Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Çaylar ve Doğru Demleme Yöntemleri

Çaylar ve Doğru Demleme Yöntemleri

Çay Demleme Yöntemleri Nelerdir ?

    Günlük hayatımızın olmazsa olmazı : Çay. Kiminin sabah kahvaltısı için vazgeçilmezi, kiminin akşam yemeği sonrası yorgunluk çayı dediği. Ama mutlaka herkesin yaşamında bir parça bulan, sudan sonra en çok tükettiğimiz sıvı. Bazılarının sudan daha fazla tükettiği sıvı bile olabiliyor. Hatta 2000’li yılların başında Türkiye’nin dünyada çay tüketiminde 3. sıradayken bugünlerde 1. sıraya yerleşmesini buna bağlasak sanırım yanlış yapmış olmayız.

Peki bu kadar çok tüketmemize rağmen doğru demliyor muyuz, çayın iyisini alıyor muyuz, çay içerken acaba vücudumuza zarar veriyor muyuz gibi soruları düşünüyor muyuz ?

    Düşünenler için şimdi tüm bu soruların cevaplarını açıklayacağım düşünmeyenler de şu andan itibaren düşünmeye başlasınlar çünkü az sonra şaşırtıcı bilgiler okuyacaksınız.

    Ülkemizde yetişen çay dünyada üzerine kar yağan tek çay olduğundan böcek ve türevleri zarar vericilerden doğal bir yöntemle korunmuş oluyor. Ana vatanı biz olmasak da üzerine yağan kar sayesinde eşsiz bir özellik kazanıyor çayımız. 4 hasat döneminde toplanan çaylardan ise en iyisinin mayıs çayı olduğu tüm üreticilerce biliniyor. Marketlerde onlarca isimde çay satılırken hangi çayı almalıyım sorusuyla sizin de aklınız karışıyorsa Sürmene’de Çay fabrikasında yapılan sunumdan kısa bir parçayı buraya ekleyeyim ve cevabı vermiş olayım. Sunumu yapan kişi şöyle diyor : ‘’ Çaylar satılsın diye üzerine her şeyi yazarız; ay ışığında toplandı, genç kızlar topladı, altın suyuyla yıkandı vs. Hatta Uzungöl çayı diye bir şey vardır, Uzungölde çay bahçesi ve çay fabrikası olmamasına rağmen… ‘’ Yani şekilciliğin ön planda olduğu bu çağda dış paketlerin sadece göz boyamak için yapılmış birer araç olduğunu unutmamalı.

BUGÜN SUDAN SONRA EN ÇOK TÜKETİLEN ÇAYI KİM BULMUŞ, NASIL AKLINA GELMİŞ BU İÇECEK ?

    Çayın ilk ortaya çıkışı ve içecek olarak hazırlanışı 5000 yıl öncesi Çin’e dayanmaktadır. Rivayete göre Çinlilerin tarım tanrısı olarak bilinen Shennong’un sofrasındaki sıcak su dolu tasa altında oturduğu çay ağacından (Camellia Sinensis) birkaç yaprak düşmüş ve bunu içen Shennong şifaya kavuşmuştur. İlk başlarda tedavi amacıyla içilen bu içecek daha sonraları günlük içecek haline dönüşmüştür.

    Yani çay tesadüf eseri bulunsa da o günden bugüne dek pek çok coğrafyada hem şifa hem de kültürün vazgeçilmez öğelerinden biri olmuştur.

PEKİ ÇAĞIN YENİLİKLERİNDEN OLAN AROMALI ÇAYLAR DA SAĞLIKLI MI ?

    Aromalı çaylar, siyah çay kazana dökülüp karıştırılırken içine istenilen meyvenin esansının dökülmesi ve çayın o kokuyu çekmesi sağlanarak üretilir. Bunun yerine çay demlenirken istenilen aromanın meyvesi (örneğin şeftali aromalı çay istiyorsak kurutulmuş şeftali parçaları) çayın içine eklendiğinde hem aromalı hem de sağlıklı çay elde etmiş olunur. Bu konuyla ilgili yukarda bahsettiğim seminerden başka bir kısım ise şöyleydi : ‘’ vatandaş bizden kavunlu, karpuzlu,muzlu çay istediğinde yapmama şansımız yok, kardeşim önce kavun karpuzu ye sonra çay iç deme şansımız da yok, çayın yanına kavun karpuz dilimleyip gönderme şansımız da olmayınca biz aromalı çayları üretiyoruz. İçmeyin diyoruz ama talep olduğu için üretiyoruz. ‘’ diyor üreticisi. Yani ‘’ aromalı çay içmek mi, sağlıklı çay içmek mi ? ‘’ sorusunun cevabı size kalmış.

SALLAMA ÇAYLAR GERÇEKTEN ÇAY MI ?

    Sallama çay önceleri ailesinden uzağa okumaya giden öğrencilere kolaylık olsun diye tasarlandı. Çünkü normal çayın suya rengini vermesi ve demlenmesi vakit alırken sallama çay sıcak suya koyulur koyulmaz rengini veriyordu. Aslında bu düşündürücü olay acaba sallama çayda boya mı kullanılıyor sorusunu akla getirdi. Ama sallama çayda boya yoktu ve boya sanılan şey çayın tozuydu. Yani sallama çay içtiğinizde  çayın kendisini değil tozunu demliyor ve onu içiyordunuz. Hatta çay demlemeden önce çayı yıkayanlar o yıkama suyuyla çayın tozunun uzaklaştığını görebilirler. Aslında yıkayarak uzaklaştırdıkları o tozlar sallama çayın ta kendisi.

BUNCA ZAMAN ÇAYI YANLIŞ MI DEMLEDİK ? ÇAY DOĞRU ŞEKİLDE NASIL DEMLENİR ?

    Alt demliğe su koyulur ve kaynamaya bırakılır. Kolaylık olsun diye üst demliğe de çay koyulur.

    Koyulur koyulmasına ama vatandaş  çayı zaten fabrikada fırınlıyorlar bir de ben ısıya maruz bırakarak iyice yakmış olmuyor muyum diye düşünmez. Bu yüzden çayı yakmamak ve doğru demlemek için alt demlikteki su kaynadığında boş olan üst demliğe önce su sonra çay eklenmelidir. Bu sayede çay yavaşça rengini suya vererek aşağı iner. Diğer durumda ise (çayın ardından su eklendiğinde) çay aşağıdan yukarıya ve sonra tekrar aşağıya iner. Bu yüzden çayın rengi istenen berraklıkta, tadı da istenen güzellikte olmaz.

Çayı bir süzgeç veya delikli top içinde tutmak ise çay yapraklarının şişmesini engellediği için uygun değildir.

ÇAY VÜCUT ÇALIŞMASINI NASIL ETKİLER ?

    Bir bardak çay 60 mg civarında kafein ve benzeri alkoloidler içerir. Çayın kafein ve tanen yoğunluğu ise demlenme süresine göre değişir. Eğer çay ateş üzerinde kaynatılırsa esansların kaybı çok olur ve gereğinden fazla tanen suya geçerek çayı acılaştırır. Beş dakikalık demlemede ise kafeinin %75’i tanenin %40’ı deme geçmektedir.

    Kafein 8mg/kg düzeyinde alındığında metabolik hızda %16 artış gözlenmiştir.

    Tanenler barsak hareketlerini azaltarak barsaklardan su kaybını önlerler. Ayrıca çayda potasyum yoğun bulunduğundan diyarede (ishal) su kaybının yerine getirilmesinde yardımcı olur.

ÇAY VÜCUT İÇİN ZARARLI OLABİLİR Mİ ?

   Tanenler diyetle alınan demirle bağlanarak demir emilimini azaltırlar. Yemekten bir saat sonra alınan çay

    Aşırı kafein alımının idrarla kalsiyum atımını arttırdığı da bildirilmiştir.

    Çay ishalden ve bazı kronik hastalıklardan korunmada olumlu olmasına karşın, bazı kimselerde kalp çarpıntısı, bazılarında anemi; bazılarında ülser ağrılarını, bazılarında osteoporoz riskini arttırıcı etki yapabilir. Kişi kendi durumunu tanıyarak içeceği miktarı ayarlamalıdır.

 

Kaynakça :

Prof. Dr. Ayşe BAYSAL , BESLENME , Hatiboğlu yayınevi, Ankara, 16. baskı 2015.

Hakkında: Gülnur Tezcan

Gülnur Tezcan
Ben Gülnur Tezcan. Bu sitede beslenme biliminin, insanın geçmiş ve gelecek tüm zamanlarını nasıl şekillendirdiğini ve insan psikolojisiyle ne kadar ilgili olduğunu unutmadan nasıl daha sağlıklı ve daha mutlu yaşayabiliriz sorularının cevabını arayacak ve bu yolu aydınlatacağız.

Buna da bakın

Yüksek Proteinli Diyetler

Yüksek Proteinli Diyetlerin Vücuttaki Etkileri Nelerdir?

    Diyette proteinlerin varlığı; vücut proteinlerinin sentezlenmesi, sinyallerin iletimi, glisemik düzen, doygunluk, hormon uyarımı; …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir