Pazartesi , Aralık 10 2018
Başlangıç / Beslenme & Psikoloji / Gece Yeme Sendromu Nedir? Tedavisi Var mıdır?

Gece Yeme Sendromu Nedir? Tedavisi Var mıdır?

gece yeme sendromu nedir?

Yeme Bozukluğu Nedir?

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanıma göre beslenme, insanın büyüme, gelişme sağlıklı ve üretken olarak yaşamı devam ettirebilmesi için gerekli olan besin öğelerini yeterli miktarlarda alıp vücudunda kullanmasıdır. Bu besin öğelerin herhangi biri alınmadığında,yetersiz ya da gereğinden çok alındığında, büyüme ve gelişmenin engellendiği ve beden sağlığının bozulduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Bu durum yeme bozukluğu tanımı olarak karşımıza çıkmaktadır.Yeme bozuklukları oluşmaya başladığında kişide kaygı,beden görüntüsü ve kilo kontrolünde aşırı duyarlılık ve endişe gözlemlenmektedir.Öyle ki; yeme bozukluğuna sahip kişilerde açlık duygusu normal bir fizyolojik olay olmaktan çıkmış yeni anlamlar (doğaya meydan okuma,ilgi odağı olma vb.) kazanmaya başlamıştır.

GECE YEME SENDROMU

    2013 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği’nin yayınladığı DSM-5 kriterlerinde Yeme Bozuklukları son olarak 4 grup içinde tanımlanmıştır.Bunlar ;Anoreksiya Nervoza (Manken Hastalığı),Bulimiya Nervoza,Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ve son olarak ‘Sınıflandırılamayan Yeme Bozuklukları’dır.Bugünkü yazı konumuz olan Gece Yeme Sendromu Sınıflandırılamayan Yeme Bozuklukları kategorisinde yer almaktadır.

    Gece yeme sendromu ilk kez 1955 yılında Stunkard ve arkadaşları tarafından DSM-4 te yeme bozukluğu olarak tanımlanmıştır.

    Sabah iştahsızlık(sabah anoreksiyası) durumu akşam ise aşırı iştahlı olup tıkınırcasına yemek yeme ya da kendini durduramama gibi özelliklere sahip olan hiperfaji ile uykusuzluk çekme durumlarıyla açıklanan bir bozukluktur.

    Gece Yeme Sendromuna sahip olan kişiler, günlük yemeklerin% 25-50’sini akşam yemeği ve ertesi gün kahvaltısı arasında yemek istemektedir.1990’larda artan obezite probleminin başlangıcı ile birlikte, NES araştırmacılar için ilginç bir nokta haline gelmiştir.1999 yılında Birketvedt ve arkadaşları tarafından tanısı tekrar ele alınan gece yeme sendromu, yemek yemeye uyanmak ve  akşam yemeğinden sonra günlük enerji alımının% 50’sinden fazla olma durumudur.

Birkedvedt Ve Arkadaşlarının 2010 Yılında Oluşturduğu Tanı Kriterleri

A.Aşağıda belirtilenlerin birisi ya da her ikisi şeklinde ortaya çıkan, günlük yeme düzeninde akşamları ve/veya geceleri belirgin artış olduğunun gösterilmesi

A.1. Gıda alımının en az %25’inin akşam yemeğinden sonra olması

A.2. Haftada en az iki gece uykudan uyanarak yeme olması

B. Akşam ve gece yeme episodlarının farkında olunması ve hatırlanıyor olunması

C.Aşağıdaki bulguların en az 3 tanesinin kliniğe eşlik etmesi

C.1. Sabahları yeme isteğinde azalma olması ve/veya haftada 4 ya da daha fazla kahvaltı yapılmayan gün olması.

C.2. Akşam yemeği ile uyku başlangıcı arasında ve/veya geceleri güçlü yeme isteği varlığı

C.3. Haftada en az 4 ya da daha fazla uykuya başlama ve/veya uykuyu sürdürme insomniyası olması

C.4. Uykuya başlamak ya da geri dönebilmek için yeme gerekliliği inancının varlığı

C.5. Duygudurumun sıklıkla depresif olması ve veya akşamları kötüleşmesi

D. Bozukluğun belirgin sıkıntı ve/veya işlevsellikte azalmaya yol açması

E.Yeme düzenindeki bozukluğun en az 3 aydır olması

F.Bu bozukluğun herhangi bir madde kötüye kullanımı ya da bağımlılığı, tıbbi hastalık, ilaç kullanımı veya diğer psikiyatrik hastalıklara ikincil olarak gelişmiş olmaması

GECE YEME SENDROMU VE OBEZİTE İLİŞKİSİ

    Bu konu ile ilgili kesinleşmiş bir bilimsel sonuç elimizde bulunmamakla birlikte,yapılan bazı araştırmalar gece yeme sendromu ile obezite arasında pozitif bir ilişki olduğunu vurgularken diğer taraf bu ilişki ile ilgili net bir sonuç olmadığı vurgulanmaktadır.

    Pozitif ilişki olduğunu savunan tarafa göre; Gece yeme sendromuna sahip kişiler ,günlük öğünlerinin yarıdan fazlasını gece saatlerinde aldıkları için hareket durumu kısıtlı olmaktadır. Gece saatlerinde alınan yüksek kaloriye sahip yiyecekler  ve hareketsiz zaman diliminin kilo artışına sebep olduğu bu yüzden obez insanlar da gece yeme sendromu görülme olasılığının daha yüksek olduğu düşünülmektedir.

    Diğer taraftan yapılan çalışmaların populasyonunda obez olmayan kişiler de obez olanlar kadar görüldüğü ve anlamlı bir ilişki olup olmadığını kesinleştirmek  için daha fazla çalışmaya gerek olduğu savunulmaktadır.

GECE YEME SENDROMU TEDAVİSİ

    Yakın süreçte yeme bozukluğu olarak kabul edilen gece yeme sendromunun tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar ve yürütülen çalışmalar asgari düzeydedir. Bu çalışmalardan elde edilen raporlara göre farmakolojik tedavisi,bilişsel davranış terapisi, serotonin geri alım inhibitörleri,gevşeme eğitimi ve ışık tedavisinden yarar sağlandığı gözlemlenmiştir.

BESLENME ÖNERİLERİ

    Bu yeme bozukluğunda yeme davranışı gece geç  saatlerde görüldüğü için tercih edilen yiyeceklerin kalori miktarına oldukça dikkat edilmelidir.Çikolata,fast food gibi yüksek kalorili yiyecekler yerine kalori bakımından düşük fakat tokluk hissi uyandırıp uzun süre hissettirecek proteinli ürünler (örnek olarak süt grubu yiyecekleri) tercih edilmelidir.

    Güne mutlaka kahvaltı ile başlanmalı,öğün saatleri düzenlenmelidir.

    Öğün atlama yapılmamalı ve kan şekerini dengelemek adına ara öğünler yapılmalıdır.Böylece hormon seviyelerimiz normal seviye de ilerleyecek ve dalgalanmalar yaşanmayacaktır.

    Gece uyku düzeninizi etkileyen faktörlerin farkına varıp(kafein miktarı,stres) bunları asgari seviyeye indirgemeye çalışılmalıdır.Stresle başa çıkma yönteminizi gözden geçirin.Gün içerisinde alınan önlemler gece stres kaynaklı yeme ataklarınızın önüne geçecektir.

 

Kaynakça:

– Zincir, S.B. (2014). Neuroendocrine and Molecular Interactions in Eating Disorders. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 6(4), 389-400.

– Birketvedt, G., Florholmen, J. et al. (1999). Behavioral And Neuroendocrine Characteristics Of The Night-Eating Syndrome. . Jama, 282, 657-663.

– Küçükgöncü, S. (2011). Gece Yeme Sendromunun Depresyon Ve Anksiyete Bozuklukları ile İlişkisi. Tıpta Uzmanlık Tezi. Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi.

– Colles, S.L., Dixon, J.B., et al. (2007). Night Eating Syndrome and Nocturnal Snacking: Association with Obesity, Binge Eating and Psychological Distress. Int J Obes (Lond), 31, 1722-17

– Cleator, J., Abbott, J., et al. (2012). Night Eating Syndrome: Implications for Severe Obesity. Nutr Diabetes, 2, 1-10.

-Calugi, S.,  Grave, R., et al.( 2009).  Night Eating Syndrome in Class 2-3 Obesity: Metabolic and Psychopathological Features. Int J Obes, 33, 899–904.

-Yeh, S. and Brown, R. (2014). Disordered Eating Partly Mediates The Relationship Between Poor Sleep Quality and High Body Mass Index. Eat Behav, 15, 291–297.

– Orhan, F.O. and Tuncer, D. (2009). Gece Yeme Bozuklukları. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1, 132-154.

-Türk, D.Y. (2016). Yetişkin obez kadınlarda gece yeme sendromu ile ağırlık denetimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı

– Fairburn, G., Copper, Z., et al. (2011). Eating Disorders, DSM–5 and Clinical Reality. The British Journal of Psychiatry, 198 (1) 8-10.

– Birketvedt, G., Florholmen, J. et al. (1999). Behavioral And Neuroendocrine Characteristics Of The Night-Eating Syndrome. . Jama, 282, 657-663.

Hakkında: Derya Baldırlı

Derya Baldırlı
1994 Lüleburgaz doğumluyum ve Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Haziran 2018 tarihinde mezun oldum. Biz diyetisyenlerin bilinenin aksine sadece kilo verme ile ilgili bir meslek grubu olmadığımızı bunun aksine insan sağlığının korunmasında ne kadar önemli bir paya sahip olduğumuzu ve diyetisyenlerin mesleğine olan aşkını insanlara daha iyi tanıtmak adına sitede yer alıyorum. Yazılarımızı takip eden herkese faydalı bilgiler edinip,hayatında da uygulayabildiği keyifli okumalar dilerim 🙂 Unutmayın; Diyeti Diyetisyen Yazar!

Buna da bakın

Wilson Hastalığı Nedir ?

Wilson Hastalığı Nedir ?

    Wilson hastalığı bakır metabolizmasının nadir rastlanan otozomal resesif bir hastalığıdır.Hastalığın karaciğer,serebral korteks, serebellum, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir