Başlangıç / Genel / Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubunun Metabolizmaya Etkileri Nelerdir?

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubunun Metabolizmaya Etkileri Nelerdir?

 Son yıllardaki obezite hastalığının artışıyla artmış şeker tüketimi arasında bağlantı olduğu bilinmektedir. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun (HFCS) neredeyse tüm ticari gıdalarda yaygın şekilde kullanılmasıyla şişmanlık arasında ilişki kurulmaya çalışılmış ve çeşitli araştırmalar yapılmıştır.

 Yüksek fruktozlu mısır şurubu; nem tutucu olması, fermente olabilmesi, mikrobiyel kirliliği önleyebilmesi, diğer maddeler ile kolay karışması, şeker ile aynı derecede tatlandırması ve ekonomik oluşu nedeniyle gıda sanayinde sıklıkla tercih edilmektedir.

 2004 yılında Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde (AJCN) yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketiminin Amerika’daki artmış obezite salgını konusunda rol oynayabileceği yazılmış ve bu yorumun üzerine bu konu hakkında çeşitli çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. HFCS’nin kişi başına düşen tüketimi son yıllarda azalırken, obezite oranları artmaya devam etmektedir. Bununla beraber dünya çapındaki sukroz tüketiminin, HFCS’nin 9 katı olması ve HFCS’nin az olduğu veya hiç olmadığı bölgelerde obezite ve diyabet salgınlarının olması (Meksika, Avustralya ve Avrupa) bu konudaki merakı iyice arttırmıştır.

 HFCS-55 ; %55 fruktoz, %42 glikoz ve %3 diğer sakkaritleri içerir. Genellikle sıvı ürünlere eklenir. Sükroz ise %50 glikoz ve %50 fruktozdan oluşur.
Yüksek fruktozlu mısır şurubunun isminde geçen ”yüksek” kelimesi kafaları karıştıran bir etmen olmuştur. İçeriğindeki fruktoz, sükrozun (çay şekeri) içerdiği fruktoz ile hemen hemen aynıdır. Bu ismi almasındaki sebep ise mısır şurubundan daha fazla fruktoz içermesidir.

 Hem normal kilolu hem de obez kadınlarla yapılan çalışmalar, HFCS ve sukroz tüketiminin; glikoz, insülin,leptin ve grelin düzeylerinin neredeyse aynı düzeyde etkilediğini göstermiştir. Bununla beraber literatürde HFCS ile sukroz arasında obeziteye neden olma ihtimalleri arasında bir fark olmadığını belirten ifadeler verilmeye başlanmıştır.

 Fruktoz ile glikoz tüketimini karşılaştıran bir çalışmada ise, %25 fruktoz içeren bir diyetin %25 glikoz içeren bir diyete göre visseral adipozitede ve trigliseritlerde daha fazla artış gösterdiği bulunmuş fakat insan diyetlerinde fruktoz ve glikozun saf şekilde tüketiminin çok nadir olması ve popülasyonun tükettiğine göre bu miktarın çok fazla oluşu sebebiyle bu çalışma yetersiz kalmıştır.

 Bazı çalışmalarda fruktoz veya HFCS tüketimi ile kilo artışı bildirilmiştir. Ayrıca, obezite hem insan hem de hayvan çalışmalarında değişmiş dopamin sinyalleriyle ilişkilendirilmiştir. Azalmış dopamin sinyallemesinin, yiyeceklerin dopamin aracılı bağımlılığına obeziteyle benzer şekilde aşırı yemeyi teşvik ettiği öne sürülmüştür. Bir çalışmada vücut ağırlığının artmaması durumunda diyete HFCS eklenmesi ile dopamin salınımında zayıflama görülmüştür.

 Fareler ile yapılan çalışmalar, HFCS yoluyla artmış fruktoz tüketiminin metabolik düzensizliği tetikleyebileceğini göstermiştir. Blakely ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışma %15 fruktoz içeren bir diyetin vücut ağırlığını değiştirmese de açken salınan insülini arttırdığını göstermiştir.

 40 erkek ve kadınla yapılan başka bir çalışmada HFCS veya sükroz ile tatlandırılmış içecekler kullanılmış ve deneklerin kan basıncı, kalp hızı, idrar örnekleri, serum ürik asit seviyeleri bakılmış. HFCS tüketen grupta sistolik kan basıncı ve serum ürik asit seviyeleri daha yüksek bulunmuştur. Bunun sebebinin de HFCS’nin daha yüksek miktarda fruktoz içermesi olduğu öne sürülmüştür.

Yorum

 Çalışmalara bakıldığında HFCS tüketimi önemli ölçüde lipogenesize (yağ oluşumu) sebep vermiyor gibi görünse de, sinyal mekanizmalarındaki değişiklikler, hormonal düzen veya dislipidemiyi teşvik ederek diğer metabolik anormalliklere sebep olabilir.  Fruktoz tüketiminin metabolik sendrom için risk faktörlerinde artışa yol açıp açmadığı da tartışmalıdır. Bunun için daha çok çalışma yapılması gerekmektedir. İster sukroz ister HFCS tüketimi olsun her ikisinin de fazlasının lipogenesize sebep olacağını ve hem yetişkin hem de çocuklar için günlük ilave şeker tüketiminin enerjinin %10’unun altında olmasının Dünya Sağlık Örgütü tarafından güçlü kanıtlar ile desteklendiğini ve tavsiye edildiğini biliyoruz. Genel öneri ise HFCS ‘ de dahil olmak üzere tüm ilave kalorisi olan tatlandırıcıların sınırlandırılması yönünde olmalıdır.

Kaynakça

Guideline: Sugars intake for adults and children. Geneva: World Health Organization; 2015.

John S White, Straight talk about high-fructose corn syrup: what it is and what it ain’t, The American Journal of Clinical Nutrition, Volume 88, Issue 6, December 2008, Pages 1716S–1721S, https://doi.org/10.3945/ajcn.2008.25825B

Le, MyPhuong T. et al., Effects of high-fructose corn syrup and sucrose on the pharmacokinetics of fructose and acute metabolic and hemodynamic responses in healthy subjects, Metabolism – Clinical and Experimental, Volume 61, Issue 5, 641 – 651

Meyers AM, Mourra D, Beeler JA, (2017),High fructose corn syrup induces metabolic dysregulation and altered dopamine signaling in the absence of obesity. PLoS ONE 12(12): e0190206. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0190206

Rippe JM, Angelopoulos J. 2013,Sucrose, High-Fructose Corn Syrup, and Fructose,
Their Metabolism and Potential Health Effects: What Do We Really Know? American Society for Nutrition. Adv. Nutr. 4: 236–245, 2013; doi:10.3945/an.112.002824

Hakkında: Zümra Fındıkçı

Zümra Fındıkçı
1998 İstanbul doğumluyum. İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik 4. sınıf öğrencisiyim. Mesleğe adım adım yaklaştıkça öğrendiğim yeni bilgileri sizlerle paylaşabildiğim bir platformda yazabildiğim için çok mutluyum. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum . Hipokrat'ın '' Bırak yiyecekler ilacın olsun'' sözünü buraya da yazmadan edemeyeceğim. Herkese keyifli okumalar diliyorum. zumrafindikci@hotmail.com

Buna da bakın

YAŞAMIN KAYNAĞI: SU

 İnsan besin almadan haftalarca, susuz bir şekilde ancak birkaç gün yaşamını sürdürebilir. Bu durum suyun …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir