Başlangıç / Hastalıklar / Beslenmenin Karaciğer Yağlanmasındaki Etkileri

Beslenmenin Karaciğer Yağlanmasındaki Etkileri

Karaciğer yağlanması nedir ?

     Karaciğer, vücudumuzdaki en ağır ve en büyük organlardan biridir. Sağ ve sol olmak üzere iki ana lobdan oluşmaktadır. Karaciğerdeki hücrelerin çoğuna  hepatosit denilmektedir. Hepatosit hücreler tükettiğimiz gıdalardan yararlı maddeleri almamızı sağlarken, aynı zamanda alkol gibi zararlı maddelerin vücudumuzdan atılımına yardımcı olur.

Karaciğerimizin beslenmemizdeki rollerini sayacak olursak;

-Kandaki kolesterol miktarını kontrol etmek

-Sindirilmiş gıdayı işlemek

-Bağırsaktaki gıdaların parçalanmasını yardım eden safrayı üretir

-Enerji depolar, vücudumuzun ihtiyacı olduğunda  kullanılır

-Şekerleri, vitaminleri ve mineralleri depolar

-Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasını düzenler

-İlaçları parçalar.

Karaciğer yağlanması nasıl oluşmaktadır?

    Karaciğer ağırlığının %5’den fazlasının yağ olması karaciğer yağlanması olarak bilinmektedir. Başlangıç olarak trigliseridlerin hepatositlerde birikmesiyle oluşmaktadır.

    Peki bu nasıl olacak derseniz trigliserid sentez ve yıkımı arasındaki dengenin bozulmasıyla gerçekleştiği söylenebilir. 

    Tabii ki tek sebep bu değil çok farklı nedenlerle oluşan karaciğer yağlanmasıyla ilgili Başkent üniversitesi Ankara hastanesi iç hastalıkları Gastroenteroloji bölümü’ne başvuran yeni karaciğer teşhisi konulmuş 100 hastanın beslenme alışkanlıklarına göre yapılmış çalışmada fazla fruktoz tüketimi, yüksek yağlı diyet, yüksek enerji alımı, düşük enerji harcaması, düzensiz öğün sayısı, insülin direnci, obezite gibi faktörler yağlı karaciğer hastalığı için tetikleyici risk faktörleri olarak belirlenmiştir.

    İnsülin direncinin karaciğer yağlanmasındaki etkisini anlamak için insülinin kas dokusu, periferik yağ dokusu ve insülin direncinin oluşturduğu diğer değişikliklerin birlikte düşünülmesi gereklidir.

    Diğer bir risk faktörü olan mitokondrial disfonksiyon, serbest yağ asidi metabolizmasındaki bozukluklar, serbest yağ asidi sentezindeki artış bu yağ asitlerinin esterleşmesi sonucu hepatositlerde birikmesiyle karaciğer yağlanmasına etken olmaktadır.

 

Sağlıklı bir bireyin karaciğer yağlanması olmaması için beslenmesine nasıl dikkat etmeli?

 

  •     Bisküviler, mayonezler , baklavalar, tatlılar ve bunlar gibi besinler glikoz, fruktoz ve mısır şurubu bulunduran tatlandırıcılar içermektedir. Oysa bu tatlandırıcılar bulunduğu yiyecek ve içeceklerin şişmanlığı arttırdığı, insülin direncini tetiklediği daha sonrasında karaciğer yağlanmasını ilerlettiğini yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır.
  •     Ambalajlı, katkı maddeleri içeren hazır gıdalardan ve beyaz undan yapılmış yiyeceklerden kaçınmalısınız.Basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Yani bol miktarda lif içeren meyve ve sebzelerin ölçülü bir şekilde tüketilmesi karaciğer yağlanmasını geriletmemizi sağlar.
  •      Kırmızı etten fakir, balık eti, sebze ve meyveden zengin, tahıllar, süt ürünlerini içeren Akdeniz diyeti karaciğer yağlanmasını geriletmek için oldukça faydalıdır.
  •     Karaciğer yağlanmasını tetikleyen kilo artışından kaçınmak ve sahip olduğumuz kiloları vermek için sağlıklı beslenme yollarını tercih etmeliyiz.
  •     Vücudumuza fayda sağlamayan ve dengesini bozan şok diyetlerinde amaç hızlı kilo vermek olsa da bizleri yağlardan kurtarmaz daha çok karaciğer yağ asidi akımını arttırarak istemediğimiz  karaciğer yağlanmasına yol açmaktadır.
  •     Karaciğere en çok zarar veren ve karaciğer yağlanmasına yol açan temel etkenden biri de alkol tüketimidir.  Alkol vücudumuzda toksinleri biriktirmeyi kolaylaştırır böylelikle karaciğer hücrelerine zarar vererek siroz oluşmasına sebep olabilir.
  •     Hayatımızda önemli bir yere sahip olan hareketli yaşam ilkesine  gelecek olursak,  hareketsiz bir yaşantıya sahipseniz ve iş hayatınızda oturarak geçiyorsa daha fazla risk altında olduğunuzu unutmamalısınız. Mutlaka her gün en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapmalısınız. Düzenli tempolu yürüyüş yağlanmanın önemli ölçüde gerilemesine yardımcı olmaktadır. Karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncini azaltmaya yardımcı olur.
  •     Çalışmalar karaciğer yağlanması hastalığına karşı günde en az 1 fincan şekersiz kahvenin faydalı olduğunu ortaya koymuştur fakat kahve reflüyü arttırdığı için doktor kontrolünde tüketilmelidir.

 

    Karaciğer yağlanmamız varsa bundan sonra en önemli tedavi türünden biri olan beslenmemize nasıl dikkat etmemiz gerekir?

 

  • Öncelikle karaciğer sağlığına mükemmel fayda sağlayan magnezyum, folat ve C vitamini bulunduran sarı ve yeşil meyve ve sebzeler yağ bakımından fakir, kolesterolü az, lif miktarı fazla olduğundan dolayı tüketimi arttırılmalıdır. Meyve ve sebzelere örnek verecek olursak: Sebzeler; kabak, brüksel lahanası, lahana, karnabahar, kereviz, maydanoz, nane… Meyveler; yaş ve kuru üzüm, yaş ve kuru incir, elma, portakal, turunç, limon…
  • Kan şekeri yüksek olmayan hastalarda ılık su, bal ve limon karışımı ya da yağsız süt ve bal karışımı karaciğer dostudur.
  • Pekmez gibi demir bakımından zengin gıdaların aşırı tüketimi tavsiye edilmez.
  • İlk enerji gereksinimi kompleks karbonhidrat olan tahıllar, meyve ve sebzelerden alınmalıdır.

 

Kaynakça:

Tekin, Pınar. Karaciğer yağlanması olan hastaların beslenme alışkanlıkları ile antropometrik ölçümlerinin belirlenmesi,Yüksek lisans tezi,Başkent Üniversitesi,2014.

Sanyal AJ, Campbell-Sargent C, Mirshahi F, et al. Nonalcoholic steatohepatitis: association of insulin resistance and mitochondrial abnormalities. Gastroenterology 2001; 120: 1183-92.

Morrow JD. Is oxidant stress a connection between obesity and atherosclerosis? Arterioscler Thromb Vasc Biol 2003; 23: 368-70.

Emery MG, Fisher JM, Chien JY, et al. CYP2E1 activity before and after weight loss in morbidly obese subjects with nonalcoholic fatty liver disease. Hepatology 2003; 38: 428-35.

Vitaglione P, Morisco F, Mazzone G. Coffee reduces liver damage in a rat model of steatohepatitis: the underlying mechanisms and the role of polyphenols and melanoidins. Hepatology 52: 1652-1661, 2010.

Hakkında: Zeynep Akman

Zeynep Akman
Merhaba Sevgili okurlar, beslenme ve diyetetik bölümü 2.sınıfım sizler için en bilimsel doğru bilgileri araştırıp paylaşacağım umarım faydasını görürsünüz soru ve önerileriniz için zeynep.akman47@hotmail.com mail adresimden iletişime geçebilirsiniz herkese sağlıklı mutlu günler dilerim :)

Buna da bakın

D Vitamini'nin Diyabet Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

D Vitamini’nin Diyabet Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

D VİTAMİNİ VE DİABETES MELLİTUS     Son yıllarda vitamin D reseptörünün ve vitamin D’ …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir