Başlangıç / Genel / Anne Sütü Hormonlarının Obezite Üzerine Etkisi Nedir?

Anne Sütü Hormonlarının Obezite Üzerine Etkisi Nedir?

Anne Sütünün Obezite İle İlişkisi Nedir?

Çocukluk çağı obezitesi, sıklığı giderek artmakta olan küresel bir sorundur. Anne sütünün içinde bulunan hormonlar; bebeklerin beslenme alışkanlıklarını, büyüme ve iştah denetimini kısa ve uzun dönemde etkileyebilmektedir. Günümüzde obezitenin, karmaşık ve çok faktörlü bir hastalık olduğu bilinmektedir.

Çocukluk çağı obezitesine karşı korucuyu olduğu düşünülen en büyük faktör anne sütüdür.

Yapılan araştırmalarda anne sütünün sağlık, beslenme, immünoloji, gelişim ve psikoloji üzerine faydaları olduğu bulunmuştur.
Anne sütünün obezite üzerine koruyuculuğu birçok faktörle ilişkilendirilmektedir. Anne sütü alan ve almayan bebekler karşılaştırıldığında, anne sütü alan bebeklerde çocukluk çağında kilolu olma sıklığında %15 azalma olduğu bulunmuştur.

Yapılan araştırmalarda, formulayla beslenen bebeklerin anne sütüyle beslenen bebeklere göre büyüme hızlarının farklı olduğu bulunmuştur. Anne sütüyle beslenen bebeklerin daha yavaş bir büyüme(hızlı kilo almama durumu) eğrisine sahip olduğu belirlenmiştir.

Anne sütünün sağlıkla ilgili olumlu etkileri, yetişkinlik dönemine kadar uzanmaktadır. Armstrong ve ark. 3 yaşındaki çocuklardan oluşan büyük bir kohort çalışmasında; emzirmenin çocukluk çağındaki obezite riskinde azalma ile ilişkili olduğunu öne sürmüştür

Yapılan büyük bir kohort çalışmasında, emzirme süresinin, 9 yaşındaki obezite riskinde azalma ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Özellikle, 13-25 hafta arası bir süre emzirilen bebeklerde %38; 26 haftadan uzun sure emzirilen bebeklerde ise obezite riskinde %51 azalma olduğu bulunmuştur.

Bebekler yaşamın erken döneminde, süt alımını öz düzenleme becerisine sahiptir. Emziren anneler, bebeklerin süt alımını öz düzenleme becerisine sahip oldukları için aşırı beslenmeyi teşvik etmek yerine bebeklerin doyma ipuçlarına dikkat eder. Emzirilen bebeklerin süt alımı kontrolünü daha iyi öğrendiği ve geliştirdiği, buna karşın biberonla beslenmenin ise bu beceri üzerine olumsuz etki gösterdiği bulunmuştur. Formulalar sabit içeriklere sahip oldukları için bebeklerin öz düzenleme becerisinde yetersizliğe ve fazla beslenmelerine neden olabilir.

Anne sütü ve formülanın bileşimindeki farklılıklar nedeniyle sonraki dönemlerde bebeğin ağırlık durumu farklılıklar gösterebilmektedir. Bu ilişkideki anahtar rol protein içeriğinden kaynaklanmaktadır. Yüksek protein içeriğine sahip olan formulalar ile beslenen bebekler daha hızlı büyümekte, bu durum yağ rebaundunun daha erken yaşlarda olmasına neden olur. Bunun sonucunda da ilerleyen yıllarda obezite görülme riski artmış olur.

Anne sütü hormonları, endokrin organlar da dâhil olmak üzere çeşitli dokuların aktivitelerini geçici olarak düzenlemektedir. Kolostrumda hormonların ve büyüme faktörlerinin en yüksek konsantrasyonda bulunduğu gösterilmiştir.

Anne sütündeki adipokinler (leptin, adiponektin ve resistin) ve ghrelin, obestatin gibi diğer hormonlar besin alımı ve enerji dengesinin düzenlenmesiyle ilişkilidir. Bu yüzden de emzirmenin obeziteye karşı koruyucu bir faktör olduğu belirlenmiştir.

Adipokinlerin Metabolizma Üzerine Etkisi Nedir?

Leptin

Anne sütüyle beslenen bebeklerde, formulayla beslenen bebeklere göre leptin düzeyleri daha yüksektir. Leptin hormonunun üretimi bebeğin durumuna göre ve gereksinmesine göre düzenlenir. Anne sütü alan bebeklerdeki serum leptin seviyeleri, bebeğin büyüme parametreleri olan ağırlık ve BKİ değeri arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda annenin BKİ değeri ile de pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır.

Adiponektin

Anne sütünde adiponektin miktarı, diğer majör adipokinlerinden 40 kat daha fazladır. Woo ve arkadaşları, anne sütündeki adiponektinin emzirme döneminden sonra da bebeklerin büyümesini etkileyebileceğini öne sürmüştür. Bebeklerde yaşamın ilk yılında daha yavaş ağırlık kazanımı, yaşamın ikinci yılında ise hızlanan ağırlık kazanımı ve büyüme eğrisini yakalamada anne sütündeki yüksek adiponektine maruz kalmanın etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden anne sütündeki yüksek adiponektinin, çocukluk çağı obezitesinin gelişmesine karşı koruyucu bir role sahip olabileceği düşünülmektedir.

Resistin

Resistin bebeklerde iştah düzenleme ve metabolik gelişimle ilişkili olan bir anne sütü hormonudur. Bu nedenle Savino ve ark. resistinin bebeğin büyümesinin kontrolünde ve adipogenez sürecini regüle ederek vücut ağırlığının kontrolünde rolü olabileceğini ileri sürmüşlerdir.

Ghrelin

Ghrelin hem term hem de prematüre anne sütünde bulunan bir hormondur.
Anne sütünde bulunan ghrelin, bebeklerde süt alımını, beslenme davranışını, yaşamın erken döneminde bebeklerin büyümesini kontrol edebilir.
Bebeklerin serum ghrelin seviyelerinin, yaşamın ilk yılında yaş ve antropometrik parametrelerle pozitif yönde, en az 4 ay anne sütüyle beslenen bebeklerde ise ağırlık kazanımı ile negatif yönde ilişki gösterdiği bulunmuştur.
Bebeklerde ghrelinin ağırlık üzerine düzenleyici etkisinin olabileceği düşünülmektedir.

Obestatin

Anne sütünde bulunan obestatinin 2 rolü olduğu düşünülmektedir. Bunlar;

1) Emzirmenin başlangıç döneminde aşırı beslenme ile ilişkili olduğu ve
2) Yeni doğanın iştahını baskılayarak süt alımı için sindirim sisteminin hazırlanmasında rolü olabileceği düşünülmektedir.

Sonuç Olarak

Sonuç olarak, anne sütüyle erken dönemde beslenme, metabolik gelişimi ve büyümenin düzenlenmesini hem kısa hem uzun vadede etkileyebilir. Anne sütü içerisinde enerji dengesinin düzenlenmesinde rol oynayan hormonları içerir. Bu hormonlar yenidoğan döneminden başlayarak yetişkinlik dönemine kadar enerji dengesi düzenlemesinin programlanmasını etkileyebilir.
Bazı araştırmalar, anne sütüyle beslenmenin obezite riskine karşı korumada anne sütü alım miktarı ve süresine bağlı olarak, ileriki dönemde aşırı kilolu olma riskinde azalma ile desteklemektedir. Ancak bu konuyla ilgili daha çok çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.

KAYNAKÇA

Turkiye Klinikleri J Nutr Diet-Special Topics 2017;3(2)- Anne Sütü Hormonları ve Obezite İlişkisi.
Ogden CL, Carroll MD, Kit BK, Flegal KM. Prevalence of childhood and adult obesity in the United States, 2011-2012. JAMA 2014;311:806-14.

Hakkında: Esin Bağdatlı

Avatar
Herkese selamm :) Ben Esin, 31.03.1998 Konak/İzmir doğumluyum.Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olmuş taze bir diyetisyenim. Bölümümle ilgili araştırmalar yapıp yeni bilgiler öğrenmeyi, kendimi geliştirmeyi, mutfakta vakit geçirmeyi, yeni (sağlıklı) tarifler geliştirmeyi(yapmayı) ve kitap okumayı çok severim. Elimden geldiğince bölümümle ve sağlıkla ilgili güncel bilgileri takip edip araştırmalar yapmayı seviyorum. Bilgi paylaştıkça çoğalır ve ben yaptığım araştırmalarda öğrendiğim bilgileri sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım. Hep birlikte bilimin ışığında ilerleyerek çok güzel ve güncel bilgiler öğreneceğimize eminim. SAĞLIKLA KALIN..!

Buna da bakın

Tiroid Hastalıklarında Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Tiroid Bezi Nedir? Tiroid Hormonlarının Metabolizma Üzerine Etkisi Nasıldır? Tiroid bezi, T3, T4 dediğimiz tiroid …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir