Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Yaşlanma Sürecinde Beslenme Nasıl Olmalı?

Yaşlanma Sürecinde Beslenme Nasıl Olmalı?

Yaşlanma Sürecinde Beslenme Nasıl Olmalı?

       Yaşlanma, beslenme gereksinimlerini değiştiren ve beslenme durumunu etkileyen sayısız fiziksel ve fizyolojik değişiklikler meydana getirmektedir. Beslenme ile ilgili faktörlerin de yaşlanma sürecinde önemli yeri vardır. Enerji ve belirli bazı besin ögesi gereksinimleri; metabolizmanın yavaşlaması, enerji harcamasının azalması ve davranış biçimi değişikliklerinin sonucu olarak değişir.

        Yaşlılık fizyolojisinde beslenmenin rolü, değişen enerji gereksiniminden çok daha fazladır. Oksidasyon hücre yaşlanmasının önemli sebebidir ve buna bağlı olarak diyet ile alınan prooksidanlar ve antioksidanlar yaşlılık sürecini ve hızını etkileyebileceğini gösteren çalışmalar vardır.

 

  •     Enerji gereksinimi; genellikle artan yaş ile birlikte fiziksel aktivitenin azalması ve yağsız doku kütlesindeki kayıp nedeniyle azalır. Hayvan çalışmaları, yeterli mikro besin ögesi alımı ile beraber enerji alımının azaltılmasının yaşam süresini arttırdığını, yaşla ilgili fonksiyonel gerileme ve hastalıklara karşı korunmayı arttırdığını göstermiştir buna bağlı olarak insanlarda da aynı etki beklense de doğrulayıcı bir kanıt henüz yoktur. Fakat diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser için risk faktörlerini azaltabileceğine dair bazı kanıtlar vardır ama enerji kısıtlaması uygun şekilde yapılmazsa sarkopeni, osteoporoz ve immün yetmezlikler gibi sağlığa zarar verebilecek durumlar ortaya çıkabilir. 

  •     Protein metabolizması, yaş ile birlikte azalabileceği için yaşlı insanlarda kas kaybı ve malnütrisyonu önlemek için protein alımını arttırmaları gerekir. Çeşitli sebeplerle enerji alımı azaldığı için negatif azot dengesinden kaçınmak amacıyla protein ihtiyacı artar. Hareketsizlik ve azalan kas kütlesi negatif azot dengesi ile sonuçlanma eğilimindedir ve bu durumu telafi etmek için protein alımının arttırılması gerekir. Yeterli protein alımı, yağsız vücut kütlesini korumak, sarkopeni ve osteoporoz gibi kas-iskelet rahatsızlıklarını yavaşlatmak ve önlemek için önemlidir.

  •      Yağların sağlığa pek çok olumlu etkisi olmasına rağmen, yüksek enerji içermesi sebebiyle aşırı tüketimi sonucu obezite yol açabilir. Tekli (mufa) ve çoklu (pufa) doymamış yağ asitlerinin; kardiyovasküler hastalık risklerini azaltmak ve insülin duyarlılığını arttırmak gibi sağlığa yararlı etkileri varken trans yağ asitlerinin kardiyovasküler sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu gösterilmiştir. Son yıllarda omega-3 pufaların oksidatif stres ve inflamasyonu azaltarak beyin sağlığını koruyucu etkileri gösterilmiştir. 

  •      Omega-3 yağ asitlerinin bağışıklık fonksiyonu, kemik ve kas sağlığı da dahil olmak üzere normal yaşlanmada sağlığı geliştirici etkileri olduğu söylenmiştir.

  •         Karbonhidratların bu süreç üzerindeki etkileri ile alakalı bilgiler kısıtlıdır ve yaşlılar için özel bir öneri yoktur. EFSA tarafından enerjinin karbonhidratlardan gelen kısmın %45-60 aralığında olmasını önerilmektedir ve DSÖ de basit şekerden gelen enerjinin toplam enerjinin %10 u kadar olması gerektiğini söylemektedir. Meyve, sebze, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, yulaf, tahıllarla alınan posanın sağlığı koruyucu ve tedavi etkisi olduğu bilinmekte ve yaşlılar için günlük 25 gr posa alımı tavsiye edilmektedir. 

  •       Çay yapraklarında bulunan kateşinlerin güçlü antioksidan etkileri olduğu gösterilmiştir. En fazla yeşil çayda bulunan kateşinlerin KVH, kanser gibi pek çok hastalığı önlediği ve ağırlık kaybını desteklediği bazı çalışmalarda kanıtlanmıştır. Siyah çayın LDL kolestrolü ve kan basıncını düşürmede, yeşil çayın da total kolestrol, LDL kolestrol ve kan basıncını düşürmede etkisi olduğu belirtilmiştir.

  •       Yapılan hayvan çalışmalarında resveratrolün insan yaşam süresini uzatabildiği, açlık glikozunu düşürdüğü, insülin duyarlılığını arttırdığı, karaciğer hasarını önlediği ve performansı arttırdığı gösterilmiştir.

  •        Koenzim Q10 tüm vücut doku ve organlarında, en çok kalpte bulunan; hücrelerin temel işlevleri, büyümesi ve canlılığı için gereken vitamin benzeri endojen bileşiktir.  Lipid, DNA ve proteinlere kotidatif hasarı önleyen bir antioksidandır. Kalpte daha fazla bulnduğundan kardiyovasküler hastalıklarda, sinirler ve nöronlar üzerinde etkisi olduğundan diyabette, nörodejeneratif hastalıklarda, migrende ve kanserlerde etkili rol oynayabilir.

  •         Bağırsak florası veya mikroflora bağırsak sağlığının sürdürülebilmesi için çok önemlidir. Mikrobiyatada meydana gelen değişiklikler inflamasyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kolorektal kanserler ve yaşlılarda görülen frajilite gibi bazı metabolik bozukluklarla ilişkilidir. Bu yüzden; yaşlı bireylerde mikrobiyal denge ve kompozisyonun geliştirilmesi, inflamasyon ve metabolik hastalıklar için riskleri azaltmaya yardımcı olabilir.

  •     Yaşlı insanlar sıvı kaybına ve dehidrasyon rsiskine daha yatkındır. Bu durumun düzeltilmesi kişinin kendini daha iyi hissetmesini ve hayat konforunu arttırır; aynı zamanda yeterli miktarda su tüketimi, kronik hastalıkları önlemek ve enfeksiyonlarla savaşmak için en önemli desteklerden biridir. Günlük su tüketimi Dünya Sağlık Örgütü tarafından 30ml/gün olarak önerilmekte ve en az tüketimin 1.5 L/gün olması gerektiği söylenmektedir.

  •        Diyetle mikro besin ögesi alımlarının özellikle yaşla ilgili artan risk faktörleri için çok önemli olduğu biliniyor. Akdeniz diyetinin tip2 DM; kardiyovasküler hastalıklar, bazı nörodejeneratif hastalıklar ve diyetle ilgili bazı kanser türlerinin oluşma riskini azaltma gibi sağlık yararları olduğu ileri sürülmektedir.

 

     Sonuç olarak yaşlı nüfus günden güne artmaktadır. Yaşlılarda doğru beslenmeyi sağlayarak, doğal besin kaynaklarından elde edilen temel vitamini mineral ve biyoaktif bileşenlerin alımını yüksek seviyelere çıkarmak iyi bir yoldur. Günümüze kadar elde edilen çalışmaların da desteklediği kanıtlar Akdeniz diyetinin sağlığı destelemek, yaşam süresini uzatmak ve yaşla alakalı çeşitli hastalıkların riskini azaltmak için en bütüncül yaklaşım olduğunu göstermektedir.

 

 

Kaynakça:

The Role of Nutrition in Active and Healty aging.European Comission, JRC Science and Policy Reports 2014.

Türkiye Beslenme Rehberi 2015, TC Sağlık Bakanlığı.

Leslie W., Hankey C. Aging nutritional status and healt.

Nieuwenhuizen WF, Weenen H, Rigby P, Hetherington MM. Older adults and patientsin need of nutritional support.

EFSA panel of Dietetic Products Nutrition and Allergies.

Evans JR, LAwrenson JG. Antioxidant vitamin and mineral supplements for slowing the proggession of age-related macular degeneration.

Hatcock JN, Shao A. Risk assesment for coenzyme Q10.

Knoops KB, de Groot LM, Kromhout D et al. Mediterranean dieti lifestyle factors, and 10-year mortality in elderly European men and women.

Hakkında: Özge Doğu

Buna da bakın

Anne sütünü arttıran besinler nelerdir?

Anne Sütünü Arttıran (Galaktogog) Besinler Nelerdir?

      Anne sütü bebeklerin beslenmesinde en önemli besin kaynağıdır ve anne sütünün yaygınlaştırılması …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir