Başlangıç / Hastalıklar / Ağız ve Diş Hastalıklarında Beslenme

Ağız ve Diş Hastalıklarında Beslenme

 

Bugün birçok hastalığın ağız ve diş sağlığıyla ilişkili olduğu rapor edilmiştir. Vücudumuzun sağlığı hem ağız ve diş sağlığının yeterli düzeyde bulunması hem de yeterli ve dengeli beslenmeyle mümkündür. Hastalıkların tedavi edilmesi, sağlığın korunması ve iyileştirilmesinde beslenme büyük bir öneme sahiptir. Aynı zamanda kişinin yeterli beslenmesi için sağlıklı bir ağız yapısına ve dişlere ihtiyacı vardır.  Ağız ve diş hastalıklarında en çok rastlanan problemlerin başında diş çürümeleri ve diş eti problemleri görülmektedir. 

Diş Çürümeleri

Diş çürüğü yönünden besinler antikaryojenik, karyojenik ve kariostatik şeklinde gruplandırılmaktadır.

Kariostatik besinler, diş çürümesine etkisi bulunmamaktadır. Tükürüğün pH’ını 5.5’in altına düşmesine sebep olmaz aksine tükürük salımını uyararak diş çürümelerini azaltmaktadır. Aynı zamanda mikroorganizmalar bu besinleri metabolize etmezler. Deniz ürünleri, yumurta, tavuk eti ve kırımız et gibi protein bakımından zengin besinler, çiğ sebze, elma gibi yüksek posa içeren ve polifenol içerikli besinler ve yağlar kariostatik besinlere örnek gösterilebilir.

Karyojenik etki besinin grubu, yavaş çözünmesi, başka bir besinle beraber tüketilmesi ve tüketim sıklığına göre değişkenlik gösterir. Karyojenik besinler mikroorganizmalar tarafından organik asitler oluşturur. Oluşan bu organik asitler  tükürüğün pH’ını 5.5’in altına düşmesine sebep olur. Diş çürümelerinde uyarıcı etki gösterirler. Kurutulmuş ve konserve edilmiş meyveler, meyve suları, nişastalı besinler, bal, pekmez ve şeker ilave edilmiş içecekler karyojenik etki gösterir.

Antikaryojenik etki gösteren besinler fosfor, kalsiyum ve kazein içermektedir. Bu sebeple peynir en iyi antikaryojenik besindir. Aynı zamanda peynir ağız ortamının pH’ını arttırarak dişlerin çürümesini önlemektedir.

Besinler

Çürük Yapma Oranı

Besinler

Çürük Yapma Oranı

Portakal suyu*

43.5

Fındık

10.3

Şeker

38.4

Ahududu reçeli

10

Sütlü çikolata

34.1

Beyaz ekmek

9.2

Hurma

32.7

Kuru üzüm ekmeği

9

%10 sükroz

32.3

Tost

9

Kuru üzüm

30.9

Mısır nişastası

3.3

Dekstroz

30.6

Havuç

2.1

Lokum

30.1

Kızarmış patates

1.6

Kola

29.6

Buğday tanesi

1.3

Diş çıkarma bisküvisi

29

Buğday ekmeği

1.2

Nane şekeri

24.7

Ispanak

0.6

Üzüm

24.1

Soda krakeri

0.3

Çikolatalı sandviç

23.8

Kuru kayısı

0

Çavdar ekmeği

21.7

Lahana

0

Muz

21

Limon

0

Vanilyalı bisküvi

19.7

Yer fıstığı

0

Elma

19.4

Patlamış mısır

0

Ballı kraker

19.2

Portakal*

0

Çikolatalı kraker

18

Salata

0

Bebek bisküvisi

18

Mısır tanesi

0

Karamel

16

Süt

0

Şekerli sakız

14

Sorbitol

0

 

*Portakal taze meyve olarak tüketildiğinde diş çürüğü oluşturmaz fakat portakal suyu şeklinde tüketilmesi çürüğe sebep olmaktadır.

Diş Eti Hastalıkları

Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucunda meydana gelen vitamin ve mineral eksiklikleri diş eti iltihabı, diş kaybı ve çene kemiğinin erimesine sebep olabilir. Ağız ve diş sağlığını korumak için makro ve mikro besin ögelerinden yeterli miktarda alınması gerekmektedir. 

Makro ve Mikro Besin Ögeleri

Ağız ve Diş Üzerine Etkileri

Protein

Yetersiz alımında ağız yaralarında iyileşmenin gecikmesine ve tükürüğün bakteri üremesine engel olan içeriğinin bozulmasına neden olur.

A vitamini

Dişlerin gelişmesi ve sağlığı için elzem bir vitamindir.

D ve K vitaminleri, Kalsiyum

Yetersizliğinde çene kemiğinin konsantrasyonunda yetersizlik meydana gelir. Aynı zamanda dişin sabitlenme gücünde azalma oluşur.

E ve C vitaminleri, Omega 3 yağ asitleri

Yetersizliğinde ağız içi dokuda anti-inflamatuvar yanıtta gecikme meydana gelir.

Fosfor

Ağızda meydana gelen asitliği durdurarak dişte çürük oluşumunu önler.

Fluorid

Yeterli alımında diş çürümelerini önlemektedir.

 

Diş Erozyonu

Diş erozyonu meyve suları, alkolsüz içecekler ve sirke gibi asitli içeceklerin tüketimi sonucunda diş dokusunda kayıp meydana gelmesidir. Mide asidi ağıza gelerek dişlerde aşındırmaya neden olduğu için reflü ve benzeri hastalıklara sahip bireyler risk grubundadır.

Ağız Kanseri

Ağız –boğaz kanserleri bütün kanserler içerisinde 6. sıradadır. Ölüm oranı açısından ise 8. sırada yer almaktadır. Diyette yüksek miktarda doymamış yağ asidi, lif, nişasta ve vitamin (zeytin yağı, meyve ve sebzeler, tahıl gibi) bulunması ağız-boğaz kanserini koruduğu rapor edilmiştir. Yüksek miktarda hayvansal ürünler tüketmek ağız kanseri riskini arttırmaktadır.

Ağız ve Diş Sağlığı için Beslenme Önerileri

  • Her gün ana ve ara öğünlerden sonra dişler fırçalanmalıdır.
  • Şeker ilave edilmiş içecekler ve besinler, kurabiye, kek vb. yiyecekler karyojenik etkilerinden dolayı sık sık tüketilmemelidir. Aynı zamanda bu besinler ağızda uzun süre tutulmamalıdır.
  • Kuru üzüm, karamel gibi dişe yapışan besinler tek başına yenmemelidir.
  • Öğünler arasında mutlaka en az 2 saat aralık olmalıdır.
  • Kırmızı et, kuru baklagiller, peynir, yumurta ve balık gibi protein açısından zengin besinler tüketilmelidir.
  • Tam tahıllı ürünler, taze sebze ve meyveler yeterli düzeyde diyette yer almalıdır.
  • Dişlerden kaynaklı hastalıklarda (tükürük bezinde taş ya da iltihap bulunması, ağız-boğaz kanserleri, ağızda yara oluşumu) az posalı ve gerekli durumlarda posasız ve sulu besinler tercih edilmelidir.
  • Aşırı sıcak ve soğuk besinler tüketilmemelidir.
  • Sigara içilmemelidir.
  • Çiğneme zorluğu çeken kişiler pipet gibi araçların yardımıyla beslenmelidir.

KAYNAKÇA

[1] Aran İ, Diş-Ağız Sağlığı ve Beslenme, Beslenme ve Diyet Dergisi, Ankara, 1978; 7(1):78-85.

[2] Aksoydan E, Baysal I, Ağız Hastalıklarında Beslenme, Ankara, 2016.

[3] Akbulut G, Diş Çürüklerinin Önlenmesinde Beslenmenin Rolü, (yasamicingida.com).

[4] Köksal E, Ağız Diş Sağlığında Beslenmenin Önemi, Halk Sağlığı Günleri: III. Ulusal Okul Sağlığı Sempozyumu Özet Kitabı, Ankara, 2014.

[5] Aydın M, Mısırlıgil A, Ağız Mikrobiyolojisi, MN Nobel Kitapevi, Ankara, 2012.

[6] Çetin AR, Karabekiroğlu S, Ünlü N, Probiyotikler ve Ağız Sağlığına Etkileri, Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, 2011; 3(1):19-29.

[7] Touger-Decker R, Mobley C, Position of the Academy of Nutrition and Dietetics: Oral healty and nutrition, Journal of the Academy of Nutrition and Dietetics, 2013;113(5):693-701.

[8] Baysal A, Beslenme, Hatiboğlu Kitapevi, Ankara, 2015.

[9] Baysal A ve ark., Diyet El Kitabı, Hatiboğlu Kitapevi, Ankara, 2018.

[10] Şanlıer N ve ark., Vakalarla Öğreniyorum: Yetişkin Hastalıklarında Tıbbi Beslenme Tedavisi-1, Hedef CS Kitapevi, Ankara, 2020.

[11] Yıldırım B, Şengüven B, Barış E, Gültekin SE, Potansiyel malign bozukluklar ve ağız kanseri şüphesi bulunan lezyonlara yaklaşım ve diş hekimlerinin erken tanıdaki rolü, ADO Klinik Bilimler Dergisi, 2011;5(2):881-886.

[12] Johnson NW, Jayasekara P, Amarasinghe AA, Squamous cell carcinoma and precursor lesions of the oral cavity: epidemiology and aetiology, Periodontol 2000, 2011;57:19-37.

[13] Meurman JH, Infectious and dietary risk factors of oral cancer, Oral Oncology, 2010;46(6):411-413.

[14] Edefonti V, Bravi F, Vecchia CL, Randi G, Ferraroni M, Garavello W, Franceschi S, Talamini R, Boffetta P, Decarli A, Nutrient based dietary patterns and the risk of oral and pharyngeal cancer, Oral Oncology, 2010;46(5):343-348.

[15] Bosetti C, Gallus S, Trichopoulou A, Talamini R, Franceschi S, Negri E, Vecchia CL, Influence of the Mediterranean diet on the risk of cancers of the upper aerodigestive tract, Cancer Epidemiol Biomarkers Prev, 2003;12(10):1091-1094.

[16] Turgut MD, Dental Erozyon, Halk Sağlığı Günleri: III. Ulusal Okul Sağlığı Sempozyumu Özet Kitabı, Ankara, 2014.

Hakkında: Şeblen Karaçorlu

Şeblen Karaçorlu
Herkese merhaba, ben diyetisyen Şeblen Karaçorlu. 2020 yılında Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. Amacım kulaktan dolma bilgilerin hızla yayıldığı çağımızda sizlere yaptığım araştırmalar ve aldığım eğitimler doğrultusunda hazırlayacağım doğru ve faydalı bilgileri sizlerle paylaşmak. Keyifli okumalar dilerim. Ayrıca sorularınızı ve görüşlerinizi iletmek isterseniz instagram hesabımdan bana ulaşabilirsiniz.

Buna da bakın

Romatoid Artrit ve Beslenme İle İlişkisi

Romatoid artrit (RA), eklem tutulumu ve sistemik özelliklerle karakterize, kronik otoimmün ve inflamatuar bir hastalıktır. Romatoid artrit ile beslenme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Genel anlamda obezite, yüksek şeker tüketimi, alkol alımı, omega3 asitlerinin ve lif tüketiminin azlığı romatoid artrit için risk oluşturmaktadır.

8 yorumlar

  1. Avatar
    Abdülkadir karaçorlu

    Şeblen karaçorlu başarınızın devamını dilerim diyer yazılarınızı heyecanla bekliyorum

  2. Avatar
    Zeynep Yeşilmen

    Verdiğiniz faydalı ve bu güzel bilgiler için teşekkür ederim Şeblen Hanım. Yazacağınız yazıları merak ile bekliyor olacağım. 🙂

  3. Avatar

    Akademik bir çalışma olmuş. Teşekkürler

  4. Avatar

    Yaptığınız doğru bilgilendirmeler için teşekkür ederiz bildiğimiz o kadar çok yanlış yer etmiş bilgiler var ki makalenizi okuyunca anlamış olduk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir