Pazartesi , Ağustos 19 2019
Başlangıç / Besinler / Rooibos Çayının Faydaları

Rooibos Çayının Faydaları

Rooibos çayı nedir ?

    Ülkemizde “kırmızı çay ve kızıl çay” olarak bilinen Rooibos Çayı, Güney Afrika’ya özgü “kızıl çalı”dan (Aspalathus linearis) elde edilmektedir. Kızıl çalı baklagiller ailesindendir ve Güney Afrika’da tüketilen en popüler çaylar arasında yer almaktadır. Demlendiğinde kırmızı olan çayın okside edilmeden üretilen ve tat olarak olmasa da mineral bakımından daha zengin yeşil versiyonu da bulunmaktadır.

  Kırmızı rooibos çayı tatlıdır, yeşil rooibos çayının tadı ise daha çok ot tadına benzer.Antioksidan bakımından oldukça zengin olan rooibos çayında kafein yoktur ve tanen oranı oldukça düşüktür.

 

Rooibos Çayının Faydaları

Rooibos çayının en önemli özelliği antioksidan bakımından zengin olması ve siyah çay ya da yeşil çay gibi kafein içermemesidir. Geleneksel olarak sinirleri yatıştırmak, bebeklerde kolik tedavisi, astım, alerjilere karşı ve sindirim sorunları için kullanılır.

Kanser: Rooibos çayında bulunan polifenoller oldukça güçlü antioksidanlardır ve hücre zarlarının korunmasına yardımcı olur. 2009 yılında Gıda ve Kimyasal Toksikoloji’de (Food and Chemical Toxicology) yayınlanan araştırmada rooibos çayının, siyah çay ve yeşil çayla birlikte kanserli tümörlerin boyutunun küçültülmesinde etkili olduğu belirlenmiş.

Kolesterol: Güney Afrika’da yapılan bir diğer araştırmada, 6 hafta boyunca her gün rooibos çayı içen 40 kişinin vücudu kalp hastalıklarına, kansere ve yaşlanmanın olumsuz etkilerine karşı koruyan “glutatyon” seviyelerinde yükselme belirlenmiş. Aynı zamanda bu kişilerin LDL kolesterolünde önemli ölçüde düşüş kaydedilmiş. Ek olarak iyi kolesterol olarak HDL kolesterol seviyeleri yükselmiş. Araştırma sonuçları 2010 yılının Eylül ayında Etnofarmakoloji Dergisi’nde (Journal of Ethnopharmacology) yayınlanmış.

Alzheimer Hastalığı: Antioksidanların Alzheimer hastalığından korunma ve hastalığın gelişimini yavaşlatmadaki önemi biliniyor. Bu konuda Ohio Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, rooibos bitkisinde bulunan “nothofagin”nin sinir ve beyin fonksiyonu üzerinde koruyucu etkiye sahip olduğu belirtiliyor.

Kolik: Rooibos çayı, Güney Afrika’da geleneksel olarak bebeklerde kolik tedavisinde kullanılmaktadır. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarla desteklenen bu kullanım şekli için daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte “Uluslararası Pediatri” (Pediatrics International) dergisinde sonuçları yayınlanan bir çalışmaya göre rooibos çayının düzenli kullanımı çocuklarda herhangi bir yan etkiye neden olmuyor.

Sindirim: Bu konuda yapılmış bir bilimsel çalışma yok ancak rooibos çayı hazımsızlık, mide yanması, bulantı ve kusma gibi sindirim sorunlarına karşı popüler olarak kullanılmakta. Ayrıca mide ülseri bulunanlar rooibos çayının ülser belirtilerini hafifletmek için kullanıyor.

Diş Sağlığı: Rooibos çayında bulunan kalsiyum (100ml’de 0.54mg), florid (100ml’de 0.11mg) ve manganez (100ml’de 0.02mg) sağlıklı dişler ve kemikler için uzmanların önerdiği minerallerdir. Rooibos ayrıca sodyum, potasyum, demir ve bakır minerali içerir.

Cilt Hastalıkları: Rooibos çayı harici olarak cilt yüzeyinde görülen çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Çinko bakımından zengin olan bitki uçuk, aft (gargara olarak kullanıldığında), hafif yanıklar, pişik, cilt tahrişine karşı ve egzamanın kaşıntı, cilt kuruluğu gibi belirtilerini hafifletmek için kullanılan etkili doğal ürünler arasında yer alıyor.

Rooibos çayı ayrıca sinirleri yatıştırmak, uykusuzluk, hafızayı güçlendirmek ve kalp sağlığını korumak için tüketilen çaylar arasında yer almaktadır.

Rooibos Çayı Nasıl Yapılır

    Rooibos çayı hazırlamak için büyük bardak başına 1 çay kaşığı kurutulmuş rooibos ölçüsünü kullanabilirsiniz. Bu ölçü hem kırmızı hem de yeşil rooibos çayı için geçerlidir. Suyu kaynattıktan sonra ocağı kapatın ve çayı kaç kişilik hazırlıyorsanız o kadar otu demliğe atın ve demliğin kapağını kapatın. 5 dakika demlenmesini bekledikten sonra süzüp içebilirsiniz. Kırmızı olan rooibos çayı yeşil rooibos çayına göre daha tatlıdır ancak Güney Afrika’da geleneksel olarak şeker ve süt karıştırılarak içilir. Çayın tadını değiştirmek için limon veya balda kullanabilirsiniz.

Rooibos Çayının Yan Etkileri

    Genel olarak güvenli kabul edilen bitki çayları arasında yer alan rooibos çayının aşırı tüketimi bazı yan etkilere neden olabilmektedir.

  •      Yeşil ve siyah çaya oranla daha az “tannik asit” içermesine rağmen demirin vucut tarafından emilimini olumsuz yönde etkileyebileceği için özellikle demir eksikliği anemisi olan kişilere önerilmez.
  •     Kanser tedavisi gören kişilerde bazı enzimlerin üretimini tehlikeli boyutlarda arttırabilir.
  •     Antioksidan bakımından zengin rooibos çayı antioksidan takviyesi kullananlar tarafından tüketilmemelidir.
  •     Hormona duyarlı meme kanseri gibi kanser türlerinin tedavisinde kullanılması bitkinin östrojenik aktivitesi nedeniyle önerilmemektedir.
  •     Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı ve olası yan etkileri hakkında herhangi bir araştırma bulunmamaktadır.

 

 

Kaynakça:

Astrid von Gadow, Elizabeth Joubert, and Chris F. Hansmann, Comparison of the Antioxidant Activity of Aspalathin with That of Other Plant Phenols of Rooibos Tea (Aspalathus linearis), α-Tocopherol, BHT, and BHA, Department of Food Science, University of Stellenbosch, Private Bag X1, Matieland, Stellenbosch 7602, Republic of South Africa, and ARC-INFRUITEC, Private Bag X5013, Stellenbosch 7599, Republic of South Africa

Julia F. Morton, Rooibos tea,aspalathus linearis, a caffeineless, low-tannin beverage, 19 August 1982

Atsutoshi Kawanoa,Hiromichi Nakamura, Shu-ichi Hata, Miki Minakawaa,Yutaka Miuraa Kazumi Yagasakia, Hypoglycemic effect of aspalathin, a rooibos tea component from Aspalathus linearis, in type 2 diabetic model db/db mice, Department of Applied Biological Science, Tokyo University of Agriculture and Technology, Fuchu, Tokyo 183-8509, Japan, 1 February 2009

Hakkında: Selinsu Kurt

Avatar
Selaam ben Sell. Arnavutköy Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi 2015 mezunuyum. 2019 Haziran'ında da Medipol Üniversitesi'nin yeni mezun diyetisyeni oluyorum. Sene içerisinde yaptığım stajlarla teorik bilgilerimi değerlendirip bomba gibi geliyorum. Görüşmek üzeree :)

Buna da bakın

Sağlıklı Pişirme Yöntemleri ile Besin Değerinin Korunması

Sağlıklı Pişirme Yöntemleri ile Besin Değerinin Korunması

Küreselleşme, direkt ya da dolaylı olarak toplumların beslenme alışkanlıklarına etki eder. Kentleşme, sektörleşme ve kadınların …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir