Başlangıç / Genel / Hipoglisemide Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Hipoglisemide Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Hipoglisemi ve Beslenme Tedavisi
Halk arasındaki adıyla kan şekeri düşüklüğü olarak bilinen hipoglisemi, bir hastalık olarak karşımıza çıkabildiği gibi sağlıklı bireylerde bazı faktörlere bağlı olarak da ani gelişebilir.
Herkes hayatında bir defa da olsa kan şekeri düşüklüğü yaşamıştır. En bariz belirtileri; ellerde ve vücutta titreme, soğuk terleme, ciltte solukluk, kalpte çarpıntı hissi, baş ağrısı, parmak uçlarında karıncalanma hissi ve dalgınlık ile uyuklama halidir.
Beyin damarları daha çok glikoza erişebilmek için genişler böylelikle de baş ağrısı oluşabilir. Aynı şekilde beyine giden glikoz miktarı azaldığı için bilişsel fonksiyon bozukluğu ile bilinç değişiklikleri meydana gelebilir.
Nöroglukopenik Sendrom da denilen yukarıda sayılan belirtiler aslında vücudumuzun gösterdiği birer emniyet bariyeridir. Eğer hipoglisemi önemsenmezse ve duyarsızlaşılırsa ani koma gelişebileceğinden dikkate alınmalıdır. Hipoglisemik acilerde yani kan şekeri seviyesinin <50 mg/dl olması halinde tedavide gecikme olursa nörolojik sekeller, koma ve hatta ölüm bile gerçekleşebilir.

Peki hipoglisemi neden önemlidir?
1) İş gücü etkilenir.
2) Kaza gerçekleşme riski artar.
3) Beyin hasarları
4) Koma
5) Hipoglisemi Paniği
Hipoglisemi paniği, kan şekeri düşecek korkusuyla bireylerin gece yemelerini arttırması veya insülin yapmamalarıdır.
Bir diyabetlinin öğününde alması gereken kadar karbonhidrat almaması, az karbonhidrat alımından sonra aşırı egzersiz yapılması, fazla doz insülin yapılması ve hatta basit yada kompleks karbonhidrat alımı bile hipoglisemi üzerinde etkilidir.
Hipoglisemi tedavisinde şuurun açık olup olmaması önemlidir. Şuur kapalıysa hastaneye gidene kadar glukagon enjeksiyonu sağlık personeli tarafından hemen yapılmalıdır.
Basit yapılı karbonhidratlar kan glikozunu daha hızlı yükseltir böylece düşüş de daha hızlı olur. Ancak kompleks yapılı karbonhidratların glikoz düzeyini yükseltmeleri daha yavaş ve kademeli olmaktadır. Bu sebeple bunların tercih edilmesi daha doğru olur.
Sindirimi uzun olan besinler kan glikoz seviyesini daha yavaş yükseltirler. Bunlara; yağlı, tam tahıllı, lifli ve glisemik indeksi düşük besinler dahildir.
Tam yağlı süt, tam tahıllı ya da çavdar ekmek, kurubaklagiller ve meyveler hipoglisemi için iyi seçenekken; rafine ürünler ve basit şekerler ise uzak durulması gerekenlerdir.
Besinlerin hazırlanması pişirilmesi de kan şekeri düzeyine etki eder. Örneğin meyvelerin suyunu içmektense kendisini tüketmek, çorbaları süzmektense bir miktar pürtüklü bırakmak, yağsız yerine yağlı süt veya yoğurt tüketmek en öncelikli tercihler olmalıdır.

KAYNAKÇA:
Baysal,Ayşe. Yüz soruya yüz yanıtla sağlıklı beslenme. Maltepe/Ankara. Hatipoğlu Yayıncılık,2013.
Baysal, Ayşe. Beslenme. Ankara Hatiboğlu Yayıncılık,2015.
Tüfekçi Alphan, Emel. Hastalıklarda Beslenme Tedavisi. Maltepe/Ankara: Hatiboğlu yayınları, 2018.

Hakkında: Deniz Bingöl

Deniz Bingöl
Herkese Merhabalar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik 3.sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi'nde Aşçılık bölümünde okumaktayım. Çok okuyan, çok araştıran ve çok sorgulayan biriyim. Bu sebeple burada kendime bir yer bulduğumdan dolayı mutluyum. Beni tanıyanlar bilir hep; ''Her şeyin başı sağlık'' derim. Bunun için de öğrenmemiz gerekiyorsa birlikte öğrenmeye ne dersiniz? Yaşamınızın sağlıklı günlerle dolu olması dileğimle...

Buna da bakın

izotiyosiyonatlar

İzotiyosiyonatların Önemi Nedir?

Epidemiyolojik veriler yüksek sebze ve meyve alımı ile düşük kronik hastalık riski arasındaki ilişkiyi desteklemektedir. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir