyle ki bu hormonun işleyişindeki bozukluklar kilo vermeye engel olabildiği gibi almaya da engel olabiliyor. Madem öyle bakalım bu tiroid neymiş, neler yapmalıymışız..

    Tiroid bezi, boynun ön, orta kısmında yer alan hormon salgılayan bir organdır. Ortama 20-30 gr ağırlığında olup, Boyunda orta hattın sağında ve solunda iki lob, bu lobları birleştiren ortadaki istmus adı verilen parça ve piramidal lob adı verilen bir küçük lobdan oluşur. Tiroid bezinde üretilen hormonlar genel olarak vücudun enerji durumunu kontrol ederler ve dolaşım, sindirim ve sinir sistemi başta olmak üzere bütün sistemlerin çalışmaları üzerinde önemli rol oynarlar.

    Tiroid hormonu normal değerlerden daha fazla salgılanırsa metabolizma hızlanır ve hipertiroidi hastalığı gelişir.
Eğer daha az salgılanırsa bu duruma da hipotiroidi denir, metabolizma hızı azalır.
Hastanın kan bulgularındaki T3, T4 ve TSH hormonlarının ölçülmesi hastalığın seviyesi hakkında bilgi verir.

    Hipertiroidi de;çarpıntı olarak adlandırılan kalbin hızlı atması,aşırı iştah ve yemek yemeye rağmen kilo kaybı, sinirlilik, ellerde titreme, terleme,saç dökülmesi;
Hipotiroidi de;hareketlerde ağırlık,halsizlik, vücutta su tutulması ve kilo artışı, ciltte kuruma, ses kısıklığı, barsak hareketlerinde azalma, adet düzensizliği görülen belirtilerdir.
Guatr, tiroid bezinin çeşitli sebeplerle büyümesine verilen addır. Guatr oluşumunda iyod elementinin gıda ile yetersiz alınması, genetik yatkınlık, çevresel ve kişisel özellikler gibi değişik faktörler etkili olmaktadır.

  Hashimato tiroiditi; kronik tiroidit, lenfositik tiroidit, lenfadenoid guatr ve otoimmün tiroidit gibi farklı adları da vardır. Toplumda tiroid hormonu yetmezliğinin (hipotiroidi) en sık nedeni yine Hashimato tiroiditidir.Otoimmun yani vücudun kendi dokularına hasar veren maddeler üretmesi ile oluşan bir hastalıktır.

    Tiroid bezinin hastalıkları oldukça yaygın görülmektedir. Özellikle son yıllarda tiroid iltihaplarının artması sonucunda tiroid fonksiyon bozuklukları ve hipotiroidi orta yaş grubunda ve kadınlarda daha sık izlenmeye başlamıştır.Türk toplumunda genel olarak her üç kişiden birinde bir tiroid hastalığı bulunduğu söylenebilmektedir. Tiroid hastalıkları; hipotiroidi, hiper tiroidi, guatr, hashimato, nodüller, kanser…. gibi çok geniş yelpazeye sahiptir. Bu yazıda işin cerrahi boyuna girmeden beslenme ile önüne geçebileceğimiz boyutu paylaşmış olacağım.
Basedow-Graves Hastalığı; Ülkemizde en sık rastlanan hipertiroidi nedenlerinden birisi Graves hastalığıdır. Hipertiroidi belirtileri, bazen sadece tiroid bezinin büyümesi (guatr) ya da göz ve deri belirtileri ile ortaya çıkabilir. Vücutta tiroid dokusuna karşı antikor oluşumu sonucu meydana gelen (otoimmun) bir hastalıktır.

    Tiroid önemli bir hastalıktır ve tedavi edilmezse kanserle sonuçlanabilir. 4 tip tiroid kanseri vardır. (papiller, foliküler, medüller,anaplastik karsinomlar) Bunlardan papiller ve foliküler karsinomlar tedavi edilebilir. Modüller karsinom bunlardan daha tehlikelidir ama son zamanarda tedavisi artmıştır. Anaplastik karsinom ise tedavi şansı çok düşük olan çeşittir.Proliferatif tiroid hastalıkları kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır. Ergenliğin başlangıcında, sadece kadınlarda tiroid kanseri insidansı artar ve menopozdan sonra tekrar düşer. Östrojen, hem tiroid nodüllerinin hem de tiroid kanserinin prevalansındaki cinsiyet farkını açıklayabilen hem benign hem de malign tiroid hücreleri için güçlü bir büyüme faktörüdür.

    Yapılan çalışmalara göre obez bireylerde tiroid kanseri olma riski daha yüksektir çünkü bunlarda hormon salımı düzensizdir.

TİROİD HASTALARI İÇİN YARARLI VE ZARARLI BESİNLER

    Kilo alıp vermede en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden biri de tiroittir. Tüketilen besinler hormon seviyelerini etkilediği için bu hastalar doktor gözetiminde ilaç tedavisine ek olarak beslenmelerine dikkat etmelidirler. Yeterli ve dengeli beslenmeli ihtiyaçları olan enerji, karbonhidrat, proten, yağ, lif, vitmin ve minerali almalıdırlar. Bu şekilde beslenirken kendileri için ne yararlı ne zararlı bunun bilincinde olmaya özen göstermelidirler.

TİROİDE YARARLI BESİNLER

DERE OTU

Dere otu tiroit hastalıklarında beslenmede akla ilk gelen besindir. İçerisindeki Anethole bileşiği sayesinde dere otu tiroit hormonlarının salgısını düzenler ve yavaş çalışan tiroidi hızlandırır, hızlı çalışan tiroidi yavaşlatır. Yani dere otu hem hipertiroidiye hem de hipotiroidiye yararlı bir besindir. Anetholeden faydalanmak için dere otunun yaprak ve sapları tüketilmelidir. Anethole etkin olabilmesi için beta-caryophylenne ve dillanoside yardımcı ve fonksiyonel etkin maddelerine de ihtiyaç vardır ve bunlarda yine dere otunun yapısında mevcuttur bu yüzden dışardan takiye olarak sadece Anethole almak yeterli değildir.

BALIK VE DENİZ ÜRÜNLERİ

Tiroit hastalarında genel problem kan kolestrol ve trigliseritlernin yükselmesidir. Tiroit için kullanılan ilaçlar da kolestrol düşürücü etkiye sahip ilaçlardır. Doğal olarak besinlerden aldığımız OMG3 kolestrol düşürücü etkiye sahip elzem yağ asitleridir ve deniz ürünlerinde bol miktarda bulunur. Tiroid hastalığı için karides ve balık çeşitlerinden özellikle somon, ton balığı, uskumru, morina ve orkinos tercih edilmesi gereken su ürünleridir.

CEVİZ

Ceviz OMG3 bakımından zengin bir besindir ve bol miktarda da selenyum içerir.Selenyum eksik olunca (proteinden fakir beslenme) tiroid hormonları vücuttaki etkisini yeterince gösteremez. Günlük 400 mikrogramdan fazla selenyum zararlıdır ve yüksek doz selenyum alımı T3 hormonunu azalır ve TSH hormonu artar böylece hafif tiroid yetmezliği gelişir ve kilo alınır.Selenyum yetersizliğinde vücutta E vitamini azalır ve tiroid bezi iltihapları daha sık görülür. (E Vitamini iyotun vücuda emilimini arttırır.) Genelde selenyum ve E vitamini beraber verilmek daha faydalıdır.

• Selenyum seviyesinin düşmemesi için balık, karides, dana karaciğeri, hindi ve dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ay çekirdeği ile tam tahıllar, sakatat, kabuklu deniz ürünleri, sebze meyve, yumurta selenyum kaynağı besinlerdendir. Kandida enfoksiyonu varsa mantar ve bira mayasından uzak durmakta fayda var.
• Kepekli unlar da içerisinde bol miktarda selenyum bulundurur. Bu sebeple kepekli ekmek tüketimi de çok önemlidir. Tiroid hastalarının diyetlerinde beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tüketmesi daha sağlıklı olacaktır.
• Çinko eksikliğinde tiroid hormonları dengesi bozulur T3 T4 hormonları %30 oranında azalır. T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümünü sağlayan enzim( deiyodinaz) azaldığınndan T3 yetersizliği meydana gelir.Çinkodan zengin peynir, süt, sığır eti, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarısı, balık, ceviz, badem vb. tiroid sağlığımız için tüketmemiz gereken besinlerdendir.
• Dana eti/karaciğeri, hindi eti, mantar, Ceviz, fındık, badem, susam, ay çekirdeği yine OMG3 ve selenyum alımı için uygun besinlerdir ve tiroid hastaları tercih etmelidirler.

KETEN TOHUMU

E vitamini ve çinko bakımından zengin bir besin oluşu ve yüksek lif içeriğiyle tiroid hastaları için uygun bir besindir.

TİROİDE ZARARLI BESİNLER

    Tiroid glandının büyümesine guatır, tiroid glandının çalışmasını olumsuz etkileyen (interferans) besinlere de goitrogen adı verilmektedir.

SOYA GRUBU BESİNLER

Soya grubu denilince, soya fasulyesi ve soya fasulyesinden elde edilen soya ekstreleri, soya içerikli besinler, tofu ve tempe dikkate alınmalıdır.Soyanın içerdiği genistein etkin maddesinin tiroid hormon üretimini yavaşlattığı belirtilmektedir. Tiroid peroksidaz enzimini bloke ettiği (inhibe ettiği) bazı bilim adamları tarafından savunulmaktadır. Tiroid peroksidaz enziminin görevi, iyotun tiroid hormonuna bağlanmasını sağlamaktır. Tiroid hormonuna iyot bağlanmadığı taktirde hormonal etkisini gösteremez.

TURP GRUBU BESİNLER

Bu grupta olan sebzelerin başlıcaları brokoli, beyaz, kırmızı ve beyaz lahana, hardal, turp, karnabahar ve brüksel lahanasıdır. Bu gruptaki sebzelerin de tiroid şikayeti olanlara önerilmez. Çünkü tüm bu sebzeler, isothiocyanate etkin maddesini içerir. İsothiocyanate etkin maddesinin tiroid hormon üretimini baskılama (inhibe etme, frenleme, yavaşlatma) özelliği vardır.Tiroid glandı yavaş çalışanların bu sebzelerin tüketiminde ölçülü olmaları gerekir. Özellikle çiğ tüketilmeleri bu hastalar için çok yanlıştır. Çünkü bu sebzeler C-vitamini bakımından çok zengin sebzeler olup, myrosinaz adı verilen bir enzim içerirler. Myrosinaz enzimi, Cvitamini tarafından aktif hale getirilir ve glıkoz ile reaksiyona girerek tiroid bezlerinin yavaş çalışmasına sebep olan isothiocynate etkin maddesini aktif olmasını sağlar böylece tiroid bezinin fonksiyonları yavaşlatılır. Myrosinaz enziminin aktif olabilmesi için doğranması, dilimlenmesi ya da çiğnenmesi gerekir bu sebeple çiğ tüketilmemelidir. Bu besinler dilimlenmeden haşlanırsa bu olumsuz etki ortadan kalkmış olur.

• Turp grubundaki sebzelerin tüketilmesi, hiçbir tiroid şikayeti olmayan insanlarda tiroid şikayetlerinin ortaya çıkmasını tetiklemez veya sebep olmaz.Ancak tiroidi yavaş çalışanlar özelikle turp tüketimine dikkat etmelidir çünkü turp çiğ tüketilen bir besindir.Eğer, turp grubundan veya soya grubundan sebzeler severek ve sıksık çiğ olarak tüketiliyorsa dereotunu o günkü öğünlere eklemekte fayda vardır.
• Tiroidde en fazla görülen problem ödemdir. Bu nedenle su tüketiminin asla ihmal edilmemesi gerekir, günde 2-2,5 lt su içmekte fayda vardır.
• Fazla kadmiyum selenyumu vücuttan atacağı için ve çikolatada da kadmiyum bulunduğu için dikkatli tüketilmelidir.
• Çay, kahve, alkol ve nikotin metabolizma hızını artıracağından hipertiroidi hastaları bunları tüketmemeye çalışmalılar.
• Sigaradaki Thiocyonate tiroid hücrelerinin iyot taşımasını olumsuz etkilediği için sigara tüketimine dikkat edilmelidir.
• Taurin TSH üretimi için elzem aminoasittir, hekim kontrolünde dışardan takviye alınabilir.
• Hem metabolizmanın hızlanması, hem tiroid hormonuna karşı doku duyarlılığının artması için düzenli egzersiz yapılmalıdır.
• Stres tioride sebep olan etkenler arasındadır, stresten uzak durmaya çalışılmalıdır.
• İyot takviye amaçlı gıdalarda(kelp yosunu gibi) doktor tavsiyesine uyulmalıdır aşırısı iyotun aşırı alınmasına ve böylece de hipertiroidi gibi hastalıklara sebep olmaktadır.

Cansu Aslan

Kaynakça
Nutritional and environmental factors in thyroid carcinogenesis (İnt J Environ Res Public Health 2018 Aug.)

The roles of thyroid and thyroid hormane in pancreas psysiology and pathology ( Int J Endocrinol 2018 Jun.)
Soy, soy Foods and their role in vegetarian diets (Nutrients 2018 Jun.)
Thyroid Disrupting chemicals (Int J Mol Sci 2017 Dec.)
The role of selenium in thyroid gland pathophysiology (Endokrynol Pol 2017)
Prof. Dr. Ayşe BAYSAL,’ Beslenme’ kitabı Hatiboğlu yayıncılık 17. Baskı 2017

Hakkında: besinler

besinler
Amacımız sizlere beslenme ile alakalı en doğru ve en güncel bilgileri aktarmak. Bu yolda emek veren tüm yazarlarımıza sizler adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizleri sosyal medyada takip etmeyi unutmayın.

Buna da bakın

Nedir bu Probiyotik, Prebiyotik, Postbiyotik Meselesi?

Bu günlerde çok konuşulan probiyotik, prebiyotik ve postbiyotik karmaşına biraz olsun açıklık getirmek için hem bir moleküler biyoloji ve genetik mezunu gözüyle hem de bir diyetisyen yorumuyla konuyu açıklağa kavuşturmak adına bu yazıyı kaleme aldım. Umarım aradığınız cevapları bulursunuz. Kafanıza takılan bir sorunuz olursa bana ulaşmaktan çekinmeyiz. Sorularınızı heyecanla bekliyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir