Çarşamba , Temmuz 17 2019
Başlangıç / Hastalıklar / Diabulimia Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Diabulimia Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Diabulimia Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

   Diabetes Mellitus(DM) pankreasın Langerhans adacıklarından salgılanarak kan şekerinin kullanımını düzenleyen insülin hormonu salgısının tamamen veya kısmen yetersizliği veya eksikliği sonucunda meydana gelen hiperglisemi ile karakterize metabolik bir hastalıktır.
    Vücutta enerji için gerekli olan ve fazla alınan besin öğelerinin depolanmasını sağlayan insülinin, diyabetli bireylerde üretilememesi ya da vücudun insüline yanıt verememesi söz konusudur.Tip 1diyabet tip 2diyabet, gestasyonel diyabet gibi farklı sınıflandırmaları vardır.

TİP 1 DM

   Tip 1 diyabet pankreas hücrelerinin zedelenmesi ya da total kaybına bağlı olarak gelişen mutlak insülin eksikliği ile ortaya çıkan ve insüline bağımlı olarak seyreden genetik yatkınlığında söz konusu olduğu bir hastalıktır.

  Tip 1 DM’den genellikle çocuklar ve genç yetişkinler etkilenmekle birlikte, tip 1 DM herhangi bir yaşta da oluşabilir.

  Tip 1 diyabette tam insülin eksikliği mevcut olduğu için, ketoasidoz ve ölümden korunabilmek için egzojen insülin tedavisi şarttır.

DİABULİMİA

    Diabulimia Tip 1diyabeti bulunan kişilerin kilo verme amacıyla insülin dozlarını azaltması ya da tamamen yapmaması sonucunda ortaya çıkan bir yeme bozukluğudur. Fakat tip 1 diyabetli bireylerin yaşamak için insüline ihtiyacı vardır.

    Diabulimia tıbbi bir terim olmaktan çok medya ile özdeşleşmiş bir terimdir. Diabulimia’nın gelişebileceği birçok sebep vardır. Çoğu zaman sadece tek bir şeye bağlı değil fiziksel, sosyal ve zihinsel sağlık sorunlarının bir kombinasyonu şeklinde olabilir. Besinlerin karbonhidrat içeriği, besin etiketleri, ağırlık, kan şekeri gibi rakamsal değerler ve kontrolü ile yoğun uğraş gerektiren bunların yanı sıra yoğun metabolik komplikasyonlarla karakterize diyabet yeme bozukluğu gelişiminde yüksek risk faktörü olan bir hastalıktır.

    Diabulimia herhangi bir yaşta ya da diyabet teşhisinden sonra herhangi bir aşamada görülebilir.
Vücut imajı sorunları ve kilo verme arzusu ile başlayabileceği gibi bazen de diyabet tükenmişliği olarak başlayabilir.

DİABULİMİA BELİRTİLERİ

Duygusal ve davranışsal:

• Diyabet yönetiminin artan ihmali
• Diyabet yönetimi hakkında gizlilik
• Diyabet ile ilgili randevuları önleme
• Düşük kan şekeri korkusu
• İnsülinin kilo aldıracağı inancı
• Diyette aşırı artış veya azalma
• Vücut imajı hakkında aşırı endişe
• insülin dozlarını düşürmek için bazı gıda veya besin gruplarını kısıtlama
• Aile ile birlikte veya halka açık yerlerde yemek yemekten kaçınma
• Aşırı katı yiyecek kuralları
• Yiyecek, kilo ve kaloriler ile meşgul olma
• Aşırı ve sert egzersiz
• Uyku düzeninde artış
• Arkadaşlardan veya aile aktivitelerinden çekilme
• Depresyon ve kaygı

Fiziksel Belirtileri:

• Sürekli olarak 9.0 veya daha yüksek hemoglobin A1c değerleri
• Hemoglobin A1C sonuçlarına uymayan kan şekeri kayıtları.
• Açıklanamayan kilo kaybı
• Sürekli bulantı ve kusma nöbetleri
• Kalıcı susama ve sık idrara çıkma
• Düşük sodyum ve potasyum düzeyleri
• Sık mesane ve maya enfeksiyonları
• Düzensiz menstruasyon veya menstruasyon eksikliği
• Bulanık görüş
• Yorgunluk veya uyuşukluk
• Kuru saç ve cilt

DİABULİMİA’NIN SAĞLIK SONUÇLARI

    İnsan vücudu şaşırtıcı derecede esnektir bu nedenle diyabet hastaları genellikle mümkün olandan çok daha yüksek kan şekeri ile yaşamayı başarabilirler.
    Diabulimia’nın başlıca sonuçları genellikle uzun süreli yüksek kan şekeri ile ilgilidir. Bu komplikasyonlar şiddetli ve geri dönüşümsüz olabilir, bu nedenle uygun tedavi ve erken teşhis önemlidir

Kısa vadeli sonuçlar:

• Yavaş yara iyileşmesi – yüksek kan şekeri dolaşım bozukluğuna neden olur, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin işlevini azaltır ve küçük kan damarlarına zarar verir; Bunların hepsi yara iyileşmesini geciktirir ve bazen diyabetli bir kişide ülsere dönüşebilir.
• Staph ve diğer bakteriyel enfeksiyonlar – yüksek kan şekeri vücudun, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen ve vücudun enfeksiyona karşı savunmasını azaltan belirli enzimleri ve hormonları üretmesine neden olur. Bu enfeksiyon riski ve yavaşlamış iyileşme, bir kişinin kangren, sepsis veya bir kemik enfeksiyonu gelişme olasılığını artırır.
• Maya enfeksiyonları – fazla şeker genellikle vajinal bölgede mayanın aşırı büyümesine izin verir.
• Kas atrofisi – insülin olmadan, vücut besinleri kullanamaz ve hücreler aç kalmaya başlar, böylece vücut enerji için kası parçalamaya başlar.
• Menstrüel bozulma – yeterli beslenme olmaksızın, bir kadının östrojen seviyeleri düşer ve bu da menstruasyonun başlamasını engelleyebilir veya düzensiz hale gelebilir. Ayrıca bir kadının vücudu açlık duyduğunda, enerji tasarrufu için üremeyi durduracaktır.
• Elektrolit dengesizliği – böbrekler fazla şeker ve ketonları idrarla atmak ister, özellikle yüksek keton seviyeleri, sıklıkla görülen kusma ile birleştiğinde aşırı elektrolit dengesine yol açabilen sodyum ve potasyum kaybı meydana gelir.
• Diyabetik Ketoasidoz – tip 1 diyabetli insanlar diğerlerine göre daha hızlı keton cisimleri oluşturur, çünkü vücut ketonları kan dolaşımından hücrelere taşımak için insüline ihtiyaç duyar; insülin olmadığında ketonlar, kan dolaşımını hızlandırır ve böbreklerden süzülen kanı asidik hale getirirler.Asidik kan sadece kan damarlarına, sinirlere ve organlara zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda kişinin kanındaki pH değerinde küçük bir değişiklik bile organ sistemlerine zarar vererek koma ve bazen ölümle sonuçlanabilir

TEDAVİ

    Diabulimialı hastalar bütüncül olarak ele alınmalı, hastalığın metabolik kontrolünün yanı sıra psikiyatrik destek sağlanmalıdır.

    Tedavi için hekim, psikolog, yeme bozuklukları ve diyabet alanında uzmanlaşmış diyetisyenin bulunduğu multudisipliner bir takım gereklidir.

    Hastalara her zaman mükemmel bir kontrolün değil, yeterince iyi diyabet yönetiminin hedef olduğu vurgulanmalıdır. Çünkü mükemmellik arayışı, diyabet tükenişinde bir artışa yol açabilir ve bu da yeme bozukluğunu artırabilir.

    Diabulimia ciddi bir zihinsel bozukluk olduğu için hastaya insülin kullanmadığı zaman oluşacak komplikasyonların tehlikelerinden bahsetmek hastaya psikolojik olarak daha çok zarar vereceği için bunun yerine bireyin kilo alma kaygıları göz önünde tutularak insülin dozlarını kullandığı zamanlarda da kilosunu koruyabileceği ifade edilmeli ve bunu sağlayacak zorlanmadan uygulayabileceği yeme alışkanlıklarına uygun esnek diyet programları belirlenmelidir.

 

Kaynakça:

https://www.diabetes.org.uk/guide-to-diabetes/life-with-diabetes/diabulimia
The National Eating Disorders Association. Erişim adresi: https://www.nationaleatingdisorders.org/diabulimia-5
Altuntaş Y ve ark. Tip 1 ve Tip 2 Diyabetes Mellitus Hastalarında Yeme Bozuklukları Ve Bozulmuş Yeme Davranışı, Düşünen Adam;2008,21(1-4):24-31.
Alphan E, Hastalıklarda Beslenme Tedavisi, Diabetes Mellitus ve Beslenme Tedavisi, Hatipoğlu Yayınevi 3. Baskı, Ankara, 2017.
Baysal A, Diyet El Kitabı, Diabetes Mellitus ve Beslenme Tedavisi, Hatipoğlu Yayınevi, 8. Baskı, Ankara, 2014.

Hakkında: Halise Tanoğlu

Avatar
Merhaba arkadaşlar, 1997 yılında Konya da doğdum. Konya Meram Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra hiç de hayalim olmayan Selçuk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünü kazandım ama iyiki kazanmışım hayalim olsa bu kadar sevemezdim zaten ailesinin kazancını topraktan sağladığı ve her şeyin doğalını yetiştirdiği, doğal besinlerle beslenen ve çocukluğundan itibaren besinlerin mucizevi gücüne inanan birisi olarak bu kaçınılmaz olsa gerek. Gelin hep birlikte besinlerin ve sağlıklı beslenmenin mucizevi gücüne şahit olalım 😊

Buna da bakın

Kistik Fibrozisli Çocuklarda Tanı, Tedavi ve Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Kistik Fibrozisli Çocuklarda Tanı, Tedavi ve Beslenme Nasıl Olmalıdır?

    Epitel hücre membranlarındaki kistik fibrozis(KF), transmembran regülatör adındaki proteinin defekti sonucu klor kanalının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir