Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / AKALAZYA VE BESLENME TEDAVİSİ

AKALAZYA VE BESLENME TEDAVİSİ

Akalazya ve Beslenme Tedavisi

    Akalazyanın kelime anlamı gevşeme güçlüğüdür. Hastalık 1674’de ilk kez Thomas Willis tarafından tanımlanmış olmakla birlikte, akalazya terimi ilk olarak 1937’de Lendrum tarafından kullanılmıştır.

    Akalazya, yemek borusunda hareket bozukluğu olarak tanımlanan bir otonom sinir sistemi hastalığıdır. Yemek borusu ile midenin birleştiği kısımda bulunan kapakçığın (alt özofagus sfinkteri) yutma sırasında gevşeyememesine bağlı olarak meydana gelir. Bu nedenle yiyeceklerin yemek borusundan mideye geçişi aksar ve kişiye rahatsızlık verir.

Akalazya Hastalığının Görülme Sıklığı Nedir?

    Akalazya nadir görülen bir hastalık çeşididir. Siyah ırkta görülme oranı çok düşüktür. Cinsiyet ve yaş açısından bakıldığında ise her yaş grubunda görülebilen akalazya her iki cinste eşit oranda ve en sık 25-60 yaş arası bireylerde görülmektedir. Akalazya prevalansı ABD’de 1/100.000, Avrupa’da ise 7.1/100.000’dir.

Akalazya’nın Belirtileri Nelerdir?

    Yutma güçlüğü akalazyanın en sık ve belirgin belirtisidir. Bunun dışında yiyecek ve içeceklerin ağıza geri gelmesi, göğüs ağrısı ve kilo kaybı akalazyanın belirtileri arasındadır.

    Yutma güçlüğü: Akalazyanın en erken görülen semptomudur. Kişi katı ve sıvı gıdaları yutamamaya başlar. Yutma güçlüğü başlarda hafif iken hastalık ilerledikçe sıklığı artar

    Yiyecek ve içeceklerin ağza geri gelmesi: Yemek borusunda fazla yemek biriktiğinde meydana gelen bir durumdur. Bu durum yatar pozisyonda, uyku sırasında ve yemeklerden sonra daha sık meydana gelmektedir.

    Göğüs ağrısı: Akalazya hastalarının yakşalık 2/3’ünde görülen bir durumdur. Göğsün orta ve arka kısmında bir ağrı meydana gelir. Reflü ağrısı ile karıştırılan bir durumdur.

    Kilo kaybı: Hastalığın erken döneminde genellikle yemeden korkmaya bağlı olarak gelişen bir durumdur. Hastaya doğru beslenme tedavisi uygulanırsa bu durum ortadan kalkar.

Akalazyanın Tanısı Nasıl Konur?

    Akalazyanın tanısı konurken çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır. Akciğer grafisi, baryumlu görüntüleme ya da endoskopi bu yöntemler arasındadır.

Akalazyanın Tedavisi Nasıldır?

    Akalazyanın diğer sindirim sistemi hastalıklarına benzer semptomları olduğundan yanlış teşhis ve tedavi konusunda doktorun dikkatli olması gerekir. Akalazya tedavisi alt özofagus sfinkterini rahatlatmaya yöneliktir. İlaç tedavisi, Botulinium toksin enjeksiyonu, balon dilatasyonu, cerrahi tedavi ve besleme tedavisi uygulanan yöntemler arasındadır.

Akalazyada Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

    Akalazyada beslenme tedavisi uygulanırken kişinin beslenme öyküsü ayrıntılı bir şekilde alınmalıdır. Besinler hastaların şikayetlerine göre dikkatle seçilmelidir. Akalazya için genel beslenme önerileri şu şekildedir;

– Yumuşak ya da az posalı besinler tercih edilir.

– Öğün sayıları arttırılır. Yemekler az az ve sık sık verilir (6-8 öğün).

– Her yemekten sonra bir miktar su tüketilmelidir.

– Besinler iyice çiğnenerek tüketilmelidir.

– Kızarmış, acı, baharatlı yiyecekler, koyu çay ve kahve, gazlı içecekler sorun oluşturabileceği için diyetten çıkarılır.

 

 

Kaynakça:

Baysal, Ayşe .Diyet El Kitabı. Ankara: Hatiboğlu Yayınevi,2014.

Özkan, Orhan Veli. “Akalazya.”Türkiye Klinikleri General Surgery Special Topics 5(3) (2012): 62-70.

Dağlı, Ülkü, “Özofagusun Motor Hastalıkları.” Güncel Gastroenteroloji. (2002): 21-27.

Gürkan, Fuat. ” Süt Çocuğunda Tekrarlayan Akciğer Enfeksiyonunun Nadir Bir Nedeni: Akalazya.” Genel Tıp Dergisi 17(1) (2007): 47-49.

Müftüoğlu, Selen. “Akalazyada Beslenme.” Güncel Gastroenteroloji 20(3) (2016):201-203.

Hakkında: Melda Erdogan

Melda Erdoğan
1995 İstanbul doğumluyum. 2018 yılında İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesinden mezun oldum. Şimdi ise özel bir yemek firmasında diyetisyen olarak görev yapmaktayım. Hastalıklarda beslenme, anne-çocuk beslenmesi ve toplu beslenme ilgi alanlarım arasında. Beslenme konusunda gerçek diyetisyenlerin daha fazla aktif olması taraftarıyım. Özellikle beslenme ile ilgili bilgi kirliliğinin olduğu bu dönemlerde yazılarımla herkese faydalı olmayı amaçlıyorum ve her zaman sağlıklı beslenmenin bir yaşam tarzı olması gerektiğinin inancındayım. Herkese keyifli okumalar dilerim 🙂

Buna da bakın

Yüksek Proteinli Diyetler

Yüksek Proteinli Diyetlerin Vücuttaki Etkileri Nelerdir?

    Diyette proteinlerin varlığı; vücut proteinlerinin sentezlenmesi, sinyallerin iletimi, glisemik düzen, doygunluk, hormon uyarımı; …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir