Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Kanser ve Beslenme

Kanser ve Beslenme

KANSER

    Kanser günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Tanı yöntemleri ve tedavideki yenilikler, sağlık kuruluşlarından yararlanma olanaklarının artması, diğer hastalıkların tedavisindeki gelişmeler ve buna bağlı ortalama yaşam süresinin uzaması gibi çeşitli nedenlerle kanserin önemi günümüzde giderek daha da artmakta, her yıl daha çok sayıda kanserli hastaya tanı konabilmektedir.

    Vücudu oluşturan hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular bir araya gelerek organları oluşturmaktadır. Organ ve dokular oluşurken hücreler belirli bir düzen içinde, belirli iş bölümleri yaparak bir araya gelirler. Organizmanın temel birimi olan bu hücreler belirli bir hızda ve kontrol altında çoğalırlar. Öte yandan yaşlanan hücrelerde belirli bir hızda yıkılmaktadırlar.

    GLOBOCAN 2012 verilerine göre 2012 yılında dünyada toplam 14,1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş ve 8,2 milyon kansere bağlı ölüm olmuştur. 2008 yılında bu rakamlar, sırasıyla, 12,7 ve 7,6 milyondu.

    Dünyada en çok tanı konulan kanserler; akciğer (%13,0), meme (%11,9) ve kolon (%9,7) iken kanserden ölümlerin en çok akciğer (%19,4), karaciğer (%9,1) ve mide kanseri nedeniyle (%8,8) gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu şekilde kanser artış hızının devam etmesi durumunda, dünya nüfusunun artışına ve nüfustaki yaşlanmaya bağlı olarak 2025 yılında toplam 19,3 milyon yeni kanser vakası olacağı tahmin edilmektedir. Gerek kanser vakalarının (%56,8) gerekse de kanserden kaynaklanan ölümlerin (%64,9) yarısından fazlasının az gelişmiş ülkelerde olduğu gösterilmiştir.

    Kanserin belirtileri çok çeşitlidir. Öncelikle hastalığın bulunduğu organa ve vücuttaki yayılım derecesine göre değişiklikler gösterir. Örneğin kalın barsak kanserlerinde dışkılara alışkanlıklarında değişiklikler olup kabızlık, ağrı, kanama gibi belirtiler çıkarken, idrar yolları kanserlerinde idrar yapmada güçlük, ağrı, idrardan kan gelmesi, akciğer kanserinde göğüs ağrısı, kanlı balgam, öksürük gibi belirtiler olabilir. Ayrıca aynı hastalık kişiden kişiye değişiklikler de gösterebilir.

    Malnütrisyon kanserli hastalardaki en yaygın sekonder tanılardan birisidir. Tüm kanser hastalarının %40-80’inin değişen derecelerde yaşadığı malnütrisyon aynı zamanda majör bir morbidite ve mortalite nedenidir. Malnütrisyon yetersiz besin alımı, emilim bozulması veya metabolizma artışı sonucunda hücrelere yetersiz besin desteği sağlanması olarak tanımlanmaktadır.

    Birçok psikososyal faktörün, kanser hastalarının beslenmesi üzerine etkili olduğu bilinmektedir. Kanser hastalarında gözlenen depresyon iştah kaybına ve halsizliğe neden olur. Endişe ve korku gibi psikolojik problemler oral alımı azaltır. Kanser tedavisi sonucu hastada zayıflık, halsizlik, iştah kaybı ve yemek yemeye karşı isteksizlik görülür. Kanser hastalarındaki fizyolojik ve psiko-sosyal faktörler metabolik ihtiyacı artırarak ve günlük gıda alımını azaltarak beslenmeyi etkiler.

    Obezite kanseri artıran bir etmendir. Zararsız olduğu, kolesterol içermediği söylenen yağlı gıdaların (zeytinyağı veya kuru yemiş de dahil olmak üzere) çok miktarda alınmasının obeziteye yol açabileceği unutulmamalıdır. Fazla kalori alınması ve obezite endometriyum, pankreas, safra yolları, kolon, renal hücreli kanser ve postmenopozal meme kanseri riskini artırmaktadır.

    Şeker ve tuz fazla miktarda tüketiminden kaçınılması gereken iki temel gıdadır. Fazla miktarda şeker tüketimi obeziteye neden olarak ve insülin seviyesinde artışa yol açarak indirekt olarak kanser riskini artırmaktadır. Fazla miktarda tuz tüketimi ise özellikle mide kanseri riskini artırmaktadır.

    Kanser tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapidir. Birçok durumda hastalığın cinsi ve yaygınlığına göre bu yöntemler birlikte kullanılırlar.

 

 

 

Kaynakça:

Esra SAATÇI Aile Hekimliği AD, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adana

Birol L (Ed. Akdemir N). Onkoloji Hemşireliği, İç Hastalıkları El Kitabı, Vehbi Koç Vakfı Yayınları, 1998, No: 9: 74-78

Karadakovan A. İlerlemiş Kanser Olgularında Beslenme Sorununun Çözümü, Ege Üniv. Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 1990, 6:1.

Hakkında: Damla Taşkın

Avatar

Buna da bakın

ÇOÇUKLARDA METABOLİK SENDROM NEDİR? ÖNLEME VE BESLENME TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?

ÇOÇUKLARDA METABOLİK SENDROM NEDİR? ÖNLEME VE BESLENME TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?

    Metabolik sendrom genetik ve çevresel etkenlere bağlı olarak birkaç hastalığın birbiri ile bağlantılı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir