Başlangıç / Beslenme Tavsiyeleri / Slow Food ve Beslenme

Slow Food ve Beslenme

slow food

    Slow Food hareketi, kar amacı gütmeyen, fast food ve hızlı yaşam tarzına, yerel geleneklerin yok oluşuna ve insanların ne yediklerine, yedikleri yemeğin nereden geldiğine, tadının nasıl olduğuna ve yaptıkları yemek tercihlerinin dünyanın kalanını nasıl etkilediğine dair ilgilerinin azalmasına karşı İtalya’da Carlo Petrini tarafından 1989 yılında kurulmuş bir harekettir.

    Slow Food dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de 20 adet convivium adı verilen yerel şubelere sahiptir. Türkiye’deki conviviumlar; Kars, İzmir, Adapazarı, Ankara, Aydın, Rize, Çanakkale, Gaziantep, Kastamonu, Muğla,Samsun ve İstanbul’da oluşturulmuştur. Büyük şehirlerde birden fazla convivium bulunmaktadır.

    Slow Food, “iyi, temiz, adil gıda” felsefesi ile ortaya çıkmış, çevreyi, hayvan varlığını ve üreticilerin gelir düzeyini önemsemiştir. Sürdürülebilirlik ve sosyal adalet konusunda farkındalığı ve bilinç düzeyini artırmayı amaçlayan Slow Food’un, geleneksel gıdaları koruma altına almayı, biyolojik çeşitliliği korumayı, yemek eğitimi ve yerel ekonomiyi desteklemeyi amaç edindiği görülmektedir.

    Slow Food yaklaşımı birbiriyle ilişkili 3 prensiple tanımlanabilen gıda kalitesi kavramına dayanmaktadır: iyi temiz ve adil.

    -İyi: Yerel kültürün bir parçası olan ve duyuları tatmin eden taze kokulu mevsimsel diyet

    -Temiz: Çevreyi, hayvanları ve insan sağlığını tehlikeye atmayan gıda üretimi ve tüketimi.

    -Adil: Tüketiciler için ulaşılabilir fiyatlar ve üreticiler için adil şartlar ve ücretler.

Slow Food Hareketinin İlkeleri:

Sağlıklı beslenmek,

Doğaya saygı göstermek,

Ne yediğini bilmek,

Yerel gıdalara, yerel üreticilere, yerel tarım yöntemlerine ve yerel lezzetlere önem vermek

Biyoçeşitliliğin korunması için çaba sarf etmektir.

    ‘Slow Food Hareketine göre sağlıklı ve doğal olan yiyecekler yaşam kalitesinin temel göstergelerinden biridir ve uzun vadede hastalıklardan koruduğu bilinen bir gerçektir.’

Avantajları:

İleriye dönük sağlıklı beslenme,

Yerel ürünler, yerel üreticiler ve satıcıların kazanması,

Sürdürülebilir yaşam,

Biyoçeşitliliğin yok olmaması için yapılan çalışmalar

Dezavantajları:

Organik ürünlerdeki emeğin fazla olmasından dolayı pahalı olması

Daha fazla tarım alanına ihtiyaç duyulması

Depolama süresi problemi

Organik olmayan ürünlerle aynı yerde taşınması ve tarım ilacı vb. bulaşması

    Slow Food akımının sembolü ‘Salyangoz ’dur. Salyangozun sürekli, yavaş yemesi, geçtiği her yerde izini bırakması, hayatı boyunca o hızından beklenmeyecek şekilde fazla mesafe kat etmesinden dolayı sembol olmuştur.

    Slow Food yalnızca tıka basa yemek yemeyi değil, yediği yemekten tat almayı ve yemekle sosyalleşmeyi ilke edinmiş bir akımdır. Yavaş yemek yemenin metabolizma üzerindeki etkileri de bilinen gerçekler arasındadır.

Yavaş yemek yemek:

Yemekten daha fazla zevk almamızı sağlar.

Sindirimi artırır.

Tükürük daha çok salgılanarak içerisindeki enzimler sindirime yardımcı olur.

Besinlerin emilimini artırır.

Hızlı yemek ya da iyi çiğnemeden yemek şişkinlik ve gaza sebep olur. Yavaş ve fazla çiğnemek sindirimi kolaylaştırır.

Yavaş yemek beynin, sonra da mide ve bağırsakların sindirim işlemini erken başlatmasını uyarır.

    Slow Food Hareketinin aksi olan çağımızda gittikçe artan ve alışkanlık haline gelen Fast Food hareketi ise hızlı, kolay ulaşılabilir ve ev yemeklerine ucuz bir alternatif olarak ulaşılan yemeklerdir. Türk halk sağlığı kurumuna göre döner, pizza, pide, lahmacun, soğuk, sandviçler, hamburger çeşitleri, kızarmış patates ve parça tavuk gibi yiyecekler fast food gıdalara örnektir.

ZARARLARI

Yüksek kalori içeriğine sahip

Bağımlılık yapıyor

Kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor

Kanser yapıcı

Bağırsak sistemi yetersizliğine yol açıyor

Uzun vadede çevre kirliliğine sebep oluyor

AVANTAJLARI

Kolay ulaşılabilir

Ürün yelpazesi geniş

Ucuz

Sayısız iş koluna sahip ve rekabetçi bir endüstri

 

 

Kaynakça:

Sağır, Gülhan. “From Tradition to Globalization Slow Food and Cittaslow Movements.” The Journal of Social Science, 2017.

Yıkmış, Seydi. Kübra Sağlam ve Harun Aksu. “Sağlıklı Beslenmede Slow Food Akımı.” Beslenme, Gıda Bilimi ve Teknolojisi. İstanbul, 2015.

Nakilcioğlu Taş, Emine, Semih Ötmeş. “’Slow-Food’ Manifestosu ve Dünya Üzerindeki Yansımaları.” Gıda Mühendisliği Bölümü, Ege Üniversitesi, İzmir.

Kok, Frans J. , Cees de Graaf. “Slow Food, Fast Food and The Control of Food Intake”. Nature Reviews Endocrinology 6, 290-293, 2010.

 

 

 

 

 

Hakkında: Derya Doğan

Avatar
Merhabalar. 1998 İzmir doğumluyum. Liseyi birincilikle bitirdikten sonra hayalini kurduğum bölümü Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde kazandım ve şu an 2. sınıf öğrencisiyim. Amacım öğrendiğim güncel bilgileri sizlerle paylaşmak ve yanlış bilgi kirliliklerinin fazla olduğu bu dönemde bilimsel bilgilere ulaşmanızı sağlamak .Umarım bu yolda sizlere faydalı bilgiler sunabilirim. Sağlıkla kalın :)

Buna da bakın

Vejetaryen Beslenmenin Hastalıklar Üzerine Etkisi

Vejetaryen Beslenmenin Hastalıklar Üzerine Etkisi

   Vejetaryen beslenme nedir ?     Vejetaryen beslenme,genel anlamda hayvansal ürünlerin tüketilmediği bir beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir