Başlangıç / Anne & Çocuk / Balığın Faydaları Ve Gebelik Döneminde Balık Tüketimi

Balığın Faydaları Ve Gebelik Döneminde Balık Tüketimi

Balığın Faydaları Ve Gebelik Döneminde Balık Tüketimi

 

    Balık, yaşamın her döneminde sağlığın korunması ve gelişmesine katkıda bulunan bir besindir. İyi kalitede protein, uzun zincirli çoklu doymamış n-3 yağ asitleri (n-3 LCPUFA), D vitamini, iyot gibi besin öğelerini içermesi nedeniyle balıketinin düzenli ve yeterli miktarda tüketimi önerilmektedir. Yaşam boyu sağlıklı ve dengeli beslenme için balık tüketimi önemlidir.

    Balıketi genellikle %15-20 oranında protein içermektedir. Bu oran balık türüne göre değişiklik göstermektedir. Genellikle yenilebilir kısmının her 100 gramında yaklaşık 18 ila 22 gr arası protein vardır. 150 g balıketi yetişkin bir bireyin günlük protein gereksiniminin %60’ını karşılamaktadır. Balık proteinleri vücut dokularının korunması ve gelişmesi için gerekli tüm aminoasitleri içerir. Balık proteininin sindirilebilirliği yüksektir. Metionin ve lizin başta olmak üzere diğer elzem amino asitleri de içermektedir. Bu özelliklerinden dolayı balıketi yüksek biyoyararlılığa sahiptir.

    Balık yağları, karasal hayvanlardan elde edilenlere göre beslenme açısından daha değerlidir. Balık yağı %20 oranında doymuş yağ asitlerini içerirken; doymamış yağ asitlerini ise %80 oranında içermektedir. Bu doymamış yağ asitlerinin büyük çoğunluğunu da çoklu doymamış yağ asitleri oluşturmaktadır. Balık yağları n-3 grubu yağ asitleri olan EPA ve DHA asitlerin ise tek kaynağı konumundadır. Esansiyel besin maddeleri olduğu belirtilen bu yağ asitlerinin migren türü baş ağrıları, eklem romatizması, bazı kanser türleri, yetişkinlerde şeker hastalığı, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları ve bazı alerjilere karşı vücudu koruduğu bildirilmektedir. n-3 yağ asidinin insan sağlığına olumlu etkileri ile ilgili bilimsel kanıtların artmasıyla birlikte balık yağı preparatlarının kullanımı da artmıştır. Ancak balık n-3 yağ asidinin yanı sıra iyi kaliteli protein, vitamin ve mineral kaynağı olduğu için tek başına balık yağı preparatlarını kullanmak yerine balık tüketmek yeterli ve dengeli beslenme açısından daha uygun ve doğrudur.

    Mineral bakımından da zengin olan balıketi fosfor, selenyum, potasyum, iyot, çinko, demir ve magnezyum içeriği açısından önemli bir besindir. Balıketi B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6 (pridoksin) ve özellikle B12 (kobalamin) vitaminleri açısından zengin bir kaynaktır. Bununla birlikte mikro besin öğesi kompozisyonu balığın tür ve beslenmesine göre farklılıklar göstermektedir. Yağlı balıkların A vitamini (retinol) ve D vitamini içeriği yüksektir.

    Balıketi, bitkisel besinlerde bulunan selüloz yada lif gibi zor sindirilen maddeleri içermemesi sebebiyle kolay sindirilir.

GEBELİK DÖNEMİNDE BALIK TÜKETİMİ

    Gebelik dönemi kadın sağlığı için hassas bir süreçtir. Bu dönemde yeterli ve dengeli ve dengeli beslenme anne sağlığı açısından oldukça önemlidir. Yapılan çalışmalarda spesifik besin öğelerinin fetüs sağlığına etkisi bilinmektedir. Bu besin öğelerinden biride n-3 uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleridir. Gebelik döneminde yeterli miktarda n-3 yağ asidi alımının bebeğin optimal bilişsel, göz ve beyin gelişimi için önemli olduğu vurgulanmaktadır. Diyette n-3 PUFA’nın en iyi kaynağı balık ve diğer deniz ürünleridir. Bununla birlikte balıkta bulunan D vitamini, iyot, demir ve kolin gibi mikro besin öğeleri de fetüsün motor ve bilişsel gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

    Yaşamın ilk döneminde bebek için en iyi besin olan anne sütünün DHA içeriği de büyüme ve gelişimin tamamlanması açısından önemlidir. Özellikle fetüsün bilişsel ve görsel gelişimi için gerekli olan dokosahexaenoik asit (DHA) gebelik döneminde annenin balık tüketimine bağlıdır. Çiğnenmesi ve sindirimi kolay olan balıketi, katı gıda almaya başlamış bebeklerden yaşlı bireylere kadar toplumun bütün kesimlerinin rahatlıkla tüketeileceği iyi bir besindir. Çocukluk çağında düzenli balık tüketim alışkanlığı kazandırılmasının kronik hastalıkların önlenmesine katkıda bulunduğu bildirilmektedir.

    Sonuç olarak ; dünyanın pek çok ülkesinde insanlarda hastalık sonucu ölüm nedenlerinin başında, kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol gelmektedir. Bu hastalıkların temelinde kalıtsal faktörlerin dışında, beslenme rejimi de çok önemli yer tutmaktadır. Balık etinin bu hastalıklardaki tedavi edici rolü uzun bir süreden beri incelenmekte olup bu konuda olumlu sonuçlar alınmıştır. Yetişkinlik ve yaşlılık döneminde balık tüketimi ile kardiyovasküler hastalıklar, metabolik sendrom, kanser, depresyon, uyku kalitesi gibi konular arasındaki ilişkinin araştırıldığı görülmektedir. Balıkta bulunan besin öğelerinin biyoyararlılığını etkileyen bazı faktörler (kültür, alışkanlıklar, balığın yanlış pişirilmesi vb.) vardır.

    Örneğin bazı ülkelerde balığın alkol ile birlikte tüketilmesi bu biyoyararlılığı olumsuz yönde etkileyen faktörler arasındadır. Alkolün hem besin öğesi emilimini hem de diyet kalitesini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir.

    Yarar-risk analizi yapıldığında yararların daha ağır bastığı görülmüştür. Genel olarak haftada 2 porsiyon yağlı balık tüketimi önerilmiştir. Yaşamın her döneminde düzenli olarak balık tüketimi optimal beslenme için önemlidir.

 

Kaynakça:

Mol S, (2008), Balık Yağı Tüketimi Ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri, (2(4): 601-607)

Turan H., Kaya Y., Sönmez G., (2016), Balık Etinin Besin Değeri ve İnsan Sağlığındaki Yeri, E.Ü. Su Ürünleri Dergisi, Cilt/Volume 23, Ek/Suppl. (1/3): 505-508

Öksüz A., Alkan Ş., (2017), Yaşam Boyu Sağlıklı Ve Dengeli Beslenme İçin Balık Tüketiminin Önemi

Akhan S., Canyurt M., (2008), Transgenik Balıklar: Fayda Ve Riskleri, 2(3): 284-292

Hakkında: Elif Ağca

2014 yılında sağlık meslek lisesinden mezun olarak hemşirelik unvanını aldım. Hayallerimin peşinden giderek aynı yıl İstanbul Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazandım ve 2018 yılında mezun oldum. Her zaman kendimi geliştirmeye ve yaptığım araştırmaları sizinle paylaşmaya çalışacağım. Sağlıklı kalın.

Buna da bakın

Besin Reklamlarının Beslenme Tercihleri Üzerine Etkileri

Çocukluk çağı obezitesi sıklığı git gide artan bir sağlık sorunudur. Yaygınlaşan teknoloji kullanımı da obezitenin artmasında önemli etkilere sahip bir faktördür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.