Pazartesi , Aralık 10 2018
Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Yaşlılarda Kalsiyum ve D Vitamini Tüketiminin Önemi

Yaşlılarda Kalsiyum ve D Vitamini Tüketiminin Önemi

Yaşlılarda Kalsiyum ve D Vitamini Tüketiminin Önemi

  Yaşlılık dönemi;fiziksel aktivitenin azalmasıyla birlikte yağ dokusunun artmaya başladığı,kas dokusunda kayıpların meydana geldiği,çeşitli kronik hastalıkların baş göstermeye başladığı bir dönemdir.Bu nedenle bu dönemde sağlıklı beslenmenin önemi daha da artmaktadır.

    Bu dönemde meydana gelebilecek sağlık sorunları;

  • Diyabet,hipertansiyon,kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik hastalıklar,
  • D vitamini ve kalsiyum eksikliklerine bağlı osteoporoz,kemik kırıkları
  • Vitamin-mineral eksiklikleri
  • Demans
  • Alzheimer
  • Depresyon
  • Sosyal izolasyon gibi çeşitli sorunlardır.

Kalsiyum ve D Vitamini Alımı Yaşlılıkta Neden Önemli?

    Kalsiyum ve D vitamini eksikliği yaşlılıkta en fazla görülen sorunlardandır ve yol açtığı problemler yaşlının yaşam kalitesini daha da düşüreceğinden eksiklik gelişmeden önlem alınmalıdır.

    Gastriti olan yaşlılarda, kalsiyumun biyoyararlılığı için gerekli olan gastrik asit salınımı azalmıştır. Yine yaşlanmaya bağlı olarak D vitamininin metabolizmasındaki değişiklik nedeniyle kalsiyumun emilimi azalır. Bu nedenle yaşlılarda diyetteki kalsiyumun önemi daha da artmaktadır. Genelde kan kalsiyum düzeyinin normal olması tüketimin yeterli olduğunu göstermez. Bu nedenle kalsiyum düzeyinin besin tüketimi yoluyla izlenmesi gereklidir.

    D vitamini gereksinmesinin çok az bir kısmı (yaklaşık %10) besinler ile karşılanır. Geri kalanı deride ultraviyole ışınları aracılığı ile sentezlenir. Deride D vitamini sentezi yaşlanma ile birlikte azalmaktadır. Sentez miktarı güneşlenilen saat, kıyafetler, ev içinde cam arkasından güneşlenmek gibi nedenlerden etkilenmektedir. Deride sentezlenen D vitamini (kolekalsiferol) kana geçer ve böbreklerde aktif şekline dönüşür. Yaşlılarda böbrek fonksiyonları azaldığından D vitamininin aktif şekle dönüşümündeki azalma, kalsiyumun emilimini ve vücutta kullanılmasını olumsuz yönde etkiler. 

    Kalsiyumun insan vücudundaki birinci işlevi; kemik ve dişlerin gelişimi ve sağlığının korunmasıdır. Kalsiyum, çocukluk ve yetişkinlik döneminde olduğu gibi yaşlılık döneminde de kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Özellikle kadınlarda menapozu takiben östrojen yetersizliğinden dolayı kemik yoğunluğu hızla azalır (yılda %2-5).

    Kemiklerde zayıflama, kalça ve bilek kırıkları çok sayıdaki yaşlının sağlığını olumsuz etkilemektedir.

    Yaşlılarda fiziksel aktivitedeki azalma; hem kemiklerden kalsiyumun çekimini arttırır hem de iştahın azalması nedeniyle kalsiyumdan zengin besinlerin tüketiminde azalmaya neden olur. Buna bağlı olarak halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz görülür.

    Kalsiyum kanın pıhtılaşma etmeni için önemlidir.Özellikle kan sulandırıcı kullanımının arttığı yaşlılarda kalsiyum alımının yeterli olması kanın fazla sulanmasını ve durdurulamayan kanamaları engeller.

    Kalsiyum hücre membranının taşıma işlevinde etkilidir.Hücre membran bütünlüğünün bozulmaya başladığı dönem olan yaşlılıkta kalsiyum alımı bu açıdan önem taşır.

    Sinir iletimi ve kalp atımının denetimi için gerekli olan kalsiyum yaşlılıkta görülen hipertansiyonve diğer kardiyovasküler hastalıkların sıklığını azaltmada yardımcıdır.

    D vitamini ise metabolizmada kalsiyum ile birlikte işlev görür.Birinci etkisi bağırsaklardan kalsiyum emilimini hızlandırmasıdır.Yani D vitamini ve kalsiyum eksiklikleri birbirlerinin emilimini etkiler.Kalsiyum emilimini hızlandıran D vitamini dolaylı yoldan da olsa kemik metabolizmasına katkı sağlamış olur ve kemik gelişiminde rol oynar.

    Yaşlılarda D vitamini yetersizliğine yeterince güneş ışınlarından yararlanamama, deride sentezin azalması, emilimin azalması ve D vitamini hidroksilasyonunun azalması gibi nedenlerden dolayı sıklıkla rastlanılmaktadır.

  • Araştırmalarda 20-30 µg/gün vitamin D verilmesinin yaşlılarda kemik kırılmalarını azalttığı saptanmıştır.
  • Klinik çalışmalarda D vitamini eksikliği osteoporozun risk faktörleri arasında yerini almıştır.
  • Amerika ve Kanada’da yapılan bir çalışmada 24 ay süreyle 10 µg/gün vitamin D ve 1200 mg/gün kalsiyumla zenginleştirilmiş süt ürünleri verilen yaşlılarda kanda 25-hidroksivitamin D’nin  (D vitamininin etkin formu) arttığı, hastaların kemik zayıflıkları ve kalça incelmelerinde azalmalar olduğu tespit edilmiştir. Aynı araştırmada, vitamin D ile zenginleştirmede sütün taşıyıcı bir gıda olarak kullanılmasının emniyetli, etkili ve önemli olduğu belirtilmiştir.

D vitamininin kemik metabolizması dışında ;

  •     Diyabet gelişiminde ve hastalıktan korunmada D vitamininin rolü olduğu , insülin direncini iyileştirdiği ,D vitamini düzeyi düşüklüğünün yüksek beden yağı, kan şekeri ve azalmış insülin duyarlılığı düzeyleri ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
  •     D vitamini ve solunum sistemi hastalıklarının ilişkisi incelendiğinde; Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olan koroner arter hastası yaşlı bireylerde D vitamini seviyelerinin belirgin bir şekilde düşük olduğu gösterilmiştir.
  •     D vitamininin Alzheimer hastalığında amilod plakları azalttığı, multipl skleroz (MS)’de demiyelinizasyonu hafifleterek sinir iletimine katkıda bulunduğu, amiyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığın patolojisinde de etkili olduğu gösterilmiştir.
  •     Yapılan çalışmalarda depresyon ve D vitamini seviyeleri arasında ilişki olduğu, depresyondaki yaşlılarda D vitamini seviyelerinin düşük olduğu belirtilmiştir . Yapılan farklı çalışmalarda D vitamini eksikliğinin depresyonun sebebi değil sonucu olabileceği saptanmıştır.
  •     Ayrıca birçok çalışmada D vitamininin doğal ve kazanılmış bağışıklık üzerinde etkili olduğunu göstermiştir.

   Yaşlılıkta Tüketilmesi Gereken Kalsiyum ve D Vitamini Miktarları Ne Kadar Olmalıdır?

  •     Elli yaş üzeri erkek ve kadınlarda osteoporozu önlemek için günlük 1200 mg kalsiyumun tüketilmesi önerilmektedir. Bu ihtiyaç ilk aşamada besinlerle karşılanmaya çalışılmalı,günlük 3-4 porsiyon süt ve süt ürünleri (yoğurt,ayran,kefir vb.) tüketimi sağlanmalıdır.Besin tüketimi yetersiz olan yaşlılarda, bu düzeydeki kalsiyum gereksinmesinin karşılanabilmesi için takviye olarak kalsiyumun ve D vitamininin birlikte alınması önerilmektedir.
  •     D vitamini balık,karaciğer,yumurta gibi hayvansal gıdalarda bulunmasına karşın gereksinimi besinlerle yeterli düzeyde karşılanamamaktadır.Güneş ışınlarının deriye alınması ve böbrek ve karaciğerin yardımıyla D vitamininin aktif formu olan 1,25 dihidroksi vitamin D’ye dönüşümü sağlanmaktadır.Yaşlılarda deride D vitamini üretiminin sağlanabilmesi için haftada iki-üç kez ellerin ve yüzün 20-30 dakika güneşlendirilmesi gereklidir. Ayrıca, gereksinmenin karşılanmasında D vitamini ile zenginleştirilmiş besinlerin (özellikle süt gibi) tüketimi tercih edilmelidir. 
  •     D vitamini emilimi için yağ ve safra gerekli olduğundan yağsız diyetlerden kaçınılmalı,bireyin ihtiyacına göre alması gereken günlük yağ miktarı karşılanmalıdır.
  •     Kalsiyumun emilmesini zorlaştıran fazla posa alımı,fazla çinko ve alüminyum alımı,fitik ve oksalik asit çokluğu ve alkol alımı gibi etmenlerden uzak durulmalıdır.
  •     Emilimi engelleyen bağırsak problemlerinin önüne geçebilmek adına düzenli probiyotik kullanımı sağlanmalıdır.

Kaynakça:

Atilla Aksu,Murat Zinnuroglu,Belgin Karaoglan,Sabire Akin,Yesim Gökçe Kutsal,Fatma Atalay,G.Dinçer. Osteoporoz, Egitim Durumu ve Farkindalik Düzeyi Arastirma Sonuçlari, Turk J Osteoporos 2005;11(1):

Zekai Tarakçı1*, Muhammet Dervişoğlu, Vitamin D, Beslenmede Önemi ve Gıdalarda Zenginleştirmesi, Türkiye 9. Gıda Kongresi; 24-26 Mayıs 2006, Bolu 721

Perihan Gürbüz , Gülsüm Yetiş, Yaşlılarda D Vitamini Eksikliği, İ.Ü. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dergisi, ISSN:2147-7892, Cilt 5, Sayı 2(2017)

Prof. Dr. Neslişah RAKICIOĞLU ,Yaşlılık Döneminde Sağlıklı Beslenme  e-kutuphane.teb.org.tr 105-113

Ayşe Baysal,Beslenme,Hatiboğlu Yayınevi,15.Baskı,2014;118-121,176-181.

Hakkında: Nilay Atlıoğlu

Nilay Atlıoğlu
6 Şubat 1996 İstanbul doğumluyum.2018 yılı Haziran ayında Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum.Ayrıca Psikoloji alanında çift anadal programını diyetisyenlik eğitimimle eş zamanlı bitirerek psikolog unvanımı da aldım. Temmuz ve Eylül ayları arasında özel bir catering şirketinin bünyesinde Medicana Kadıköy Hastanesi'nde yemekhane diyetisyeni olarak görev yaptım. Şu an herhangi bir kuruma bağlı olarak çalışmıyorum. Bu sitede yazılarımla insanların beslenmeyle ilgili doğru bildiği yanlışları düzeltmeyi ve beslenme konusunda daha bilinçli bir toplumun oluşmasına katkı sağlamayı amaçlıyorum. Bedeninizin ve ruhunuzun doyduğu sağlıklı günler diliyorum :)

Buna da bakın

Wilson Hastalığı Nedir ?

Wilson Hastalığı Nedir ?

    Wilson hastalığı bakır metabolizmasının nadir rastlanan otozomal resesif bir hastalığıdır.Hastalığın karaciğer,serebral korteks, serebellum, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir