Başlangıç / Genel / Brezilya Yemek Kültürü Nasıldır?

Brezilya Yemek Kültürü Nasıldır?

brezilya yemek kültürü

    Brezilyada ulusal bir mutfak kültüründen bahsetmek çok mümkün değildir. Farklı etnik grupların etkilerinden dolayı daha çok bölgesel mutfaklardan oluşur. Güney bölgesinde Japon, İtalyan ve kızılderili kültürü hakimken kuzey bölgelerinde Afrika ve Portekiz kültürü görülmektedir.

    Brezilya mutfağındaki Afrika esintisini kökeni, keşif sonrası özellikle 17-19.yüzyıllar arasında kıtaya getirilen ve sayısı on milyonu bulan Afrikalı kölelerden kaynaklanmaktadır. (1) Bununla birlikte, 18.yüzyılda Brezilya’ya göç eden Portekizli sayısının, 1700 yılında Brezilya’da bulunan nüfus kadar, yani yaklaşık olarak üç yüz bin kadar olduğu bilinmektedir.(2)

    Bu etkileşimin günümüz Brezilya mutfağına etkisini ifade edebilmek için Portekizlerin zeytinyağı ve sarımsağının, Afrikalıların baharatlarının kullanıldığı yemekler örnek olarak gösterilebilir. Tüm bu kültür sentezinin yanı sıra ülke mutfağının genelindeki temel besinler pirinç, fasülye, manyoka unu ve güneşte kurutulmuş et vardır.

    Pişirme tekniği olarak genellikle haşlama, buharda pişirme, sote, fırında pişirme, tencerede pişirme ve kaynatma kullanılır.

    Cumartesi günleri sindirimi oldukça zor olan feijoadayı yemeyi gelenek haline getirmişlerdir . Feijoada salçalı domuz eti, sığır eti ve barbunda fasülyesinden yapılır. Yanında lahana ve garnitür ile servis edilir. Üzerine fasülye, limon, biber, manyoka unu ve portakaldan hazırlanmış bir sos dökülür.

    Kıyı bölgelerinde kızarmış balık, kalamar ve ahtapot tüketilirken ülkenin genelinde deniz ürünleri olarak yengeç, ıstakoz ve karides kullanılır.

    Hayvancılık ise kıyı şeridinden uzakta iç bölgelerde yer almaktadır. Avrupa etkisinin görülmediği tek yer iguana ve kaplumbağa tüketilen bu iç kısımlardır. Bu yemek kültürü oldukça eskilere dayanmaktadır.

    Brezilya mutfağındaki tatlılarda ise Avusturya ve Portekiz etkisi görülür.

    Ülkenin yerel içkisi olarak bilinen cachaca, ham maddesi şeker kamışı olan, otsu aromalı bir içkidir. Bunun yanı sıra günün her anı sıklıkla “cafezinho” adı verilen bardaklarda kahve tüketilir.

Gamze Cengiz

Kaynakça:

  1. Özkaya Fügen, Sarıcan Batuhan, The Culturel Interaction Journey of
    Latin American Cuisine, 2014.
  2. Eduardo galeano, Latin Amerikanın kesik damarları. çev Atilla Tokatlı ve Rıza Hakmen. İstanbul çitlenbik yayınları 2006,79.

Hakkında: besinler

besinler
Amacımız sizlere beslenme ile alakalı en doğru ve en güncel bilgileri aktarmak. Bu yolda emek veren tüm yazarlarımıza sizler adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizleri sosyal medyada takip etmeyi unutmayın.

Buna da bakın

PROPOLİS

Gıdanın duyusal özelliklerinin iyileştirilmesi, faydalılığının arttırılması amacıyla katkılandırılması ya da yararlı özelliklerinin arttırılması, fizyolojik özelliklerinin iyileştirilmesi gibi amaçlarla üretilen ürünlere ilk kez 1984 yılında Japonya’da “fonksiyonel gıda” adı verilmiştir. Bal, arı sütü, polen, propolis gibi arı ürünleri, insanlığın ilk çağlarından beri beslenme, sağlığın korunması ve hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle birçok arı ürünü hem fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmekte hem de son yıllarda ön plana çıkan apiterapinin temelini oluşturmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında yayınlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları” yönetmeliğinde apiterapi alanında sekonder immün yetmezliklerinde immün destekleyici olarak değerlendirilen propolisin yapılan çalışmalarda antibakteriyel, antifungal, antiviral, antitümoral ve antioksidan aktivite gibi biyolojik özellikleri belirlenmiştir. Propolis bal arıları tarafından bitkilerin yaprak, gövde, tomurcuk gibi farklı kısımlarından toplanan salgıların enzimler ve bal mumu gibi maddeler ile birleştirilmesi sonucunda ürettikleri reçinemsi maddedir. Propolisin kimyasal bileşimi oldukça karmaşıktır. Dünyadaki farklı propolis örneklerinde polifenoller (flavonoidler, fenolik asitler ve bunların esterleri), terpenoidler, steroidler ve amino asitler gibi 600'den fazla bileşen tanımlanmıştır. Bununla birlikte, çalışmalar propolisin biyolojik ve farmakolojik özelliklerini yüksek flavonoid içeriğine bağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir